Adalet; Aziz ve Celil olan Allah'ın Adl/Adil olan sıfatı olup, insanların içtimai ilişkilerinde gerek fert, gerek toplum ve gerekse devlet bazında; birbirlerine karşı adil davranmalarını ayakta tutan mekanizmanın adıdır. Adalet kaim olduğu oranda, zulüm ve zalimlik yerle yeksan olur. Yaşadığımız modern dünyada, özellikle İslam alemi; Allah'ın hükümleriyle hükmetmediklerinden dolayı, Adalet ilkesinden sapmış olan zalim yöneticilerin ceberrutluğuna mahkum hale gelmişlerdir.

Egemenliğin kayıtsız şartsız Allaha ait olduğuna rağmen; İslam aleminde bugün, ulus ve milliyetçi devletçiklerin çoğalması, Ümmet arasına sun'i sınırların çekilmesi, dolayısıyla Tevhid inancı yerine mekteplerde beşer mahsulü mufredatların okutulması neticesinde; Müslümanların İslami devletin vücut bulması, vahdet-i Ümmet diye bir dertleri kalmadı neredeyse!... Batının ayak oyunlarına kanıp ve düşmanlarına yenik düşen Müslüman cemiyetler, gavurun icadı olan Demokrasi ve laikliğe aşık oldular. Şimdi, bakıldığında Müslümanım diyen birçok kimsenin; kraldan daha kralcı oldukları tabirle, Batı menşeli ideolojileri sahiplenmekle, yarışı önde götürüyorlar (!)

Seçilmiş kadroların kahır ekseriyeti, çıraklık ve kalfalık dönemlerinden sonra ustalık (!) dönemine girdiklerinde; seçmenlerin karşısına, özellikle İslami ve insani argümanlarla çıkıp onları kandırmaya çalışırlar. Günümüzde, hızlı iletişim araçlarının hayatta girmesiyle birlikte; indir kes yapıştır kolaycılığı, zalim politikacıların işini bir hayli kolaylaştırmıştır.

Allah Teâla (c.c) Nahl suresi ayet 90, da şöyle buyuruyor: "Şüphesiz Allah, adaleti, iyiliği ve yakınlara vermeyi (yardım etmeyi) emreder, fuhşiyattan/edepsizlikten, kötülükten ve azgınlıktan da nehyeder/alıkoyar. Belki düşünür/ibret alırsınız diye size öğüt veriyor." Evet, Aziz ve Celil olan Rabbimiz, Adalet sahibi olmamızı, iyilik yapmamızı, yakın akrabayı gözetip el uzatmamızı, emrederken; her türlü fuhşiyattan edepsizlikten ve hakka karşı isyan etmekten de bizi men eder, düşünüp Akıl edelim diye Yüce Rabbimiz bize öğüt verir. Peki, Modern asırda, Adalet ilkesi ne kadar işlev görmektedir acaba?

Bakıldığında, Modern dünyada; Müslüman ve Müslüman olmayan toplumların, Aziz ve Celil olan Allah'a ait olan kayıtsız şartsız Hakimiyetini inkar ettikleri görülmektedir. Allah'ın emirlerine göre, kendilerini idare etmeyen toplumların/devletlerin; Adalet ilkesini istismar ederek insanları kandırdıkları malumdur. Kur'an, hüküm Allah'ındır diye bizi uyanırken; dünyanın kahır ekseriyetinin, hayır, hakimiyet insanlarıdır demekle nasıl zalim olduklarını ortaya koyduklarını görmekteyiz. Mekke müşrikleri de Allah'a inanıyorlardı ancak, Allah göklere hükmetsin bizim dünyadaki işlerimize karışmasın diyorlardı. Ne fark eder ki, ha dün, ha bugün? Aynı insanoğlu ve aynı zihniyet.

Yaşadığımız toplumda da, aynı zihniyet müdafaa edilmiyor mu? Peki, Demokrasi, Laiklik ve izmler neyin nesidirler acaba. Müslüman olan birinin, kafirin icadı olan beşeri ilkelere neden ihtiyaç duyar? Şöyle bir İslam âlemine baktığımızda, hasbelkader kader hemen hemen; dört bir bucağında, ecnebi kanunlarını anayasa olarak kabul edip onunla kendilerini idare ettiklerini görüyoruz. Allah'ın Şeriati'nin durduğu yerde, küfrün kanunlarına neden ihtiyaç duyuluyor ki? İşler böylece, dünyadaki beynelminel zalimler; zulüm/zulümat olan düzenlerini Adalet kılıfıyla kamufle edip, dünyayı yaşayamaz bir yer haline getirdiler. Özelde Politikacılar, genelde halkların çoğunluğu bu gün, Aziz ve Celil olan Allah'ın Şeriat sistemine karşı büyük bir alerjiyle dolu oldukları görülmektedir ki, bu tamamen cehaletten kaynaklanan bir düşüncedir. Peki, neden? Çünkü dünyadaki Emperyalist güçler, İslâm coğrafyasını parselleyip suni sınırlarla birbirinden ayırıp devletçiklere böldükten sonra; oradaki insanların başına kendi adamları olan/kukla yöneticiler yerleştirdiler. Ve söz konusu hayin/ajanlar, sihirli hurafelerle, içi boşaltılmış kavramlarla insanları morfinleyip uyuttular. Son bir asırdır, İslâm âlemi hala derin uykusundan uyanamadı, çünkü o gün; narkozu yüksek dozda aldıkları için, uyanmalar bir hayli zaman aldı!... Hulusi kelam, herkes Adaletten bahseder; ama Adalet satırlarda ve duvar yazılarında... Ah Adalet ve ah Adalet diyoruz... kalın sağlıcakla efendim...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.