Eğitim-Bir-Sen: Konunun takipçisi olacağız

28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanığın yargılandığı davada karar verildi. 21 sanık müebbet hapis cezasına çarptırılırken, 68 sanığın da beraatine hükmedildi. Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şubesi kararı değerlendiren bir açıklama yaptı ve "Bu karar, darbe heveslilerinin bu meşum fiile tevessül etmeden önce bin kez daha düşünmelerini sağlayacaktır" dedi. Sendika, hala mağduriyet yaşayanlar için de konunun takipçisi olacaklarını duyurdu.

16 / 04 / 2018 17:03

28 Şubat darbesine ilişkin 103 sanık hakkında açılan davada mahkeme heyeti, yaklaşık 5 yıl süren davanın sonunda kararını açıklandı. Emekli komutanlar Çevik Bir, İsmail Hakkı Karadayı, Erol Özkasnak, Fevzi Türkeri, Çetin Doğan, İlhan Kılıç ile Eski YÖK Başkanı Halil Kemal Gürüz'ün aralarında bulunduğu 21 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Davada müebbet hapis cezasına çarptırılan 21 sanığa, yaş ve sağlık durumlarından dolayı, adli kontrol hükümleri kapsamında yurt dışı çıkış yasağı ve karakola imza verme şartı getirildi. Mahkeme, 68 sanık hakkında da beraat kararı verdi.

Kararın ardından Eğitim-Bir-Sen Şanlıurfa Şube Başkanı İbrahim Coşkun yazılı bir açıklamayla kararı değerlendirdi. "Bu karar, darbe heveslilerinin bu meşum fiile tevessül etmeden önce bin kez daha düşünmelerini sağlayacaktır" diyen Coşkun kararın yansımalarını, eleştiri ve taleplerini 5 maddede şöyle sıraladı:

1- Davanın darbeden 16 yıl sonra açılmış olması darbecilere delilleri karartılabilmek için yeterli zamanı kazandırmış, birçok delile ulaşılması mümkün olmamış, adaletin hakkıyla tecellisi gerçekleşememiştir.

2- Davadaki bu gecikme sonucunda; 4 kişinin vefat etmiş olduğundan, 10 kişinin de zamanaşımından dolayı haklarındaki dava düşürülmüştür.

3- Rahatlıkla diyebiliriz ki 12 Eylül darbecileri yargılanmış olsa 28 Şubat darbesi olmayacaktı. Aynı şekilde, 28 Şubat davası daha erken açılmış ve daha erken sonuçlanmış olsa idi belki de 2002-2010 yılları arasında ordu içindeki darbe heveslileri darbe planları yapamayacak, siyasete o denli müdahil olamayacak, 27 Nisan e-muhtırasını yayınlayamayacak ve en önemlisi de 15 Temmuz darbe girişiminin önüne geçilmiş olabilecekti.

4- Davada, dönemin YÖK başkanı Kemal Gürüz ve YÖK üyesi emekli asker Erdoğan Öznal dışında darbenin sivil yapılanmasındaki kişiler yer almamış, dolayısıyla davanın sivil ayağı yargılanmamıştır. Bu yönüyle adalet eksik kalmış, kamu vicdanı tam manasıyla rahatlatılmamıştır. Bu nedenle davanın sivil ayağı; yargıdan medyaya, bürokrasiden siyasete, ekonomiden STK ayağına kadar bütün yönleriyle yargıya taşınmalıdır.

5- 28 Şubat darbesinin yargılanması, darbecilerin ceza alması adaleti tesis etmenin sadece bir yönünü oluşturmaktadır. Adaletin her yönüyle tesisi için, o süreçte bugün müebbet hapse çarptırılan darbecilerin mağdur ettiği ve halen de mağduriyetleri devam eden kişilerin mağduriyetlerinin sonlandırılması ve tazmin edilmesiyle mümkün olacaktır. 28 Şubat darbesinin yasakçı düzenlemelerinin ortadan kaldırılmasına ve darbelerle hesaplaşılmasının yanında darbe mekaniğini ortadan kaldıracak her türlü yapısal düzenlemeye de aktif destek veren bir kuruluş olarak, baştan beri takipçisi olduğumuz 28 Şubat darbe davasının sonucunda darbecilerin müebbet hapisle tecziye edilmesini oldukça önemli buluyoruz. Verilen kararı “dosya içerikleri ve mevcut deliller” bakımından büyük oranda adaleti sağlamış bir karar olarak değerlendiriyoruz.

‘TAKİPÇİSİYİZ’

Coşkun, hala mağduriyetlerin devam ettiğine dikkat çekerek,  "Adaletin tam anlamıyla tecellisi için; darbenin sivil ayağının da yargılanması ve 28 Şubat uygulamaları ve brifingli yargı kararları nedeniyle halen mağduriyet yaşayanların mağduriyetlerinin giderilmesi için sürecin takipçisi olacağımızı tekrar ifade ediyoruz" dedi. (HABER MERKEZİ)