Aç olan insanların halini en iyi anlayabilmekancak aç kalmakla mümkündür. Ramazan orucu açlık çeken insanların halinianlamak için mükemmel bir uygulamadır. Zaten Ramazanın hikmetlerinden biri deaçlık çeken insanların halini anlayabilmektir.

 “Komşusu açiken tok yatan Müslüman olamaz” prensibi insanların dünyanın neresinde olursaolsun aç olmaması gerektiğini ortaya koymaktadır. Zira bu hadis-i şeriftebelirtilen “komşu” kavramında din belirtilmemiştir. Yani hangi dinden olursaolsun bir Müslüman’ın komşusu “aç” olmamalıdır. Müslümanlar aç olan komşularıiçin seferber olmalıdır.

İnsanların, dünyanın hemen her yerinde yaşanansavaş, yokluk, fakirlik ve bunların doğal sonucu olarak da açlık dramına dikkatçekmek için internette sayısız slayt, video vb. iletişim mesajları hazırlayıpyayınlamaktadır. Görsel ve yazılı basın, tüm yönleriyle duyurular, ilanlaryapmaktadır. Nerede olursa olsun yaşanan açlık ve sefalete dikkat çekebilmekiçin çığlıklar atılmaktadır. Bu çabalar sonucunda açılan yardım kampanyalarındainsanlar, ya cami çıkışlarında bir miktar nakdi yardım ile veya cep telefonlarıile SMS çekerek yardımda bulunmaya çalışmaktadırlar. Bu olaya en azındanduyarsız kalmamaktadırlar. Bu sevindirici ve takdire şayan davranışlardır tabii.Ancak insanların görevinin bu şekildeki yardımlarla bitmediği kanaatindeyim.

Bence bu açlık ve insanlık dramını anlayabilmek veders alabilmek için Ramazan ayı büyük bir fırsat olarak algılanmasıgerekiyorken maalesef tam tersi bir durum oluşmaktadır. Zira bu gün varlıkiçinde olan (başta Müslümanlar olmak üzere) tüm insanlar, müthiş bir israf vesavurganlığın içindedirler. Sadece Ramazan ayında her gece binlerce ton yemekve milyonlarca ekmek çöpe atılmaktadır. Genel olarak İftar menülerindeneredeyse kuş sütü dahi bulunurken, Aynı dünyanın başka bir köşesindeinsanların bir lokma dahi bulamaması başka nasıl izah edilebilir?

Geçen gün teravih çıkışı caminin yakınındaki çayocağında birkaç arkadaşla birlikte çay içmek amacıyla otururken, yan masadaoturan yaşlı ve orta yaşlı sayılabilecek birkaç kişinin sohbetine istemeyerekde olsa kulak misafiri oldum. Birbirlerine “Haci” diye hitap etmeleri enazından bazılarının hac vazifesini de ifa etmiş bilinçli Müslümanlar olduğunugösteriyordu. İçlerinden sesi gür çıkan biri anlatıyordu.

“Ben iftarda et olmadı mı yiyemiyorum kardeşim.Mutlaka et olacak yemeklerde. Hayır, Ramazan olmasa da ben böyleyim. Sebzeyemekleri yiyemem kardeşim. Ne yapayım elimde değil. “Söylemesi ayıptır” amaben günde iki veya üç kilo kırmızı et alırım. En az yarım kilosu kara ettir.Çiğ köfte için.”

Diğer arkadaşları da arda sırada” bende öyle”şeklinde küçük müdahaleler yaparak can kulağı ile dinlerken, arada bir deçaylar tazelenip tekrar sohbet koyulaştırılıyordu. “Hacı” devam ediyordu anlatmasına:

“Geçenlerde, geçenler dediysem epey oldu. Daha kış mevsimiydi. Eve gittim. Evdedeğişik bir koku var. Nedir ne değildir diye sordum. Meğer bizim hanım muhacir(Urfa’lıolmayan) bir komşusunun aklına uymuş, bu gece de sebze yemeği yapayım demiş vegitmiş karnabahar almış. Tencerenin kapağını açmamla midemin bulanması biroldu. Aldım tencere ile beraber çöpe attım. Odur budur hanım artık böylemuhacir yemekleri yapmıyor. Ya bizim buralarda böyle yemek olmaz kardeşim. Olurmu? Siz söyleyin”

Diğerleri de “olmaz” diyerek tasdik ediyorlardı.

Bu anlatımdan sonra diğer arkadaşları epey keyifalmış olmalı ki, uzun süre kahkahalarla güldüler. Adamın “söylemesi ayıptır”demesi ilgimi çekmişti. Ayıp olduğunu bile bile söylemesi daha vahim birdurumdu.

 Ramazanayında Teravih namazı çıkışında yapılan sohbetin şekline ve içeriğinebakıldığında insanların dünyanın her yerinde yaşanan, savaş, kıtlık, kuraklık,açlık ve sefaletten nasıl dersler alınması gerektiğini, üç beş liralık nakdiyardımların sadece lokal çareler olduğunu ve özellikle Müslüman toplumların buşekilde israf içinde olmamaları gerektiğini ortaya koymaktadır.

İnsanlığın başına bela olan kıtlık, açlık, sefaletgibi sıkıntılar aslında tüm Müslümanların ve insanların ibret alması noktasındada önemli bir durumdur. İsrafın, savurganlığın, har vurup harman savurmanınönüne geçmek için önemli bir fırsattır.

Dünyada her gece en az sekiz yüz milyon insan açolarak uyurken, karnabahar yemeğini tencere ile birlikte çöpe atmak hangidinin, hangi görüşün veya hangi insanlığın nesrinde yer alabilir ki…

Hayırlı ramazanlar dileğiyle…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.