Urfa'da Paralelci Bir Polis 'Şantajla' Üniversiteye Geçti


16 / 07 / 2017 13:10

Harran Üniversitesinden bir öğretim görevlisi Amerika’da konferanstan konferansa koşup IŞİD’le bağlantısı olduğunu iddia ettiği Türkiye aleyhinde konuşmalar yapıyor. Asıl skandal ise paralel yapıyla bağlantılı olduğu iddia edilen bu kişinin şantajla girdiği üniversiteden maaş almaya devam ediyor olması.

Ahmet Sait Yayla Gülen Hareketi’nin en önemli ağabeylerinden birisi. Hakkında pek fazla bir şey bilinmiyor. İnternet ortamında da bulmak pek mümkün değil. Amerika’daki Kuzey Teksas Üniversitesi’nden Emre Uslu ile birlikte Türkiye’ye geldi. Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü’nde Terörle Mücadele Müdürlüğüne geçti. Cemaatin organizasyonlarına sadece katılmakla yetinmeyip Türkçe Olimpiyatları gibi organizasyonlarda polislere sandalye bile taşıttı. Korkunç tehlikeli birisi olduğu, istediği insana komplo kurup cezaevine göndermesinden belliydi. Bunu en iyi bilenler ise PKK veya Radikal İslamcı bir örgüt mensubu olduğu gerekçesiyle cezaevine gönderdiği insanlardır. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan, Yayla’nın komplosu sonucu cezaevinde yatanlardan birisidir. Bunu Ayhan da çok iyi biliyor ancak partisinin zaman zaman cemaatle yollarının kesişmesinden dolayı pek anlatamıyor. Adliyedeki tüm yargı mensuplarını da ayarlamıştı Yayla.

İstediği kişiyi cezaevine gönderirken, yargı mensupları bir örgüt bulamadığı zaman sanık sandalyesindeki kişiye “daha sonra bir örgüt bulup seni onun mensubu yaparız” diyordu. Mehmet Likoğlu gibi Emniyet Müdürleri ve bazı müdür yardımcıları resmiyette onun amiri görünse de cemaat içerisinde Yayla onların abisiydi. Bu nedenle müdür veya müdür yardımcıları da Yayla’nın emrindeydi. Canını yaktığı, zulmüne maruz kalan hem cezaevinde hem dışarıda yüzlerce insan var. Hala bir gün dönüp gelebilir diye kimse ağzını açamıyor.

LİDERİNİN TALİMATIYLA EMNİYETE DÖNDÜ

Paralel Yapı” kapsamında Emniyet içerisinde yapılan ilk görev değişikliklerinde Terörle Mücadele Müdürlüğünden alınıp Asayiş Şube Müdürlüğüne verildi. Bu durum çok zoruna gitti. Kendi açısında haklıydı da. Çünkü yüzlerce AK Parti karşıtı insanı örgüt yaftası yapıştırıp cezaevine koymuştu. Bunu kendisine reva görmüyordu. Günlerce Emniyet’e uğramadı. Daha sonra Fethullah Gülen’in bir konuşması yayınlandı. Görev değişikliği yapılan polislerin sabırlı davranması ve verildikleri görevlerde güzel işler yapmaya devam etmeleri gerektiği yönünde tavsiyeleri bulunuyordu. Yayla, bu kez Asayişte ses getiren operasyonlar yapmaya başladı. 500 polisle birlikte Sancaktar Mahallesine sabah erken saatlerde baskınlar yapıp, araması veya ifadesi alınması gereken 2-3 şahıs yakaladıktan sonra bu operasyon büyük bir başarı gibi kamuoyuna sunuluyordu.

ŞANTAJ YAPARAK ÜNİVERSİTEYE GEÇTİ

Derken hükümetin cemaatle mmücadele dozu artınca Asayiş’ten de alınıp, Sosyal Hizmetler Şube Müdürlüğü’ne atandı. Burada hiç sesi-soluğu çıkmadı. Bir süre sonra buradan da alınacağını biliyordu. Bu nedenle Terörle Mücadele’deyken Harran Üniversitesi’ndeki bir yetkilinin sakladığı suç dosyasını çıkarıp şantaj aracı olarak kullanarak sosyoloji bölümünde profesör kadrosu açmasını istedi. Üniversite yetkilisi çaresiz kabul etti. Ancak hesapta olmayan bir aksilik çıktı. Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın görevden aldığı korumalardan birisi Şanlıurfa’’da görev yapıyordu ve bu geçişten haberi olunca o da üniversite yetkilisini tehdit etti. Yetkili bir taraftan alınması için Yayla’nın bir taraftan da onu almaması için Ankara’dan gelen polisin tehdidi arasında sıkışıp kaldı. Durumu Yayla’ya anlattı. Komplo ve şantajların adamı buna da çare buldu. Üniversite yetkilisinden açtığı kadroyu iptal etmesini istedi. Daha sonra Şanlıurfa Adliyesi’ne başvurup, üniversitede kadro açıldığını ancak başvurduktan sonra iptal edildiğini belirtti.  Yargıdaki cemaatin ayağından yararlanan Yayla, mahkeme kararıyla üniversiteye profesör olarak gelip sosyoloji bölümünün başına geçti. Yayla’yı aldığı için tepkiyle karşılaşan üniversite yetkilisinin savunması hazırdı: Cemaatçi olduğunu fark eder etmez kadroyu iptal ettim ama mahkeme kararıyla geldi.”

YAKALANACAĞINI ANLAYINCA AMERİKA’YA GİTTİ

Emniyet’teki görevinden açığa alınıp Urfa’dan gittiğini duyanlar, paralel yapıya yönelik düzenlenen operasyonlar sonucu yakalanıp adliyeye getirilenlere destek vermek amacıyla gösteri düzenleyenlerin arasında Yayla’yı görünce şaşırıp kaldı. Çünkü Yayla, artık Amerika’daki gibi Urfa’da da bir öğretim görevlisiydi. Hükümetle, Cemaat arasındaki savaş giderek kızışıyor, Cemaate yönelik operasyonlar ve görevden almalar giderek artıyordu. Cemaat mensuplarının ilk başta sandığı gibi kısa süreceğe benzemiyordu. Yakalanıp cezaevine gönderilecekler arasında kendisinin de olacağı tüyosunu alan Yayla, Amerika’’ya gitti.

HEM TÜRKİYE ALEYHİNDE ÇALIŞIYOR HEM MAAŞ ALMAYA DEVAM EDİYOR

Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri, Ahmet Sait Yayla’nın ne kadar tehlikeli birisi olduğunu Amerika’’da Türkiye’nin aleyhine düzenlenen konferanslarda konuşma yapınca anladı. Yayla, bir yandan üniversiteden maaş almaya devam ediyor bir yandan da Türkiye’nin, Irak Şam İslam Devleti’ni (IŞİD) destekleyen bir ülke olduğunu anlatıyordu. Uluslararası arenada ülkenin sıkıntı yaşaması için IŞİD’le ilişkilendirilmeye çalışıldığını fark eden Dışişleri Bakanlığı, bu konferansta konuşma yapanlardan birisinin Cemaat mensubu Yayla olduğunu tespit etti.  Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile birlikte Yayla’nın izini süren Bakanlık, Yayla’nın hala Harran Üniversitesinde öğretim üyesi olduğunu ve maaş almaya devam ettiğini belirledi.

MUTLU DÖNEMİNDE GÖREVE BAŞLADI

Ahmet Sait Yayla, Amerika’’da bir sağlık kuruluşundan sağlık raporu almış, bunu Harran Üniversitesi’nde de onaylatarak üç ay Türkiye’ye gelmeden maaş almaya devam etmişti. MİT ve Dışişleri Bakanlığı, böyle bir paralel yapı elemanının nasıl olur da üniversitede istihdam edildiğini sorduğu üniversite yetkilileri, Yayla’nın Eski Rektör İbrahim Halil Mutlu döneminde göreve başladığını ve nasıl birisi olduğunu bilmedikleri yönünde kendilerini savundu. 

YAYLA: 5 BİN TÜRK SURİYE’DE SAVAŞIYOR

26 Şubat’ta Washington’daki Johns Hopkins Üniversitesinde düzenlenen Cihat İçin Toplama: IŞİD’in Büyüsü” adlı panele Harran Üniversitesi’nden Profesör Doktor Ahmet Said Yayla, Georgetown Üniversitesi’nden Doçent Anne Speckhard ile Ortadoğu Enstitüsü’nden Charles Lister konuşmacı olarak katıldı.

Voice of America’nın (Amerika’nın Sesi) haberine göre, Yayla, panelde yaptığı konuşmada 5 bin Türk’’ün Suriye’de farklı gruplarda savaştığını söyledi. Yayla, IŞİD’’in militan toplamak için önce eski El Kaideciler’e, sonra da ideallerini anlatabileceği kişilere ulaştığını kaydetti. Yayla’’ya göre heyecan arayan kişiler de örgütteki militan sayısının artmasında önemli etken. Profesör Yayla, IŞİD’’in içinde 1200 Türk vatandaşı olduğunu, sınırın iki tarafındakilerin akraba ya da yakın arkadaş olduğunu, bu nedenle geçişlerde karşılıklı yardım söz konusu olduğunu vurguladı.

IŞİD için çalışan Türklerin internette çok aktif olduğunu, reklamlarını yaptıklarını belirten Yayla, “Gidenler orada evlendiriliyor, ev veriliyor, çok az sayıda kişi ideolojisi için IŞİD’e katılıyor, yüzde 77’si yakınlarının kendilerine ulaştığını, bu nedenle örgüte katıldıklarını belirtiyor” dedi.