YOLDAKİ İŞARETLER

10 / 08 / 2017

Yolda olmak güzeldir, o yüzden yolda “olmak”tır aslolan. Yolda yolun uyulması gereken kuralları vardır, bizi sapmaktan, yolun cazibesi karşısında şaşırmaktan koruyacak olan yoldaki işaretleri vardır. Yolda,yok olmaktan, tükenmekten, ölmekten kurtulup; yolu bizim için var olmaya, üretmeye, olmaya dönüştürecek olan bu işaretlerdir.

İlk defa Mustafa Kutlu’nun Arka Kapak Yazıları adlı kitabından; “Yolcunun Kitabı“ başlıklı yazıyla haberdar olduğum, kadim kültürümüzün büyük değerlerinden Ataullah İskenderi’nin “Hikem-i Ataiye” adlı eseri modern zamanların şaşırmışları olarak her birimize yol levhası niteliğinde nasihatler sunmakta. Bu iki referanstan ilhamla düzenlemiş olduğum nasihatleri yoldakiişaretler olarak okuyabiliriz. Buyurun o zaman birlikte dinleyelim. 

Ey yolcu; Varlığını bilinmezlik toprağına göm. Çünkü gömülmeyen şey bitmez. Bitse de netice itibariyle tam olmaz. Hep istemek, hep talep etmek muteber değildir, unutma ki en büyük rızık edeptir.

Kalbini şehvetin esaretinden kurtar, dünya kalp aynanı kirletmesin, zira bil ki; kalp aynasını parlatmanın yolu dünyadan ve dünyalıklardan uzak kalmaktan geçecektir. Unutma, her kalbe nur iner, lakin o kalbi masiva ve ağyar ile dolu görünce indiği yeri terk edip gider. Kalbini nura aç ki Hak Teâla onu marifet ile doldursun.Hangi kalp ölüdür bilir misin; ibadetini yapmadığında, yapamadığında üzülmez, hata ve günah işlediğinde pişman olmaz ya, işte o kalp ölüdür.

Ey yolcu; hikmete ram ol, hikmete ram olabilmek için malayani şeylerden uzak dur. Sana bir şey katmayan, hâli ve yaşayışı sana feyiz vermeyen; sözü seni Allah’a götürmeyen kimse ile sohbet etme, arkadaşlık yapma! Seni Allah’tan uzaklaştıran her ne var ise hayatında, ondan uzak dur.

Unutma sen bir kulsun o yüzden kulluğunla zıtlaşan bütün insani vasıflardan çık. Çık ki, Hakk’ın çağrısına icabet etmiş ve O’nun huzuruna yaklaşmış olasın.Ancak ve ancak Allah’a kul olanlar gerçekten hür ve serbest olabilirler. Allah’a kul ol ki özgür olabilesin.

Ey yolcu!Rıza makamına yönel; lütfun da hoş, kahrın da hoş demesini öğren.Bil ki; sana verilmeyip menedilen bir şeyden dolayı elem duyman ve üzülmen, bunun Allah’tan olduğunu bilmemenden ileri gelir! Rabbinin karşısında aczini bil ki; Rabbin seni kulların karşısında aciz bırakmasın. Şükürsüzlükten uzak dur, her halükarda hamdetmeyi bil, şükretmeyenin hali şudur ki; nimetler kaybolup gider de; o da onların peşine düşer. Sen şükür ipi ile nimetleri bağlamaya bak.

Ey Yolcu!Allah katında benim yerim ve kıymetim nedir diye zaman zaman kendini sorgula; bırak dışarıya bakmayı kendine bak, kendine yönel. Ne yapıyorsun, nerede duruyorsun, neye hizmet ediyorsun, ne istiyorsun? Unutma! Senin O’ndan istediğin şeylerin en hayırlısı O’nun senden istediğidir.Şunu bil ki; her türlü günah ve şehvetin temeli ve kaynağı nefisten razı olmaktır. Her türlü itaat ve iffetin kaynağı ise ondan razı olmamaktır.

Ey yolcu! Unutma tefekkür kalbin kandilidir. Kalbini ışıksız ve gıdasız bırakma. Bir eşyadan diğer eşyaya boş boş seyahat edip durma! Yaratılmıştan yaradan geç. Yok olmayan bir izzet ve şerefin seninle olmasını istiyorsan, ölümlü şeylere meyletmeyi bırak. Ey yolcu ne garip, hüzün içindesin,  yoksul olduğunu düşünüyorsun. Ama şunu unutma! Ne ki senden alınmıştır, o senin hayrınadır. Sen içindeki yoksulluğu hisset, içindeki yoksulluktan kurtulmaya bak.

Evet, ey yolcu, işte görüyorsun, yol her daim bir inşa edicidir. Yolun inşa edebilmesi yoldaki işaretlere ne kadar bağlı kaldığına, levhalara ne kadar uyduğuna bağlı. Özünde özü nedir bilir misin? Yolu bileceksin… kendini bileceksin… Rabbinibileceksin… Ve elbette Rabbinizin karşısında haddinizi bileceksin…