REFERANDUM ANALİZİ

25 / 04 / 2017

                                                             

Sonucu merakla beklenen referandum biteli bir haftayı buldu ama tartışmaları, kritiği bayağı sürecek gibi.

Muhalefet seçimlerin adil bir şekilde yapılmadığını, oy verme işleminin bitmesine yakın YSK'nın değiştirdiği bir kural ile ilgili itirazlar var ve konu Danıştay'a intikal etti.

Düz bir mantıkla YSK'nın bu kural değişikliği toplumun çoğu kesiminde bir rahatsızlığa sebep oldu. TÜSİAD'ın geçen gün ki açıklamaları da bu yöndeydi. Normal bir vatandaş olarak ben de aynı kanıdayım. Maç başladıktan sonra yapılacak kural değişikliği o maçın seyrinin belirli bir yöne kaymasına sebep olacaktır ve vicdanları rahatsız edecektir bu durum.

Bunun yanında Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim akşamı yaptığı konuşmada ''Atı alan Üsküdar'ı geçti'' diyerek tartışmaların yersiz olduğunu beyan etmişti.

Seçimin en can alıcı sonuçlarından biri başta İstanbul ve Ankara olmak çoğu büyükşehirde ‘hayır’ oylarının beklenenin çok üstünde olmasıydı. AKP 2002 yılından bu yana ilk defa bu iki ilde bu tarz bir sonuçla karşılaştı ve başta sayın Erdoğan ve Binali Bey olmak üzere partinin üst kademesinde deyim yerindeyse soğuk duş etkisi yarattı.

Çıkan bu sonuçtan sonra AKP-MHP-BBP bloğunun normal şartlarda 62 olan oyu 51'lere; CHP-HDP-SP bloğunun 36-37 olan oyu da 49'lara yükselmiştir. Kamuoyu araştırmaları bunların sebeplerini birer birer açıklıyorlar ki, buradaki en önemli faktör lider sultasına rağmen MHP seçmenlerinin net tavrıydı. MHP'lilerin verecekleri koşulsuz şartsız destek 60 bantlarında seyrettirecekti evet oylarını.

Ülkenin yarısı yeni anayasa değişikliğine, başkanlığa geçit ‘yok’ dedi ya da bu iş öyle kolay olmayacak dedi. Çıkabilecek 60-65 oranında bir ‘evet’ oyunda bugün bunları konuşmuyor olacaktık.

Tam da burada ülkenin tüm katmanları birlik etmiş gibi yarı yarıya bir sonuç sundu siyasilerin önüne. Bu ülkenin farklılıklarının zenginlik kabul edilmesi gerektiğini, herkese eşit bir mesafede yaklaşılmasını, toplumun her kesiminin kucaklanması sonucunu ortaya çıkardı.

Başkanlık sisteminin, yeni anayasanın bizlere ne getirip ne götüreceğini iyi bilmemiz gerekiyor. Kronik rahatsızlığımız olan önyargı, fanatizm gibi duyguları bir yana bırakarak gerçekten iyi irdelememiz gerekiyor.

Daha güzel, daha özgür, daha mutlu günler mutlaka gelecektir yeter ki biz araştıralım, okuyalım ve bilelim. Güzel günler ümidi ile ...