ANLAMSIZ YAŞAMLARIMIZ

10 / 04 / 2017

Çıkmaz sokaklar daha da çoğalıyor ve biz bilmediğimiz kıskaçlar içerisine giriyoruz. Gündem oldukça yoğun ve karmaşık. Biz ne yaptığımızı pek bilmeden günü kurtarmaya çalışıyoruz.

Ülkenin genelinin bu durumda olduğu aşikar. Yaylalarda, bakir köylerde ve uzak diyarlarda kalmış huzur mutluluk. Uzak diyarlarda hep uzak olmuştur bizlere. Kent yaşamı zaten oldukça yoruyor bizleri ve üstüne üstlük gündemdeki karmaşa içinden çıkmaz bir hale büründürüyor bizleri.

Yaşamın hem bu kadar içinde olup bu kadar duyarsız olan bir toplum inanın ki, yozluğa doğru koşar adımlarla ilerliyor. Her şeyin en iyisini en doğrusunu bilen bizler iş ciddiyete büründü mü dut yemiş bülbüle dönüyoruz. En büyük yanlışlarımızdan olan her şeyi en iyi bizim bildiğimiz bizi her alanda yenilgiye uğratıyor.

Ne sevmesini ne de sevilmesini tam olarak oturtamıyoruz yaşamımızda. Ne ağlamasını ne gülmesini; ne koşmasını ne yürümesini bilmiyoruz. Kangren olmuş yaşamlarımızda bilmeden ilerliyoruz.

Bu tarz yaşamı destekler nitelikte olan ülke gündemi zemin hazırlamakta olumsuz yaşamımızda. Gündem o kadar çapsız durumlarla dolu ki, insanın gerçekten artık ellerini kaldırıp teslim olası geliyor.

Siyaset son yıllarda insanları biri birinden çok uzaklaştırdı. Zaten apolitik olan toplum tamamıyla uzaklaştı ülkenin genel sorunlarından. Gelişen dünya düzenine ayak uyduramıyor bizim toplum. Ne yazık ki, geri kalmış ülkelerdeki kurallar şuan geçerli. Toplumun üstünde bir mahalle baskısı, bir korku imparatorluğu kurulmak isteniyor. Siyaset çok kiri bizim ülkemizde. Bunun fikirlerle ilgisi yok tabi ki. Bizde fikir ve düşünce hayatı da bitti bitecek neredeyse. Benden olan olmayan durumlarını yaşıyoruz.

Bunun en büyük sebeplerinden biride okumayan bir toplum. Okumadığı için anlamayan, anlamadığı için kafasını eseni yapan insanlara döndük. En yakınlarınızdan başlayın isterseniz en son ne okudun diye, en son hangi dünya devletinin tarihini araştırdın, hangi toplumun yaşayışı merak edip inceledin. Ama kafamızı televizyondan, sanal alemden bir an olsun çeviremiyoruz. Evlilik programları, hiçbir katkısı olmayan yarışmaları, magazin programlarını kaçırmadan tekrarlarıyla birlikte izliyoruz oysaki.

Beynimizi gerçeklerden uzak boş dünyalarla dolduruyoruz. Bu yüzden de nereye doğru gittiğimizi bilmiyoruz. İyi olacak mı? Bunu bende bilmiyorum…