SESSİZ OLAN ŞU SONBAHAR


28 / 12 / 2017 13:03

Kocaman olan şu şehirde, herkes yabancı, herkes sessiz adeta!

Kaç tane sonbahar geçmiş bu şehrin üzerinden bilmiyorum ama; bildiğim tek şey, bu sonbahar çok şey alıp götürdü benden, vermemek üzere!...
Bir ağaç misali, bütün yapraklarım döküldü bir bir, artık eskisi kadar; kelebekleri de misafir edemiyorum.
Ben ilkbaharı özlemekte ve onun yolunu gözlemekteyim, ilkbaharımı istiyorum! Sonbahar, sessizlikiçinde sessiz kalan yabancıhislilerin olsun… Yarım kalan umutlarım, bu şehirde, bu dünyada! Artık eskisi gibi haykırışım inletmiyor gökyüzünü, çünkü çok yoruldumve yorgunluğumla sessizce yürümekteyim istikbaldeki menzile!

Artık gözlerimden eskisi kadar yaşlar da akmıyor, dolu olan şu yüreğimde; her şey sanki misafir gibi geliyor bana!
Şu sonbaharın alıp götürdüğünü, bana hangi bahar verebilir onu da bilmemekteyim?
Bir zemheri soğuğu adeta, dayanmış gönül diyarıma ve kurutmuş ellerimi avuçlarımı…
Yüreğimi hiç sormayın; orası zaten,bir orman gibi tutuşmuş yanmakta!

Bir umudum vardı, benim şu dünyada; her şeyin güzel olacağına dair. Savaşlar olmayacak ve bebekler katledilmeyecekti…
Bir çocuk babasının ölümünü, ömrünün baharında seyretmeyecek; annesinin feryatlarına ortak olmayacaktı…İşte bir umudum vardı, bir umut ve güzel yarınlara dair beklenen bir umut…

Bu nasıl bir sonbahar ki, her şeyimi alıp götürdü benden; beni garipler diyarında, takatsiz ve mecalsiz bırakmış, artık yürüyemiyorum…
Ve ben de sessizlik içerisinde, sessiz kaldım, şu sonbaharın bana sessiz kaldığı gibi.
Beşikten mezara kadar, bir hayat seyrediyor yanı başımızda. Masumların çığlığı, yırtıyor yüreğimizdeki şefkat zarını; güzel yarınlara dair umutlarımız ise; bir bir dökülüyor tıpkı, sonbaharda sararmış,yaşlı bir ağacınyaprakları gibi!

Vemasum çocuk çığlıklarını, anne feryatlarını, tüm dünya; ihtiyarlaşmış bir sonbahar ağacı gibi solgun haliyle,sadece seyretmekte! Ey dünya! Sana ne oldu? Olup bitenleri göremeyecek kadar kör; duyamayacak kadar sağır mı oldun? Umutlarım tükenmek üzere, şu sonbahar da dökülen kurumuş ağaç yaprakları gibi her an biraz daha eriyip küle dönmekte!

Sessiz sonbaharın sessizliği içinde, burası kaybolmuş bir şehir,bir başka dünya adeta! Burası yarım umutlarla dolu, yola devam eden insanların meçhul diyarı. Ve sonbahar, sessizlik içinde sessizliğini korumakta; belki de az sonra göçe hazırlanmakta!
Ben ise, dünyaya ait bir avuç toprak parçasının bir köşesinde; düşlediğim umutlarımla baş başa kalmış, güzel yarınların ulaklarını beklemekteyim!...

Zeynebgül YILMAZ