KONUŞULMAYAN ÂMEL: "ALLAH YOLUNDA CİHAD" (I)

  Cihad; yeryüzünde fitne ve fesadın iktidarlarlarına son vermek, tüm insanların (Müslim ve gari müslim) Adalet mekanizması dahilinde; ve hukuk önünde eşit bir şekilde, hür ve huzurlu bir ortamda yaşamaları için, fi-sebilillah yapılan bir fiili ve her türlü gayretin adıdır...   Cihadı, Büyük Türkçe Sözlükte; Mehmet Doğan birkaç madde halinde şu şekilde sıralamış: "(A.i.) 1. Allah'ın rızasını kazanmak için din düşmanları ile yapılan harp, mukaddes savaş. 2. İslam uğruna çalışma, Allah yolunda mücadele; iyiliği hakim kılmak kötülüğü yok etmek için faaliyet gösterme. Cihad Müslümanlara farz kılınmıştır. Cihadımız fikir cephesinde, ruh cephesinde yapılacaktır- Nureddin Topçu. 3. Darü-l harbi, müslümanların hâkimiyeti dışındaki toprakları Darü-l İslâma çevirmek için yapılan savaş. 4. İnsanın kendi nefsiyle mücadele etmesi. (Cihad maddesi) Cenâb-ı Hak Kur'ân'da “Allah uğrunda hakkıyla cihat edin” (22/Hac/78) buyurmuş ve “Her kim cihat ederse, ancak kendisi için cihat etmiş olur. Ulaştıracak yollarımızı göstereceğiz. Şüphesiz, Allah kendi uğrunda cihat edenlerle beraberdir” (29/Ankebut/69) Hafif ve ağır savaş teçhizatlarıyla savaşa çıkınız. Mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda cihad ediniz. Şayet bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. (9/Tevbe 41) Allah’a ve Ahiret Günü'ne iman edenler, malları ve canlarıyla savaşmaktan (geri kalmak için) senden izin istemezler. Allah, muttakileri bilmektedir. (9/Tevbe 44)Kâfirlere itaat etme! Ve o (Kur’ân’la) onlara karşı büyük bir cihad ver. (25/Furkân 52)   Kim cihad ederse, kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz ki Allah, âlemlere (ve onların kulluğuna) muhtaç değildir. (29/Ankebût 6) Bizim yolumuzda cihad edenlere elbette (en doğru olan) yollarımızı gösteririz. Şüphesiz ki Allah, muhsinlerle/kulluğunu en güzel şekilde yapmaya çalışanlarla beraberdir. (29/Ankebût 69)Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah’a ve Resûl’üne iman etmiş, sonra da şüpheye düşmeden Allah yolunda malları ve canlarıyla cihad etmişlerdir. Bunlar, sadık olanların ta kendileridir. (49/Hucurât 15)Fitne ortadan kalkıncaya ve dinin tamamı Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın. Vazgeçerlerse kuşkusuz Allah yaptıklarını görmektedir." (Enfal 39)   Cihad ile ilgili, Efendimiz (s.a.v)'den mervi hadisi Şeriflerde bir kaç tanesini aşağıya alalım:   1- Hz. Enes’ten rivâyet edildiğine göre Nebiyy-i Ekrem şöyle buyurmuştur:   “Müşriklere karşı mallarınızla, canlarınızla ve dillerinizle cihat ediniz!” (Ebû Dâvud, Cihat, 17/2504; Nesâî, Cihat, 1, 48)   2- Enes bin Mâlik Hazretlerinden rivâyet edildiğine göre Nebiyy-i Ekrem şöyle buyurmuştur:   “Sabah veya akşam, Allah yolunda birazcık yürümek, dünya ve içindekilerden daha hayırlıdır…” (Buhârî, Cihat, 6)   3- İbn-i Abbâs (r.a) şöyle anlatır: Resûlullah, Abdullah bin Revâha’yı bir seriyye için göndermişti. Bu hâdise, Cuma gününe rastlamıştı. Arkadaşları sabahleyin yola çıktılar, o ise kendi kendine: “Geri kalayım da Resûlullah ile birlikte namaz kılayım, sonra onlara yetişirim” diye düşündü. Nebiyy-i Ekrem ile namaz kılınca, Efendimiz onu gördü ve:   “–Neden arkadaşlarınla birlikte erkenden gitmedin?” diye sordu. Abdullah bin Revâha Hazretleri:   “–Sizinle birlikte namaz kılıp, sonra onlara katılmak istedim” dedi. Resûlullah:   “–Yeryüzünde bulunan şeylerin tamamını infak etsen, onların erken çıkışlarındaki fazileti elde edemezsin” buyurdu. (Tirmizî, Cum‘a, 28/527; Ahmed, I, 224, 256. Ayrıca bkz. Ahmed, III, 438; Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, III, 187) Gerek yazımızın başında vermiş olduğumuz ayetler ve gerekse Efendimiz (s.a.v)'in sahih senedlerle bize ulaşan hadisleri olsun; Müslümanların Allah yolunda, Cihad ibadetini her zaman ve her devirde ifa etmelerinin şart olduğunu göstermektedir.   Yaşadığımız modern çağda, İslâm coğrafyasında, Kur'an ve Sünnet kaynaklı islami bir devletin varlığı olmadığından dolayı: Yeryüzünde fitne ve fesadın iktidarı egemen hale gelmiştir. Bundan ötürü, Müslümanlar; İslam'ın evrensel hukuk/hükümlerini öğrenmek için kafa yoracakları yerde; kalkıp geleneksellik, çağdaşlık, modernlik, Demokrasi gibi tüm dünya insanlığına faydası olmayan meselelere odaklanıp zaman kaybediyorlar.   Aslında, hiçbirimizin vazifesi bu değildi. Düşünün, bugün Müslüman olduğunu söyleyenlerin bir kısmı; İslam Devleti diye bir şeyin olmadığını söyleyip dursunlar. Bu başlı başına bir felaket değil midir? Halbuki, Efendimiz (s.a.v): Kimin boynunda; islam halifesine (Darü-l islamda) veya naibine (Darü-l Harp) bağlılık bey'atı yoksa cahiliyye ölümü üzere ölür diye buyurmaktadır. Devam edecek... inşaallah.