Baskıyla bizden çimen balyası olur

23 / 05 / 2017

Bu kentte kimse bir etkinlik, bir girişimde bulunamayacak mı arkadaş?

Nedir bu çektiğimiz “eleştiri” adı altında yergiyi meslek edinen tiplerden…

Bir de bize ‘eleştiriyor’ derler.

Turizm sektöründe birkaç arkadaş dünya rekorlar kitabına girmek için bir organize oluşturmuş…

“Legeni al gel” demiş.400 çiğköfte yoğuran kadınlar rekorlar kitabına girmiş mi?

Girmiş!

Ulusal ve uluslararası basında yer almış mı?

Almış!

Derdin ne?

Urfa kaç kez rekorlar kitabında yer aldı?

Efendim “bu legen de neymiş; isot, bulgur biz bunlarla uğraşırken, millet uzaya gidiyormuş da, biz leğenle uğraşıyormuşuz!”

Ulan uzaya çıkıyordun da, leğen mi mani oldu!

Yok, senin anan çiğköfteyi altın tepside mi yoğuruyordu?

O çiğköfteyle, o isotla büyümedin mi?

Bilim tamam da…

Daha dün Urfalı bir bilim insanı Özgür Demirtaş söyleşiye geldi, tüm dünya tanıyor da bir biz tanımıyormuşuz.

Tanımadığıma çok hayıflandım…

Sen leğene bakmayıp Özgür Demirtaş’ı dinlemeye geldin mi?

Al sana bilim!

***

Tüm şehir ayağa kalkmış Ankara’da “Urfa tanıtım günleri” hazırlamış…

Evde pijamasını giyip maç izlemek, telefonda sosyal medyada dedikoduya takılmak, hafta sonu bağda kebap yelleyip, geğirerek ülkeyi kurtarmak varken…(SENİN GİBİ!!!)

Hepsinden önemlisi evde çoluk çocuğu bırakmış!

Görevlide olsa kentinin tanıtım gayretinde hamal gibi çalışmış.

Ağam organizede yer almamış ya! Hepsinden önemlisi organizeden bir rant elde etmemiş ya! Veya siyasi bakmışsa “al kalanı bul belanı…”

Ben varsam her şey tamam, ben yoksam her şey eksik!

Her şeyin içinde olacak HERPOĞOLOĞ!

“Gel bir yerinden tut” desen tel tel dökülecek!

En çok da bu tipler değil mi?

“Antep, Amasya, Mardin tanıtım günü yapıyor! Neden biz yapmıyoruz?”

diyen.

E’tanıtım da, organize de aksamalar, aksilikler olmadı mı?

Oldu tabi…

Biraz fazlaca “ben ben biye” tanıtımına dönüştü.

Biraz da Ankara’daki siyasi erkin önünde yuvarlanmaya dönüştü.

Ama tanıtım amacına da ulaştı.

Gidenler mahşeri kalabalıktan söz ediyor.

Ne istiyorsun be kardeşim!

Bugün Ankara’da yapılan hatalar yarın İstanbul’da, Antalya’da yapılmaz…

“Urfaspor bir alt lige düşerken bunlar tanıtıma gitmişmiş…”

Yahu Urfaspor'u bir mucize kurtarırdı o da gerçekleşmedi…

Takımı küme düşüren yine bu pres, bu eleştiri, bu sofra sülüklerinin baskısı değil mi?

-Efendim Cello! Yav senin Cello dediğin adam yüzde 63 oy verdiğin adam!!!

İki yıldır adam çekmiş gitmiş…

Tamam takımla ilgili oynanan kulüp basmalarda baş aktördü ama asıl emri kim veriyordu? Takımı kime teslim ettiler?

Urfalı İşadamı Şimşek’e teslim etmediler mi?

4 yıl içinde düzeltseydi…

Ne yaptı?

Fenev varyasyonu oluştu; Futbolcu al satma, menajerlerle paslaş ceza öde…

Urfaspor’u oğluna oyuncak gibi kullandır…

Sahi Urfaspor’un son 4 yılı iç denetçiler tarafından denetlendi.

Sonuç raporu neden kamuoyuyla paylaşılmıyor?

Sonra kim aldı Başkan Ekinci… Veya Bağıban…

Düzeltselerdi ya!

Urfaspor’un düşüşünde hepimizin ama hepimizin küçük de olsa payı var.

Efendim Antep Belediyeyi Fatma Şahin kurtarmışmış…

Fatma Şahin bu kadar şahindi de neden Gaziantepspor’u kurtaramadı?

Bu baskıyla; hiç kimse hiçbir konuda görev almayacak, riskli hiçbir etkinliğe bulaşmayacak.

Bu baskıyla; bu presle bizden çıksa çıksa çimen balyası çıkar.