İçimizdeki çocuk

27 / 01 / 2017

Zaman denen illet başımıza bela vallahi. Bir türlü doğru yerde yakalayamadık. Hep bir geç kalmalar, yetiştiğinde bulamamalar, bulduğunda eskisi gibi olmayanlar.

Bu durumlar hepimiz için geçerli ne yazık ki. Bebeklik ve çocukluk zaten pek hatırlamadığımız dönemler. Hatırlamadığımızdan dolayıdır ki hep güzel geçmiştir bu zamanlar. Ekmek elden su gölden tarzında olan terelelli bir yaşam sürmüşüzdür çoğumuz. Aç ve açıkta olmasak yeterdi bizim için. Demir tabağa çayın içine doğranan ekmek parçacıkları hayatlarımızın özetidir aslında. Bal kaymak, çikolata ve reçel lüks kategorisindeydiler. Böylelikle iyi kötü bir çocukluğu olmuştur hepimizin.

Çocukluktan gençliğe, gençlikten orta yaşa ışık hızında bir zaman dilimi içerisindeyiz zaten. Burada zaman su gibi akar, dertle kederle daha yeni tanışıp genelde üstesinden gelindiği düşünülür ama bu dertlerin birike birike önümüze yığınla çıkacağını bilemeyiz. Genciz, güzeliz, hızlıyız modundan bir türlü sıyıramayız kendimizi. Vakit pek önemli değildir o sıralar ve hoyratça kullanılır, orada burada heba ediveririz yaşamlarımızı. Bu yaşlarda halen mutlu olma şansımız vardır ama çoğumuz mutsuzluğa umutsuzluğa yelken açmış buluruz kendimizi. Yaşamın karmaşası karşısında artık kullanılamaz hale gelmiştir kanatlarımız. Paslı bir makasın iki ucu gibiyizdir artık. Tek seferde üstesinden geldiğimiz durumlar ince bir ipi kesemeyen paslı makasa çevirmiştir bizi. Ve o zaman başlar ''hayat sen ne çabuk harcadın beni '' dilimizde yüreğimizde pelesenk olmuştur. Pop müzik artık yoz geliyordur, önünde zıplayıp oynadığımız türküler yerini Barak Havasına bırakmıştır. Ahmet Kaya bile bazen yoruyordur bizi. Çünkü dinlediğin tüm şarkılarda türkülerde artık tema derttir ve yenemediğin zamandır.

Ben bugün zamana yenilmeyeceğime söz verdim kendime. Eskisinden daha içten, daha canlı olmaya çalışacağım. Bir seviyorsam o sevgiyi katmerli yapacağım. Kendime ve özüme daha da çok zaman ayıracağım. Daha çok kitap okuyup. Daha çok şeyler yazacağım ve bileceğim ki mutluluk bende gizliymiş. Ben mutlu olmayı başaracağım. Tabi ki engerekler, çiyanlar olacaktır; aşımıza ekmeğimize göz koyanlar olacaktır. Bu yola girmişsek eğer sonunu da biz bulacağız elbet. Daha güzel yarınlar mutlaka gelecektir. Sevginin artacağı zamanlar yeniden gelecektir biz içimizde ki çocuğa dönebilsek.

Ve ben bugün o çocuğu buldum hem de ta derinliklerimde. Haydi hep beraber inelim kendi içimize, bakın görün ki mutluluk nerede. Güzel günlere erişebilme ümidi ile…