KAYIP GİDEN ZAMAN

10 / 07 / 2017

Önüne setler barajlar çekilse de kollarımızı iki yana açıp ''hayır gitme daha seni yaşayacağım'' deyip kendimizi paralasak bile zaman denilen geçip gidiyor. Hem de ne gidiş.

Işık hızında mutsuzluğa, umutsuzluğa ve bilinmezliğe doğru gittiğimiz, kendimizden hiçbir şeyin kalmadığı ve günü birlik yaşadığımız hayatlarımız gün gün saat saat saniye saniye gözlerimizin önünden gidiyor.

Daha dün yeni bir yıla giriyoruz dediğimiz günler hafızalarda taze iken biz temmuz ayını ortalamışız bile. Daha gencim çocuğum halen çok zamanım var dediğim kendi yaşım bile kırklarda ve ben bunu idrakine varamadım daha. Halen genç bir delikanlı, zıpkın gibi hissettiğim kendim yaşamımda bile yaşamın farkına varamamış akıp giden zamana ayak uydurmuş bir şekilde buluyorum kendimi.

Başımı ellerimin arasına alıp ''vay lımıne, vay lımıne'' diyeceğim günler gelip çatmışta ben bunu teyit geçmişim. Hepimizin yaşamı böyle değil midir? Hep bir geç kalınmışlık, yaşanmayan duygular, doyumsuzluk, zamana ayak uyduramama, suya sabuna dokunmama, bana dokunmaya bin yıl yaşasın anlayışında olma...

Kıymetini hiç bilmediğimiz yaşamımızda saniyelerin bile ne kadar önem arz ettiği apaçık ortadayken biz yılların değerini bilmiyoruz...

'' Ey hayat ne hale geldik değil mi?

 uzaktan, sırıtışını hissediyorum

 ama meraklanma ben sana boyun eğmiyorum…”

dizelerimde olduğu gibi boyun eğmemek gerekiyor bu anlamsız yaşamlara. Akıp giden zamana inat, dik durmayı bilebilmeliyiz, ne kadar sert esse de rüzgarları kollarımızı açıp ''ben seni yaşayacağım'' diyebilmeliyiz. Güzel, onurlu ve mutlu günlere erişebilmemin yollarını bulabilmeliyiz.

Yaşam her ne kadar zorlu virajlarla, engebelerle dolu olsa bile insanoğlunun elinden kaçacak bir şey  yok inanın ki. Bin bir güçlüğe göğüs geren bizler, yaşamı kurallarına uyarak hakkını vererek yaşayabilsek kendimize geleceğiz.

Günü kurtarma, zalimi alkışlama, düşene neme lazım, ezene tepkisiz olma gibilerinden hallere büründüğümüzden dolayı kendimize çok uzağız ne yazık ki. Bu sebeptendir ki mutluluğa ve gerçek yaşama olan uzaklığımız bizi içinden girilmez dehlizlere koymuş ve çıkış yollarını kapamıştır.

Mutluğu, gerçeği ve hakkaniyetli yaşamı bulup kendimize geleceğimiz günler çoktan geldi. O zaman bir yerlerden başlayalım. Güzel günlere erişebilme ümidi ile...