SAVAŞ KESMEYEN SÖZLER

04 / 07 / 2018


*Hangi kanalı açsan siyaset. Hangi sohbet meclisine katılsan siyaset. Siyaset, siyaset, siyaset…Varsa yoksa siyaset. Sahi bu ülkede felsefe, kültür, sanat, edebiyat yok mu hiç?

*Biz ne aralar bu hale geldik? Bize ne oldu? Neden bu kadar düşman kesildik birbirimize? Alt tarafı her demokratik ülkede benzerine rastladığımız bir seçime gidiyoruz, savaşa değil. Bunu iman-küfür meselesi yapmak cehaletten başka bir şey değil. Çok yazık!

*Siyaset hakikate hizmetkar olmalı, yerine geçmemeli.

*Modernliği en fazla eleştirenlerin, modernliğin bütün nimetlerinden en fazla yararlanan ve modernliği herkesten fazla özümsemiş Müslümanlar olması çok düşündürücüdür.

*Düşünmenin hakkını veren tam inan(a)maz, tam inanan ise düşünmenin hakkını ver(e)mez.Çünkü inanmak tam teslimiyet ister, tam düşünmeyi değil.

*Düşünmek tereddütle başlar. Düşünen düşler, düşer ve dışlanır. Bir tercih değil bu bir kader.

*Düşünce, muhalifini tanımakla/okumakla başlar. Muhalifini tanımadan/okumadan yapılan şey düşünce değil, ezberdir.

*Düşünmek istiyorsan zirveye çıkman ve orada kalmayı göze alman gerek ama şunu asla unutma: zirveler piknik yapmak için uygun yerler değildir.

*Bir düşünce ne kadar bizimkine benzemiyorsa, bizimkini o kadar tamamlar. En büyük dostlarımız bizim gibi düşünmeyenlerdir.

*Bir "fikir adamı"nın, bir edebiyatçı'nın herhangi bir "kurulu düzen"den, herhangi bir "otorite"den, herhangi bir “müessese”den isteyeceği tek şey vardır: hürriyet içinde kendini ifade etmesine ses çıkarılmaması.(C. Meriç)

*Kendi hakikatinden çok "emin" olanlarla sahici bir diyaloğun kurulabileceğinden emin değilim.

*Çağımızın en büyük sorunu; akıllılar hep kuşku içindeyken aptallar küstahça kendinden emindir. (BertrandRussell)

*Kazanana şükretmek yakışır, kaybedene sabretmek. Ve de biraz düşünmek.

*Kötülüklerle dolu bu dünyada erdemli bir insanın görevi -yapabiliyorsa eğer- kötülüğü görünmezleştirmeden iyiliği çoğaltmaya çalışmak olmalı. İyiliği, insanlığı, güzelliği, adaleti, ihsanı…

*Zulme karşı olmak demek, zulmün her türlüsüne karşı olmak demektir. Zulmün bir çeşidini dillendirip bir çeşidini görmezlikten gelmek ayrıca bir zulümdür.

*Birşeyin edebiyatı yapılıyorsa eğer o şeyin aslı yok olmuş demektir.

*Hayatın özeti: Gülmenin sonu ağlama... Vuslatın sonu hicran... Yazın sonu hazan... Ateşin sonu kül... İkbalin sonu zeval... Hayatın sonu ölüm...

*El duası bitmeden yapılacak dil duası yalnızca bir gürültüdür çünkü ancak elce ve dilce hazır olanlar huzur bulurlar." (İ. Fazlıoğlu)