UA-89691712-1

Şeytanın en temel özelliği aldatmaktır. Hiç bir çıkarı olmadığı ve cehennemlik olduğunu bildiği halde bu özelliğini en etkin şekilde sürdürmektedir. Kur’an-ı Kerim tarafından insanlar şeytanın hile ve tuzaklarına düşmemeleri konusunda bu azılı düşmana karşı sürekli uyarılmaktadırlar. Asıl adı Azazil iken, Âdem’e secde emrine itaat etmeyince “İblis” adını alan şeytan, lanetlenip kovulmuştur.O gün bu gündür,kötülükleri süslü ve güzel göstererek insanları kandırmaya çalışmaktadır.Şeytanın, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, yeryüzünde kötülükleri süsleyerek onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım!” dediğini Kur’an-ı Kerim bildirmektedir. (Hicr, 39-40.)Şeytan, Allah’a içtenlikle bağlanan ihlâslı imana sahip kulları kandıramayacağını itiraf etmiştir. Yüce Allah samimi imana sahip olmaya dikkat çekerek,“İşte bu, bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur” buyurmuştur.(Hicr, 41-42)

İhlâs vasfını kazanmış tahkiki iman, insanı azgınlıktan ve şeytanın oyuncağı olmaktan kurtarır. İçindeki bencillik duygusunu kontrolü altına alamayacak ölçüde zayıf imana sahip olanların, ne yazık ki şeytanın tuzağına düşme riski yüksektir. Dünyalık bir çıkar için hile yapmak, insanları kandırmak, kontrolsüz bencilliğin etkisiyle şeytanın tuzağına düşmekten ibarettir. Başka bir deyişle, insanları aldatmaya çalışan insanın kendisi şeytana aldanmıştır. Çünkü aldatmak,  şeytanın mesleğidir. Şeytanın safına katılan kimsenin müminlerin safında yeri yoktur. Buna işaret etmek üze Peygamber (ASV) “Bizi aldatan bizden değildir.”Buyurmuştur. (Müslim, İman, 164, Hadis no: 283.)

İnsanı azgınlaştıran ve şeytanın mesleği olan aldatmaya yönelten iki sebep vardır:

Birisi:kontrol edilemeyen bencillikduygusundan kaynaklanan “çıkarcılıkhevesi”dir.Yalnızca kendi çıkarını gören, başkasının zararına karşı gözleri kapalıdır. İşte bu, insanları aldatmaya yönelten kışkırtıcı bir güç olur.Her türlü hırsızlık, yolsuzluk gibi başkasının zararına yol açan çıkarcılık bu damardan beslenir.

Diğeri de:  yine bencillikten kaynaklanan “kibirlenme fikri”dir.Başta ırkçılık olmak üzere bütün insanlık dışı olumsuz fikirler de bu damardan beslenir. Şeytanı şeytan yapan özellik, budur. Çünkü Cenab-ı Hak, “'Ben emrettiğimde seni secde etmekten alıkoyan nedir?”diye sorunca, İblis, kibrini ortaya koyarak: “Ben ondan üstünüm, Sen beni ateşten, onu ise topraktan yarattın.”demişti. (A’raf, 12)

Kibir ve gurur, kişinin kendini aldatmasından ibarettir. Her ne sebeple olursa olsun insanları aldatanlar, aslında kendileri aldanmış kimselerdir. Gelip geçici bir dünyalık için ebedi hayatı karartmak,korkunç bir aldanıştır.

Kul olma itibariyle herkes eşittir; bir kulun diğer kullardan bir üstünlüğü yoktur. Buna rağmen üstünlük taslayanlar, şeytandan ders alarak kendilerini aldatmışzavallılardır.Gözlerini yumarak geceyi getirdiklerini sanan ahmaklardır. Oysa göz yummakla gece olmaz; gözünü kapayan yalnız kendine gece yapar. Aynen bunun gibi kendini büyük zannetmekle büyüklük olmaz.

Öğrencilik yıllarımda kaldığımız mahallede dolaşan bir deli vardı. Kendisini o şehrin belediye başkanı zannediyordu. Tek başına sürekli sokaklarda dolaşır, beraberinde kalabalık bir ekip varmış gibi, çevresine talimatlar verirdi. Bazen durur ve “arkadaşlar, burayı düzeltelim, bu duvar iyi olmamış!” derdi. Yanında yardımcıları, müdürleri, basın mensuplarından oluşan bir kalabalık bulunduğunu zannederdi. Hiç kimse, gerçekte belediye başkanı olmadığını kendisine kabul ettiremezdi. Bana göre üstünlük taslamak, o delinin zannından daha divanece bir yanılgıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.