Geçengün bir ilköğretim okulunun dağılma saatine şahit oldum. Paydos zilininçalmasıyla birlikte okulun çıkış kapısından küçücük öğrenciler büyük bir hızlakoşmaya başladılar. Bendi yıkılmış barajın delice akıntısı gibi akıyorlardı.Birbirlerini iterek, tekmeleyerek bağırtılarla ve büyük bir gürültüylekoşuyorlardı. Adeta büyük bir canavardan korkmuş, canını kurtarmak için vargüçleriyle kaçan ceylanlar gibi,ya da bir fırsatını bulup cezaevinden kaçanmahkûm gibi kaçıyorlardı. Her biri sırtlarındaki çantalarıyla, çizgi filmlerdeiki ayak üzerinde yürüyen kaplumbağaları andırıyordu. İnanın, abartısız olarakgördüğüm genel manzara buydu.

Çocuklarıngenelinin okuldan çok sıkıldıkları, okulu bir düşman gibi gördükleritavırlarından okunuyordu. Günlük ders saatlerinin usandıracak ölçüdekendilerine ağır geldiği anlaşılıyor. Kış günlerinde okuldan çıkış saatiyatsıyı buluyor. Soğuk, yağış ve karanlık, okuldan çıkışı çekilmez bir halegetiriyor. Günler uzadıktan sonra bu sorunlar ortadan kalkıyor ama ders yükününfazlalığı yine de küçük çocuklara ağır geliyor.Üzülerek belirteyim kiçocukların en sevdiği dersler boş derslerdir. “Ders boştur, haydi evlerinizegidin!” denildiğinde çocuklar için bayram oluyor. Oysa ben hatırlıyorum,çocukluğumda derslerin olmadığı, okulun kapalı olduğu günler bizim için hüzünvericiydi. Bir an önce okula gitmek isterdik.

Öğrencilerindağılması sırasında gördüğüm manzaranın daha vahim ve düşündürücü olan tarafıise çocukların çoğunun aile içinde merhamet eğitimi almamış olmalarıydı. Birbirlerini itmeler, tekme atmalar, hiç bir sebep yokken önde ya da yandakinesataşıp dövüşmeler bu vahim durumun belirtilerinden bazılarıdır. Bir erkekçocuk kendi gibi yolunda giden bir kız çocuğunu tam bir su birikintisininkenarına geldiğinde iterek düşmesine sebep oluyor. Daha birinci sınıfta olduğuanlaşılan küçük kız çocuğu kendisi kadar çantasıyla, o pis su birikintisiiçinden ağlayarak kalkmaya çabalıyor. Ötekisi ise bu duruma keyiflenerek gülüyorve oradan uzaklaşıyor. Bu yalnız değil, bir birlerini düşürenlerin hayli çokolduğu gözleniyor.

Ailedeçocuklara merhamet, büyüklerine saygı gibi bir eğitimin verilmediğinianlıyoruz. Çocukların kendilerini uyaran büyüklere karşı da takındığı kaba veedepsiz tavır da bunu açıkça göstermektedir.

Çocuklarınyaptıkları olumlu-olumsuz her şey büyüklerinden ve ailede gördüklerindenibarettir. Aslında her doğan çocuk masumdur, tertemizdir. Ama baba ve annesiverdikleri yanlış eğitim ve gösterdikleri olumsuz tutum ve davranışlarnedeniyle o tertemiz çocuğu kirletirler;gerçekten suç işlemeye aday halegetirirler. Kabalığı öğreterek sevimliliğini sevimsizliğe dönüştürürler.

Hz.Ali (RA)’ın:“çocuk babasının sırrıdır!”sözü, baba-çocuk ilişkisininsırrını açığa çıkarmıştır. Çocuğun babasından birçok karakter,tavır ve huyaldığını ortaya koymuştur. Çocuk her yönden babasından etkilenir. Belli biryaşa kadar çocuğun model aldığı tek kişi babasıdır. Babada sır olan birçokgizlilikler çocukta ortaya çıktığı gibi, babanın halk içinde değil de evortamında gizlice verdiği eğitim çocukta gün yüzüne çıkar, çocuk onu eleverir.Dışarıda medeni olarak gördüğümüz birçok kişi, aile içinde eşine veçocuklarına karşı kabadır, çocuk buna özenerek kabalık yapmayı öğrenir.

Anne,çocuğun gözü önünde, karıncaları terlikle öldürse, kediyi kovalasa çocukmerhametsizliği öğrenir. Ama gördüğü karıncayı “vay yavrucak, ayakaltındaezileceksin” deyip şefkatle alsa ve onu zararsız bir yere bıraksa, çocukmerhameti,nezaketi öğrenir.

Özellikleerkek çocuklarda görülen kaba ve şımarık tavırlar,aile içinde erkek çocuklarınkız çocuklardan daha ayrıcalıklı tutulduğunu da gösterir. Aileden başlayanayrıcalıklı haklar olgunluk dönemlerinde de katlanarak devam etmektedir. Bu iseİslam’ın kaldırdığı cahiliye adetlerine dönüşün belirtileridir.

Erkekçocuğun aşırı şımartılması, kabalığın teşvik edilmesi ve kabalıkta aşırılığın“erkeklik” sayılması gibi ailevi tutumlar, ileriki hayattatamiri imkânsız yaralar açmakta, nezaketten uzak,ahlaki değerlerden yoksun birtoplumun oluşmasına neden olmaktadır. Oysa dünyanın en nezaketli ve enmerhametli insanı olan Allah’ın Resul’üne ümmet olmak en başta nezaketli olmayıgerektirir. Nezaket yerine masum çocuklara aile içinde verilen kabalıkeğitiminin sonucu olan dehşetli tokatlarını ileriki zamanlarda ailebüyüklerinin kendileri de hissedeceklerdir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6