Şehir ve Sabah

09 / 03 / 2017

Şehrin halleri vardır, zamanları, anları vardır. Bazı zamanlar daha bir şehir olur, daha bir sarar, daha bir huzur olur, daha bir ferahlatır insanı. Şehir en çok sabahtır. Sabah en yalın haliyle sunar kendini size şehir. Sıcaktır, samimidir, saftır, berekettir sabahleyin şehir.  Sabahleyin bir başkadır şehrin kokusu, sabahleyin bir başkadır tınısı, sabahleyin bir başkadır şehrin havası. 

Sabah, şehri en iyi tanıma zamanıdır. Şehri anlama, şehirle hemhal olma zamanıdır sabah.  Şehir sabahla olabildiği kadar şehirdir, şehir sabahı yaşayabildiği, sabahı yaşatabildiği kadar şehirdir. Evet, bir şehri hissedebilmek, biraz da o şehrin sabahını yaşamakla mümkün olacaktır. Alıp yüreğini yanına şehre yürüyebilenlere açacaktır kendini şehir. Zaten şehrin gürültüsünden, karabalığından, en çok da gün içinde trafiğin keşmekeşinden yürüyemediğiniz şehirde ancak sabah değil midir yürüme imkânını sunan bize.

Sabah daha bir dikkat kesilir, daha bir güler yüzle yaklaşır, daha bir umut olur insan insana. Şehir sabah daha başka seslenir insana ve insan ancak sabahleyin dinleme imkânı bulur şehri. En güzel sabahleyin izler ve en güzel sabahleyin çeker şehri içine.

Bir de şehrin kent olmaktan kurtulabilmiş alanları vardır. Henüz “şehir tüccarlarının” bozamadığı alanlar, mekânlar. Buralar da bir başka olur sabah. Bu mekânlarda an başka bir andır, zaman başka bir zaman, sabah başka bir sabahtır. Kadim şehirlerimizin mekânlarıdır buralar ve buralara modern kentlerde rastlayamazsınız. Eski şehirdir, bir masaldır, bir zevki selim bir kalbi selim ürünüdür. Bir güzellik arayışıdır. Mahalledir mesela, sokaktır, bir ulu camidir, bir eski çarşıdır bir bedestendir.  Bir handır. esnafın ortaya bir sofra kurup hep beraber Allah ne verdiyse oturup birlikte paylaştıkları bir sofradır.

Bir başkadır şehirde sabah. Minarelerden yükselen ezan sesleri, ciğerlere çekilen oksijendir sabah. Servis bekleyen bir çocuğun saflığıdır, fırından yayılan güzel ekmek kokusudur. Ekmek peşine yola koyulan emektir, emekçidir. Duadır sabah.  Bismillah denilerek evden çıkıştır. Dile gelen zikirdir, yakarıştır. Ve şehre selamdır sabah.

Şehirde sabah; karanlıklardan çıkarak aydınlığı beklemektir. Aydınlığa ulaşabilmek için zamanın en bereketli anında hazırda ve huzurda bir bekleyiştir. Sabah güneşe gebedir. Ve aydınlık ve sabah güneşin üzerine doğmadığı güneşe doğan şehirlerle ancak mümkün olacaktır.

Daha bir temizdir sabah, daha bir sessizdir, şehirde sabah insanın kendine yolculuğudur. Kendiyle baş başa kalmasıdır, kendilik bilincidir, kendini araması kim bilir belki kendini bulmasıdır.  Sabahçı kahveleri; şehrin huzur mekânlarıdır. Çayın sıcaklığı sarar, şehrin sıcaklığını, sabahın sıcaklığını doyasıya yaşar insan sabahleyin şehirde.

Dedik ya bir şehri tanımanın en iyi yoludur; sabahında şehri yaşamak… Sabahını yaşamadığınız, sabahını hissedemediğiniz bir şehri siz henüz tanımıyorsunuzdur. Ya da en azından eksik tanıyorsunuzdur. Var mısınız şehri tanımaya buyurun o zaman, şehirde sabahı yaşamaya, şehirle sabahı buluşturmaya.  vakilli@hotmail.com