ŞEHRİN KALBİ

20 / 04 / 2017

Nur yolunu tıkıyor yüzbir katlı gökdelen.

Bir küçük iğne yok mu, şehrin kalbini delen?

Necif Fazıl Kısakürek

Şehirler de tıpkı insanlar gibidir, bir kalbi vardır, bazen kalp yetmezliği bazen kalp sıkışıklığı yaşarlar. İnsan nasıl kalbine bakmak durumundaysa, aynen bunun gibi şehirlerinde kalbine iyi bakım yapılması gerekmekte ki, kalp yetmezliği yaşamasın. Zira kalp yetmezliği yaşayan şehirlerin, o şehir üzerinde yaşayanlara da kalp yetmezliği yaşatacağı muhakkak.

Şehir bizim için ne ifade ediyor,  bir boşluk yaşıyorsak hep bir huzursuzluk içinde isek, yaşadığımız şehir bizim için bir sükûnet unsuru olamıyorsa ya kalp yetmezliği yaşayan bir şehirde yaşıyoruz ya da biz şehrin kalbinden habersiz bir hayat yaşıyoruzdur.

Tıpkı insan gibidir şehir, bir kalbi vardır, kalbiyle var olduğu oranda ahenklidir. Kalbinden haberdar olduğu kadar mutmaindir, huzurludur. O yüzden şehrin kalbini diri tutmak gerekecektir. Nedir şehrin kalbi; ya da neresidir,  ya da sadece bir mekân mıdır, bir zaman mıdır, ya da şehirde gün içinde bir an mıdır şehrin kalbi? Kim bilir belki bir yerdir, bir mekândır şehrin kalbi; mesela bir handır, mesela istasyondur,  mesela bir çarşıdır. Ya da bir camidir mesela tarihi bir mekândır şehrin kalbi. 

Ya da mesele sabahtır şehrin kalbi, bütün güzelliğiyle sunar kendini size şehir,  belki gecedir, ya da akşam öncesi yorgun ama umutlu anıdır şehrin kalbi. Dedik ya şehrin kalbi bazen andır,  bazen zamandır, ama çokça mekândır. Bezende şehre nazar eden bir kişidir kişilerdir mesela insandır ve bir şehri onun sayesinde var sanırsınız. Hani kelamı kibarda denir ya;“şerefü-l mekani bil-mekin” diye. Evet, bir mekânın şerefi, o mekânda yaşamış olanlardan gelir. O yüzden bazen kişilerle anılan şehirler olur. Onun için şehrin kalbi bazen orda yaşamış olanlardır, onların nazarlarıdır.

Şehirlerin de kalbivardır veşehrin kalbi atar sokaklarında, caddelerinde, mahallelerinde, insana huzur veren, insana nefes aldıran, insanı sükûnete boğan mekanlarında, anlarında ve insanlarında şehrin kalbi atar. Ve şehrin kalbinden, şehrin sokaklarına ve insanına kan pompalanır. Hâsılı şehrin kalbi şehrin hayat kaynağıdır. O yüzden şehrin kalbine, kalbinizi ferahlatan, genişleten, yüreğinize şifa olan şehrin kalbine dokunmadan geçemezseniz şehirden.

Şehirde yaşamak ile şehirle yaşamak arasındaki farkı bize fark ettirecek olan şehrin kalbidir. Şehrin ruhunu yaşadığımız kadar şehirle yaşayabileceğiz. Bugün şehirlerimizin kalbi tekliyor,  kalbi teklediği için şehirlerimizin, yüreğimiz daralıyor.  Kalp yetmezliği yaşamamızın sebebi, kalp yetmezliği yaşayan şehirlerimiz.

Bugün şehirden, şehrimizden uzaklaşan “kentlerin kalbi” alışveriş merkezlerinde atıyor maalesef. Ne acıdır ki bu sahte kalple insanın ve şehrin geleceği çok da iç açıcı görünmüyor. O yüzden şehri; şehirle, şehrin kalbi ile birlikte yaşamamız gerekiyor. Beton yığınları, alışveriş merkezleri,  şehrin mezar taşları olan gökdelenleri,  yitirilen sokakları, kaybolan mahalleleri yeni kentler şehri kalbinden uzaklaştırıyor. Yeni kentin yanı ile eski şehrin üreten kalbi arasında met-cezirler yaşıyoruz. Şehrin kalbiyle kalın vesselam.