“KLAS DURUŞ” DERSLERİ

20 / 07 / 2017

“Eğri mülkiyet', 'Kirli mülkiyet',' Kanlı mülkiyet' (…) Ne söylüyorum ben? Eğriyse düzeltilmeli, kirliyse arındırılmalı, kanlıysa kazına kazına temiz yeri ortaya çıkarılmalı demiyor muyum? Aklımızla irdelenecek mülkiyetin temize çıkması olanaksız bence tek başına. Bir de daha köklü irdelenmesi gerekiyor mülkiyetin: vicdanımızla. Ona başvuralım: vicdanımıza. Oluşum süreçlerini vicdanımızın süzgecinden geçirelim. Birikmiş, yığılmış mülkiyeti danışalım vicdanımıza. Mütemadiyen, vicdanında, kendi kendini sorgulamayan, hiçliğe doğru hızla kayıyor demektir”

'İnsan, ancak, gizemli cümlelerde özgür olur.” Böyle bitiriyordu; “Klas Duruş” kitabının yazarı Nuri Pakdil kitabını. İlgilisinin başlıktan hareketle anlayacağı üzere bugün köşemize bir kitabı, gizemli cümleler sahibini konuk edeceğiz. Dahası kitaptan kalas duruştan uzak kalabilmek için  “klas duruş” dersleri alacağız. Yazımızı da onun mülkiyete dair o müthiş cümleleri ile başladık. Buyurun o zaman, derse devam edelim ve klas duruşun ardında bir yürüyüş yapalım.

Klas duruş, insanın kendi öz âlemiyle buluşmasıdır.  “Ki insan ancak kendi öz âleminin eylemidir.” Onun için ‘İnsan, kendi kendisiyle hiza almalı.’ Zira ‘İç bakış dehşetli hazinedir.”“Mıknatısın çekiciliğine tutulmuşçasına, insan, kendi içine akmıyorsa… kim… taammüden yok edilen: KİM:LİK…” Ne durumda olursak olalım, bir müziğiz; insan kendi sesini daima, başkalarından önce işitir. (…) İnsanın tükenmeyecek tek hazinesi içgücüdür.”

Klas duruş, insanın dünyada garipliğinin farkına varmasıdır.  ”…insanın büyüklüğüdür elbette: gariplik yoğunlaşa yoğunlaşa dönüşür de, adımlarına güç gelir insanın.; hızlanır. Çıkış yolları, daima, zorlandıkçadır.”

Klas duruş, sessizliğin sesine kulak vermektir. “İnsanın kendi kendi olabileceği sessiz bir mekân, meğerse ne kadar önemliymiş!En silik düşmanıdır insanın sessizliksizlik.”

Klas duruş, vicdanı her daim yanında taşımaktır.  “Daima, terazinin ibresi vicdandır. Artık vicdan dışında hiçbir şey namusluluğu açıklayamaz: kazanımlarımızı tartsak tartsak bu terazide tartabiliriz ancak. (…) Çünkü insanın vicdanına bağlıdır damarları.”

Klas duruş, her hâlükârda çıkış yoluna dair umudu koruyarak hayal edebilmektir.  “İçimdeki Umud Dağı’na doğru yürümek istiyorum.(…)Bu yolda hep çıkış vardır. “Hayaline başvurulan büyük sevdadır hayatı yaşanılır kılan: fetih olmadan çok önce de, katlanabilmelidir bence; böylece daha çabuk varılır, sanıyorum: varsayımlarında daima ileri gideceksin, geçmişe yürümez ki zaten!”

Klas duruş, kâğıt, kalem ve kitapla hem dem olabilmektir,“Enerjimi aldığım yer. Kütlem. Gözüm gezim arpacığım. (Kağıt, kalem ve kitap)”

Klas duruş, hayatın gürültüsünde ibadetin dinginliğine yolculuktur. Gürültü işitile işitile artık görülme oluyor: katı cisim.(…) Gürültüyle öyle bir set oluşturdular ki derin huşu içinde Rükûdayım: cankurtaran simitlerini tutarcasına: yapışık: elleri: dizkapaklarına: uzun süre. Ve: doğruldu: Kıyam bu.

Klas duruş, “Dilimle ikrar ettim kalbimle onayladım VARLIĞINI.” Diyerek, varlığı en yüce varlığa sunabilmektir. 

Klas duruş, yaşadığı çağla hesaplaşabilmektir. “Çağımla tartışarak kendimi daha iyi konumlayabileceğimin ve zaten böyle hareket ettiğimin de bilincindeyim ki bu güzel.”

Klas duruş, hayatın boşluklarıyla mücadeledir. “ Kimliğin bütün insani özü boşaltıldıktan sonra: her yer ceza çekme yeri(…) ben seni dövüşe çağırıyorum- boşlukla. Yüreğini, beynini Vahiy karşısında kilitleme!”

Klas duruş hayata anlamlandırma çabasıdır. “Anlamak fiilinden meşaleler yapılmalı: yeryüzünde birbirimizi görebilmek için.”

Klas duruş, sadece kendini değil bütün milleti bütün dünyayı düşünerek yaşayabilmektir. Dünyanın geldiği noktadan kendini sorumlu görebilen bir mesuliyet duygusudur. “ Tek Tek kendi yazgımızı mı yaşayacağız, yoksa yazgılarımızın toplamından her birimize düşen parçayı mı yaşayacağız? Bu noktada değil miyiz Türkiye'de? Daha: Ortadoğu'da da? Belkisi yok; bütün dünyada da? Görüş genişliği olmadan bir tek adım bile atılamayacak çizgideyiz. Sorumluluğun yaygınlaşması alınyazımızı kamulaştırdı. Ceza hepimize ait: bildiğim her şeyden sorumlu olmazsam, nasıl hak edebilirim yaşamayı?”vakilli@hotmail.com