İNSANIN YOLDAN ÇIKIŞI; YABANCILAŞMA

01 / 02 / 2018

Geçmişten bugüne sosyal bilimcilerin üzerinde en fazla kafa yordukları kavramlardan birisi kuşkusuz yabancılaşma kavramıdır. Yabancılaşma; modern zamanların ekonomik adamının bir çıkmazı olarak üzerinde düşünülen bir kavram olmuştur. En genel anlamıyla yabancılaşma ‘insanın yoldan çıkışı’nı ifade etmiştir. Modern insan; Sessiz film kahramanı Charlie Chaplin'in “Modern Zamanlar” filminde resmettiği gibi duygu ve düşünceleri ruhsal bir çöküntü yaşamaktadır. Bir fabrikada montaj hattında monoton bir işte ve delicesine bir tempoda çalıştırılan işçinin, somun ve civata yivleri arasında ezilip gidişini anlatır film. Filmde, vida ve somunları sıkıştırarak hayatını sürdüren insanın aslında yaşamış olduğu hayatın çarkları arasına nasıl sıkıştırıldığının hikâyesi anlatılmakta. Yabancılaşma; insanın insanca düşünmesi, insanca konuşması, insan gibi hissedip insanca davranma imkânlarını ortadan kaldırmakta. İşin garibi çarkları çevirende insan, çarkların dişlileri arasında ezilende insan olmaktadır.

Felsefi alana, Hegel'in insanın doğadan kopması şeklinde tanımlanarak giren yabancılaşma kavramı, Marx’da, kapitalist anlayışın işçiyi emeğine yabancılaştırması anlamında kullanılmıştır. EricFromm, kavrama kapitalist modern anlayışın insanın mutluluğunu sahip olma ve tüketim kültürü üzerinden oluşturması bağlamında bakmıştır. Hegel yabancılaşmaktan korunmanın yolu olarak varlık nedeni olan sevgiyi önerir. From sahip olmak üzerinden değil olmak olgusu üzerinden açıklar kurtuluşu.

Dedik ya modern insanın çıkmazı; Kafka’nın Başkalaşarak böcekleşen adamı gibi yabancılaştırmaktadır hayat. Çıkmaza girdiği için anlamsız bulunan hayata tanrıyı öldürerek ulaşmıştı batı insanı.  Tanrı öldürülmüştü, insana sığınmıştı, hümanizm demişti buna. İnsanı tanrıdan kaçırarak yabancılaştırmıştı insanı. Tanrıyı öldürüldüğünde ortada insanın kalamayacağını düşünememişti. 

Batıda böyle, ya doğuda nasıl bakılıyor yabancılaşmaya? Ali Şeriati,  yabancılaşmayı insanın dört zindanına bağlar. Ve ona göre insan; tarih, toplum, çevre-doğa ve benliğin zindanlarından kurtulduğunda ancak yabancılaşmadan kurtulacaktır. İnsan iradesi dışındaki bu zorlayıcı unsurların karşısına ancak "İrade"sini koyarak yabancılaşmadan [alinasyondan] kurtula bilineceğini belirtir. Bu da ancak insan özünü tasarlayan yaratıcının evrensel iletimlerine [vahiy] insanın dönmesi ile mümkün olur. Siyasal iktidar, medya ve din bu yabancılaşmanın ana unsurlarıdırlar. Şeriati, hem toplumsal hem de bireysel yabancılaşmayı ayakta tutan bu unsurları Kur'an'daki üç kişiliğin şahsında sembolize etmiştir: Firavun: Egemen siyasal erk, Karun: Egemen ekonomik erk ve Bel'am [Samiri]: Egemen dinsel erk. İnsanın kendi özünü ve fıtratını muhafaza eden kişi olarak Habil’in karşısında, insanı insanlığından, fıtratından, özünden uzaklaştırarak ifsat eden karakter olarak kabil bir yabancılaşma modeli olarak karşımızda durmaktadır. 

Yabancılaşma bir insanın hayatını, insanın özüne aykırı bir hayat tarzına veya insan doğasına uygun düşmeyen bir yaşam şekline büründürmesidir. Yabancılaşma, insanın yaşamın öznesi olmaktan çıkıp yaşamın nesnesi olması durumudur. Yabancılaşma; bazen değişim bazen başkalaşma bazen dünyevileşme gibi birçok kavramla birlikte kullanılabilmekte. Değişimin menfi olanını ifade etmekte yabancılaşma

İnsanın insanlığından uzaklaşması, temiz olan insan halinden kirli olan beşer haline dönüşmesi, kirlenmesi yani, dünyevileşmesi ve dolayısıyla başkalaşması. Kirlenmek bu anlamda insanı yabancılaştıran yolu açıyor. Hayatın kirletmesi insanı; bu kirle, insanın kendinden uzaklaşması, özünden uzaklaşması. Özden uzaklaşma, dahası kaçış, özden, eşrefi mahlûkat olan insandan kaçış. Ve insanın emrine sunulan eşya karşısında, doğa karşısında nesneleşmesi. Fıtrattan, adaletten ve vicdandan, konfora ve de dünyaya kaçışı. İnsanın eşyayla, doğayla ve Allah’la ilişkisinde sapma, eksen kaymasıdır yabancılaşma.  Hayatı tek dünyadan ibaret gören yaklaşım, ölümden ve ötesinden kopuk yaşamaktır yabancılaşmak. Bu anlamda insanı yabancılaşmaktan kurtaracak olan, bir ironi belki ama dünyaya karşı bir yabancılaşma olacaktır. Çözüm; yabancılaşarak yabancılaşmaktan kurtulmaktır yani.  Modern dünyanın doğrularından, batı(l) paradigmalarından uzak kalarak yabancılaşmaktan korunmak.