EVET; BU SİSTEM DEĞİŞMELİ

13 / 04 / 2017

Yüz yılı aşkın bir süredir bu topraklarda cereyan eden olayları iyi okuyabilmeliyiz. Büyük fotoğrafı göremezsek, büyük oyunun farkına varamayacağız. Kendi iradelerimizi ortaya koyamazsak uluslararası iradelerin oyunlarına boyun eğeceğiz. Bu ülkede gerçek manada millet iradesini yansıtan bir anayasa olmamıştır. Sürekli olarak bu milletin iradesi birilerinin ipotegi altında olmuştur.

EVET, kendi irademizi ortaya koyacağız, ilk defa gerçek manada millete sorulan bir anayasa değişikliği ile karşı karşıyayız. 93 yılda 65 hükümet kurulmuş, ortalama bir buçuk yıla bir hükümet, bazen üç ayda bir hükümet oluşmuş, dahası bazen öyle olmuş ki ömrü ayla bile ifade edilemeyecek kadar kısa süreli 25 günlük “hükümetler” olmuş,  yıllarca cumhurbaşkanının seçilemediği zamanlar olmuş, ama bütün bunlara rağmen ne istiyorlar; mevcut sistem değişmesin istiyorlar. Evet, bu sistem değişmeli, zira bu sistemle ancak istikrarsızlığı sürdürebiliyorlar, bu sistemle ancak sürgit bir çatışma ortamını sürekli kılabiliyorlar. Bu sistemle ancak istedikleri gibi ülke ile oynayabiliyorlar, istediklerini getirip, istediklerini götürebiliyorlar. Bu sistemle ancak ülkenin her alanda politikalarını şekillendirebiliyorlar. 

Son süreçte batılı ülkelerin ülkemizdeki referanduma olan “çok yakın ilgi ve alakaları” üzerinde düşünmeden meseleyi anlayabilmemiz mümkün görünmüyor. Referandumu salt Türkiye meselesi olarak okuduğumuz zaman, çok sağlıklı sonuçlara varamayacağız. O yüzden bu referandum; hedefte olan ülkenin, Müslüman coğrafyanın umudu olan ülkenin, bütün Müslüman coğrafyayı, Müslümanları hedef alan emperyalist sistemin karşısında “Dünya Beşten Büyüktür” dediği için hedefe konulan Türkiye’nin, MİLLET’in geleceğini inşa etme yolunda önemli bir ilk adım olma niteliğindendir.

Suriye’de, İdlip’te iki çocuğunu vahşi kimyasal saldırı sonrası kaybeden baba Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı alnından öpüyorsa, bütün dünyada Müslümanlar bu ülke için dua ediyorlarsa, Mısır Türkiye’ye bakıyor ise, Suriye Türkiye’ye bakıyor ise,  İslam coğrafyası Türkiye’ye bakıyor ise bunun üzerinde düşünmemiz gerekiyor. Batılı ülkeler Türkiye’deki referandum için yoğun çaba sarf ediyor ise, mevcut sistem değişmesin diye bütün gayretlerini ortaya koyuyorlar ise, bu ülke için, bu ülke insanı için olmadığını çok iyi idrak edebilmemiz gerekiyor.Onun için diyoruz ki Türkiye sadece Türkiye değildir.  Bu referandum salt bir oy verme işlemi değildir. Bu referandum millet olarak hep beraber, yine milletin geleceğini belirleme yetkisini kullanabilmemize imkân sunacak olan tarihi bir adımdır.

EVET, görüyoruz ki 15 Temmuz’da hevesleri kursaklarında kalanlar, bu milleti yok etmek isteyenler, bu milleti hedef alanlar daha fazla Türkiye’nin üzerine geliyorlar ve gelmeye devam edecekler. OY/un büyük, zira oyun büyük. Bunun farkındayız. Anlaşılan o ki, taşeronlar, kiralık örgütler, figüranlar başarılı olamayınca perde arkasında asıl olanlar ortaya çıkmaya devam edecek.Türkiye'ye, Türkiye'nin, kendilerinden bağımsız olarak sistem değişikliği çabasına, kendi başına hareket ederek sistem ortaya koymasına karşı tavırlarını daha şiddetli bir şekilde ortaya koyacaklar.

EVET, ülke olarak yeni bir yol ayırımındayız. Anayayasa referandumu ile millete sunulan değişiklikler tam da milletin karşısında olanlara bir cevap olacaktır. Milleti hedef alanlar,milletin umudu olan bu ülkeyi durdurmak isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmak durumundadır. Evet kendi içimizde bir çok eksiklikler, yanlışlar vardır, onayımıza sunulan düzenlemelerin de bir çok eksiklikleri vardır bu kabul. Ancak öncelikle kendi irademizi ortaya koyabilmemize imkan sunacak olan bu düzenlemenin toplumun onayını alarak yürürlüğe girmesi gerekiyor ki, sonrasında millet gerçek manada etkinliğini ortaya koyabilsin.

EVET, dün en çok yarındır. Dününü iyi okuyamayanlar, dahası dünden devşirdikleri ile bugunü kuramayanlar, yarının karşılarına çıkardıklarının mahkumu olacaktır.  Tarih bir tiyatro sahnesi, çoklukla oyun aynı oyundur, sadece oyuncular değişir. Tarihe bir tiyatroyu seyretmek gibi bakmak yerine, bugüne sunduğu mesajları açısından bakarak ders almak gerekiyor. Kendi tarihimize bakarak siyaset fikir ve düşünce hayatımızı sahih bir hale getirebileceğiz. Dün Abdulhamid üzerinden Osmanlıyı durduranlar, bugün Recep Tayyip Erdoğan üzerinden Türkiyeyi durdurmak istiyorlar. Bunu anlayarak ancak yarınlarımızın önüne set çekmek isteyenleri ber taraf edebileceğiz. Vesselam.