URFA'NIN SİYASİ YAPISI

22 / 08 / 2017

Urfa yüzyıllar boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış, geçiş noktası üzerinde olmuş, tarihin hemen hemen tüm zamanlarında belirli bir öneme sahip olmuştur.

Tarih sayfalarında, tarihi olaylarda, devletler ve medeniyetler seviyesinde geçerli bir pozisyonda kentimiz hiç bir zaman bu dönemlerde ki gibi hissizleştirilmemiş, içi boşaltılmamıştı.

Hz. İbrahim'e Hz. Eyyüp'e ev sahipliği yapmış Nemrut'u bile coğrafyasında ağırlamış olan bu kentin adı büyük ama kendisi hiç büyük değil ne yazık ki.

Bunun günümüzdeki en büyük nedeni siyaset tabi ki. Siyasilerin çantada keklik gördükleri Urfalı seçmen irdelemeyen, eleştirmeyen, biat eden anlayışı ile buna zemin hazırlamıştır. Genel merkezler tarafından önümüze konulan listelere ve adaylara isteyerek ya da istemeyerek oy vererek veya destek olarak bu yapının devam etmesinde en büyük suç bizde tabi ki.

Dillerde pelesenk olmuştur ve hepimiz bıkmışızdır artık şu cümlelerden. ''Babo Antep'te böyle mi, orada listeleri halk hazırlıyor ya da halkın istedikleri aday yapılıyor'' en çok duyduğumuz cümlelerdendir. Şehrin ekonomisine katkı sunan kimselerde bunlara müdahale ediyor ve kentin gelişimine katkı sunacak kişiler listelere giriyor gerçekten.

Çünkü orada gerçekten kentlerini düşünen insanlar var, şehirlerinin gelişmesine katkı sunan esnaf kolları var, şehir milliyetçiliği var, modern ve yaşanabilir bir kent için çaba gösteren yöneticiler var.

Amaç tabi ki Urfa ya da Urfalıları kötülemek değil ama çıkan sonuçlar hiç iç açıcı değil. Şehir tüm alanlarda(eğitim, sağlık) sıralamalarda en sonlara yakın. Nüfus ve yüzölçümü bakımızdan ülkenin ilk on kentinin içerisinde olan kentimiz bu durumun getireceği olumlu sonuçları alamamıştır.

İktidarlar için kolay lokma olan şehir hiç bir dönemde hak ettiği yere gelememiştir. Çünkü şehirde yaşayan bizler hak arama, hesap sorma, hizmet isteme gibi doğal haklarımızı bile bizi temsil ettiğini kabul ettiğimiz kişilere bırakmışızdır. Oy verme gibi en doğal hakkımız olan tercihlerimizi başkasının eliyle tek tek biz görmeden sandığa atılır ve bizde sandığa gömülmüş oluruz. Ne yazık ki kırsal kesimde bu çok aşikar ve bir türlü önüne geçilmeyen bir durumdur. O zaman kendi irademizle seçmediğimiz kimselerden de hesap sorma gibi bir özelliğimizde olmamış oluyor.

Hatır gönülle, ahbap çavuş ilişkileri ile ayıya dayı demekle, koşulsuz biat geldiğimiz nokta ortada işte... Güzel günlere erişebilme ümidi ile ...