“KİMSİN SEN! GİDERSEN GİT!” DEMEYECEĞİM.

29 / 06 / 2017

         Önceki Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ile ilgili yazdığım “Vali gidişi” ve “icraatlarından” şu satırlara cevap geldi.

         “Memleketimizde hiç mi OSB’yi düzenleyecek biri yoktu, taaa Eskişehir’den birini getirip başına oturttu? Sonra OSB’ye kaç kişi alındı, kaçı Urfalı?”

          OSB Müdürü Yunus Emre Aksu içerlenmiş, alınmış. Mustafa Arısüt aracılığıyla duygu dolu bir mesaj göndermiş…

  Bize düşen bu mesajı cevap hakkı olarak aynı sütunda paylaşmak…

         “Arkadaş bize Urfa’da yaşama şansı bırakmamış. Resmen şehrimizden defolsun demiş benim için. Hayırlısı olsun… (şahsıma hitaben diyor)

Ben Giresunluyum 21 sene Eskişehir’e hizmet ettim çok şükür güzel işler yaptık sonra hiç birini sırtımıza alıp Urfa’ya getirmedik. O güzel işler Eskişehir’de kaldı. Burada yaptıklarımızı da buradan gidince götürmeyeceğiz. Kaldı ki 1 tane bile Eskişehirli kalkıp da Giresunlu adamın Eskişehir’de ne işi var demedi…

Ben Urfa’yı çok sevdim, ev bile aldım buradan ama maalesef bu zihniyet çok kötü. 6 ayda OSB’de ne yaptığımız ortada. Bence bunlara bir bakmalı. Ben şu an Çanakkale’deyim, oğlum ne diyor biliyor musunuz? ‘Baba Urfa’ya dönelim artık burada çok sıkıldım’ diyor. 4,5 yaşında. Mustafa bey ben göreve geldiğimden bu yana 56 arsa tahsisini iptal ettim. Neden? Rant için verilmesin, üretim yapılsın diye. Urfa kazansın, ülke kazansın diye. O 56 tahsisi yapanlar Urfalıydı. Sabri bey haklı Eskişehir’den gelen adama ne gerek var! Urfa’da ben her gün tehdit edilsem de Urfa’da yaşamaktan memnundum. Sabri bey sağolsun fikrimizi değiştirdi… Urfa’yı, Urfalıdan daha fazla düşündüğüm için Sabri beyden özür diliyorum. İletirseniz sevinirim…”

          A’benim duygusal arkadaşım biz sizin icraatınızı yazmadık, küçüksemedik, sizi sorgulamadık!

         Meal olarak; sizin yaptığınız işi Urfa’da yapacak adam yok muydu? 

         Soru bu!

         2. soru da; Çalışma arkadaşlarınızı dışarıdan mı getirdiniz, getirdinizse kaç kişi aldınız, kaçı Urfa’dan alındı?

         İşsizliğin kol gezdiği bu şehirde bir yazan çizen olarak, soru sorma hakkını çok görme bize, hemen öyle derinden alınma…

  “Zihniyetimiz kötü” demişsin, değildir be arkadaş…

  Öyle olsa Urfa’yı çok sever miydin?

  Ev alır mıydın?

  Ha! Demişsin ki “tehdit ediyorlar” Bizi de tehdit ediyorlar...

  Tüm samimiyetimle söylüyorum, gücümüz orantısında kalemimizle yanınızdayız.

  Gideceksen git ama beni bahane etme! Gitmene neden, yazdığım iki satırlık yazıysa, kalman için buradan destan yazayım, şarkı sözü, şiir göndererek kalman için sesleneyim…

      “Gitme kal bu şehirde”

    Bu şehir benim mi? Kimin? Şehri seven herkesin...

      Öyle iki satıra pabuç bırakmak, pes etmek yok!

       Rantçının, arsa tahsisi üstüne yatan her kimse, birlikte yürüyeceğiz üzerine.
         Hani senin küçük oğlun var ya “Baba Urfa’ya dönelim” demiş, onun çeççilerinden (ellerinden) öperim…

        Çocuktan al haberi, sağduyuyu…

      Sana Ahmet Telli’nin çok sevdiğim şiirinden seçme satırlar göndererek başarılar diliyorum…                                 

                           Gidersen kim sular fesleğenleri 
                      Kuşlar nereye sığınır akşam olunca

                        Gidersen kar yağar avuçlarıma 
                 Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar

                 Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür 
                 Bir tufan olurum sustuğun her yerde…