HALVET DER ENCÜMEN

12 / 04 / 2018

Ammâ ne inziva? dediğin kûh-u gaar değil, 

'Halvet der encümen' oda ister bu pişmede.

'Halvet der encümen' ki demir leblebi demek,
Ağyar her taraftan görünce üşüşmede. 

Hüseyin Hatemi

“... Yalnızlığın uğultusu… Diye fısıldadı kadın, buna dayanamıyorum artık. Dayandıkça koyulaşacak, dedi adam…Koyulaştıkça dayanılmazlaşıyor, dedi. ötekini dinlemenin dayanılmazlığına baktı bu kez, konuşmanın ağırlığına. Sokakta pervasızca yürüyen köpeğin yılgınlığına. Kendilerini satılığa çıkarmış gibiydiler. bir tellal gibi bağırıyordu yalnızlıkları. Efendisine yakarıyor, 'siz benden daha iyi bir köle bulabilirsiniz, fakat ben sizden daha iyi bir efendi bulamam' diyordu. Evlilik, arkadaşlık, akrabalık, komşuluk sanılan beraberliklerin yakarışına bakıyor, yüreğine dokunan sözlerden gözyaşlarını tutamıyordu yalnızlık. Kölesini satmaktan vazgeçiyordu."

Halvet Der Encümen’de Sadık Yalsızuçanlarkalabalıklar içindeki "yalnızlık", yalnızlık içindeki kalabalıklar hakkında “bir şeyler” söylüyor.  Bugün modern insanın varlığından en fazla korktuğu ve hep öldürmeye çalıştığı bir duygudur yalnızlık. Niçin korkar insan yalnızlıktan? Yalnızlık hayatı anlamlandırabilmenin yolu oysa. Yalnızlık kadim geleneğimizin “ol”duran unsuru. Bugün yalnızlık yok edici, var eden yalnızlığın karşısında öldürücü yalnızlık,aradaki fark bu kadar büyük. Yalnızlık üretecektir, üretmiyorsa işte o zaman tüketecektir insanı. “Yaşatan yalnızlık” ya da “Öldüren yalnızlık”...

Halvet der encümen bir hayat geçirme gayreti, tasavuf geleneği bağlamında önemli bir yere sahip. En  genel tanımlamayla, halk  içinde Hak ile beraber olmak. Zahiren halk içinde ancak hak ile olabilmek. Hayatın içinde Hayy ile birlikte olmak. Halvet der encümen halini salt bir yalnızlık hali olmaktan çıkaran durum, kime yakın olduğu ya da kimden uzak olduğunda saklı. Alemde kendi alemine yönelerek alemin Rabbi ile olmak. Çoklukta birliği, kesrette vahdeti aramak. Öyle bir yalnızlık ki toplumla ilişkiyi kesmeden, toplumdan uzaklaşmadan Hak ile birlikte olmaya büyük önem verme düşüncesini ortaya koyar halvet derencümen.  “Öyle adamlar vardır ki ticaret ve alışveriş onları Allah’ı zikretmekten alıkoymaz”(Nûr 37) ayetinin işaret ettiği prensibi ortaya koyar.

“Eli  kârda, gönlü yarda” olma durumudur yada “eli işte gözü oynaşta” hali. Bakmayın siz deyimin bizde olumsuz bir hal almış olmasına. Bir ahi ilkesi ile karşı karşıyayız; kendi emeği ile kendi alınteri ile bir emek ortaya koyarak geçimini sağlayan kişinin yani eli işte olanın gözünün ki göz; gönüle, kalbe işaret eder, Allah’la olması hali. Allah’ı zikirle meşgul olması. Her daim Allah”lı bir hayat yaşanması. İşte halvet der encümen halinin hulasası budur. Kalbi kalbin sahibine bırakmak, araya hiç kimseyi almadan yalnız onunla olmak.Burada asıl mesele kişinin Hakla olmasının halk içinde gerçekleşmesidir, yoksa öylesine bir münzevi hayat değildir. Marifet toplum içinde, hayatın tam da ortasında halk içinde hak ile birlikte olabilmekte. Emeği ile alınteri ile çabası ile hayatın içinde gayret ederken Allah’la olabilmekte. Hayatın içinde, dünyanın içinde kirlenmeden yaşayabilmekte. Dünya ile meşguliyetin, halk ile meşguliyetin, Hak ile olan bağa halel getirmemesi, Hak ile bağın kopmaması hali. Halvet der encümen kirlenmeden yaşayabilme gayretidir. Bacaya girmeden temiz kalabilirsiniz,  mesele baca içine girerek temiz kalabilmekte. “Halvet der encümen ki demir leblebi demek.”

Peki  münzevi bir hayat mı amaçlanan?Halvet der encümen halini münzevi durumdan ayıran nokta nedir? Berat Demirci’nin ifadeleri kayda değer; “Bizde halvet vardır, inziva yoktur. Halvet Allah’la başbaşa olmaktır. Yeryüzü nasıl mescit kılınmışsa, “halvet” için de yeryüzü tek adrestir; çünkü “Cümle mevcudat zâkir, cihan dergâhtır.” ibaresi riyazetin özüdür. Tedris-riyazet-ibadet üçlüsünü ayrı düşünmek, müslümanların bugün yaşadığı en ciddi sapmadır... Evde, işte, ticarette, zenaatte “Halvet”e çağırır…Halvet derencümen çağrısı, mesleğinde, ilminde, makamında v.s. hüner ve rütbe kazanan “seçkinler”e, tekebbüre düşmemenin ihtarıdır. “ Sözün özü; muhtacız halvet der encümen ilkesine, halvet der encümen yalnızlığına…