Ölmüşüz ağlayanımız yok!

Karaköprü de, her yeri “beton yığını Bahçelievler” olma yolunda hızla ilerliyor. 30 yıldır sosyal donatı alanı olarak bekletilen demir yolunun imara açılmasından sonra şimdi de yıllardır hastane arsası olarak bekletilen 103 dönümlük alan konut alanına dönüştürüldü. Büyükşehir Belediyesi mahkemeye başvurdu ancak hem vekillerin hem de kamuoyunun desteği şart. Aksi halde Karaköprü son kalesini de kaybedecek ve artık kocaman bir otel gibi kent merkezine gidilmeden ilçede yaşamak mümkün olmayacak.

17 / 02 / 2017 11:54

Mustafa ARISÜT/ÖZEL HABER-İPEKYOL

Karaköprü, yeni bir ilçe olmasına rağmen yıllardır izlenen yanlış ketleşme sonucu uzaktan bakınca adeta beton yığınına dönüştü. Eskiden yeşiller içerisinde bir ilçe olmasına ve bu nedenle adına türküler yakılmasına rağmen şimdi yeşile hasret bir ilçe haline geldi. İlçenin tek büyük sıkıntısı yeşil alan ve park değil elbette. İlçe, beldeykenden bu yana bulunan her boşluğa binalar yerleştirile yerleştirile sosyal donatı alanı kalmadı. Bu nedenle binalar yapıldıkça nüfus artıyor, nüfus artıkça da sosyal donatıya olan ihtiyaç büyüyor. İlçede okul, hastane, cami, karakol, pazaryeri, park, meydan, otopark, terminal, mezbaha, hal, kreş, yeşil alan ve teknik alt yapı gibi sosyal donatı alanına cansuyu gibi ihtiyaç var ancak şimdiden bunlara yer kalmadı.  Son zamanlarda ilçeye yapılan en büyük kötülük, 30 yıldan fazla tren yolu olarak muhafaza edilen alanın 2012 yılında imara açılmasıydı. Bu alanda binlerce konut yapılarak ilçedeki sosyal donatı alanının daha da büyümesine sebep olunmuştu. Şimdi gelen kötü haber ise, hepsine rahmet okutturacak cinsten. İlçenin en güzel bölgesi olan Güzelşehir’de bulunan ve uzun yıllardır hastane yeri olarak bekletilen 103 dönümlük arsa konut alanı oldu.

İLÇEDE BİRÇOK RESMİ KURUM YOK

Karaköprü’nün Güzelşehir bölgesinde, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) ait olan ve hastane yeri olarak bekletilen 103 dönüm arsa yaklaşık 4 ay önce Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan konut yapılmak üzere Maliye’den alındı. İddiaya göre, Özelleştirme İdaresi, 103 dönümlük alanı Başbakanlık Toplu Konut İdaresine (TOKİ) devrederek bu alanı tamamen beton kitlelerinden oluşan konut alanına çevirecek. Oysa bölgede konuta değil sosyal donatı alanlarına ihtiyaç var. Zira ilçe bu haliyle otel bölgesi konumunda. Çünkü ilçede bulunan yüz bini aşkın insan, ihtiyaçlarının büyük bölümünü kent merkezine giderek karşılamak zorunda kalıyor. İlçede Hal Pazarı, mezbaha, karakol ve birçok resmi kurum bulunmuyor. Devlet hastanesi, okul, kreş, cami, pazaryeri, park, otopark, yeşil alan ve çocuk alanları ise çok yetersiz. Hal böyle olunca sürekli kent merkezine gidiş geliş oluyor ve dolayısıyla ilçe ile kent merkezi arasında trafik yoğunluğu da artıyor.

BELEDİYELER DE BU DURUMDAN RAHATSIZ

Büyükşehir Belediyesi 103 dönümlük hastane yerinin konut alanına dönüştürülmesine itiraz etti. Yasal süreç başladı. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi’nin, ilçede zaten konut yoğunluğunun fazla ve en büyük ihtiyacın sosyal donatıya olduğunu fark etmesi bekleniyor. Aksi Büyükşehir Belediyesi hakkını mahkeme yoluyla aramaya devam edecek. Karaköprü Belediyesi de bu durumdan rahatsız ancak henüz bir yasal girişimde bulunmuş değil. Şimdi sıra kamuoyunun sesi olan STK’larda. STK’ların kamuoyu oluşturup seslerini Ankara’ya duyurmaları gerekiyor.