‘Şanlıurfa bir ‘Lezzet Diyarı’dır’

Hürriyet’teki köşesinde Şanlıurfa’ya dair izlenimlerini yazan Ünlü Gurme Mehmet Yaşin, "Aslında Şanlıurfa bir ‘Lezzet Diyarı’dır" dedi.

06 / 02 / 2018 13:34

"İlk defa bir Urfa ziyaretimde üşüdüm ve çok ıslandım. Çünkü bir kış günü ilk gelişimdi bu sıcak ve kurak kente. Şanlıurfa’nın binbir yüzü var. Onun için her gidişimde başka bir yüzüyle karşılaşırım. İşte bu sefer karşılaştıklarım..." bu sözler Hürriyet yazarlarında Mehmet Yaşin'e ait. Yaşin, Şanlıurfa'ya bir ziyaret gerçekleştirdi ve gözlemlerini Hürriyet'teki köşesinde kaleme aldı. Gurme kimliğinden dolayı özellikle kentin yöresel lezzetlerini aktaran Yaşin, "Aslında Şanlıurfa bir ‘Lezzet Diyarı’dır" dedi. İşte Yaşin'in "Urfa’nın tatlısı, acısı" köşe yazısı:

Urfa’ya ‘Camiler Kenti’ derseniz yanlış olmaz. Çünkü burada her köşede bir cami vardır. Kimi asırlar öncesinden kalma, kimi yakın geçmişte yapılma. Hepsinin ayrı bir karakteri var. Buraya ‘Hanlar Kenti’ diyeniniz de olabilir. Bu da yanlış olmaz. Çünkü Osmanlı döneminden kalma tam 11 tane büyük han var. Urfa’ya ‘Çarşıkent’ diyenler de çıkabilir. Bunu diyenler de aslında haklıdır. Şanlıurfa, İstanbul, Bursa ve Edirne’den sonra kapalıçarşı bakımından Anadolu’nun en önde gelen ili.  Kente ‘İsot Diyarı’ da denebilir. Çünkü bu biber Urfa’nın her şeyidir, onsuz hiç bir yemek pişmez.

Aranızdan biri çıkıp da, “Buranın adı Peygamberler Şehri olsun” derse, onu fazla ciddiye almazlar. Çünkü Urfa’nın diğer adı zaten ‘Peygamberler Şehri’. Dünyanın en eski tapınaklarının burada bulunduğunu, Musevi, Hıristiyan ve İslam dinlerinin atası olan Hz. İbrahim’in burada doğduğunu, Lut Peygamber’in burada yaşadığını, Yakub Peygamber’in Harran’da bulunduğunu, Eyyub Peygamber’in burada öldüğünü, Şuayb Peygamber’in Harran kentinde yaşadığını dünya alem bilir. Birisi kalkar da “Urfa ‘Efsaneler Şehri’dir” derse çok doğru söylemiş olur. Çünkü burada anlatılan efsaneler masal kitaplarında anlatılanlardan da daha ilgi çekici.

GÜN CİĞERLE BİTER, CİĞERLE BAŞLAR

Aslında Şanlıurfa bir ‘Lezzet Diyarı’dır. Ama kafalarda yanlış bir kanı kalmıştır. Şöyle ki; Urfa deyince akla gelen kebap, ciğer, çiğköfte, lahmacun ve kadayıf gelir. Halbu ki mutfaklarda saklanan yemekler hem çok çeşitli hem de çok lezzetli. Urfa’nın yemeklerinin adları bile insanın ağzını sulandırır: Çağla aşı, soğan tavası, isot çömleği, saç kavurması, erik tavası, semsek, ağzı açık, ağzı yumuk, masluka, lebeni, duvaklı pilav, firikli pilav, ciğerli bulgur pilavı, lıklıkı köfte, köfteli erik, tiritli köfte, yağlı köfte, çiğ köfte, kıyma kebabı, kemeli kebap, tike kebabı, tepsi kebabı, lahmacun, balcanlı kebap, ciğer kebabı, içli köfte, peynirli ekmek... Tabii hepsi bu kadar değil, listeden cımbızladıklarım bunlar.

Urfa’da gökyüzü, gece yarısından sabah ezanına kadar ciğer kebabı kokar. Kentte gece ciğerle biter, gün ciğerle başlar. Bunun nedeni de ‘sıcakta ciğer yenmez’ düşüncesidir. Onun için güneşin toparlanıp gitmesi beklenir. (HABER MERKEZİ)