ADİL BİR HALİFE ÖMER İBN-İ ABDÜLAZİZ (R.A)

Yaşadığımız çağda, hemen her yöneticinin, az veya çok âdil yöneticilik ve adaletten bahsettiği bir zaman diliminde; Emevi devletinin sonlarına doğru, Hilafet makamına getirilen, Ömer ibn-i Abdülaziz (r.a)'in iki buçuk yıllık iktidarını kısaca izah etme zarureti hasıl oldu. Hasıl oldu ki, âdil yönetici nasılmış ve nasıl olmalıymış bir kez daha öğrenilsin istedik.  Lafla peynir gemisi yürümez, sözü tamda burada tahakkuk etmektedir. Önemli olan laf edebiyatında başarılı olmak değil, hele kendilerine özel tahsis edilen temiz mekânlarda objektiflere poz vermek hiç değil... önemli olan; iş başına geldikten ve makamla tanıştıktan sonra; kişinin yaptığı icraatları, takip ettiği âdil siyaset ve devlet kurumlarını beli bir düzen içinde dizayn edebilmeyi başarmasıdır... İşte Ömer ibn-i Abdülaziz (r.a), sözü edilen, her gün insanların âdil yönetici diye diye bekledikleri veya ümit ettikleri kişi; Hz. Ömer ibn-i Hattab (r.a)'dan yıllar sonra, hem de onun torunlarından olan âdil devlet başkanı, İslâm'ın halifesi olan kimsedir. Şimdi sözü fazla uzatmadan, Ömer bin Abdülaziz (r.a)'in iki buçuk kısa iktidar döneminde, takip ettiği âdil siyasetini; İslâm tarihi profesörü İhsan Süreyya Sırma hocanın, Tarih şuuru isimli eserinden okuyalım:  Emevi sultanlarından olan Süleyman ibn-i Abdülmelik'in ölümünden sonra, yönetim; Ömer ibn-i Abdülaziz'in eline geçti. Çünkü Süleyman ibn-i Abdülmelik, ölmeden önce, onu O'nu veliahd tayin etmişti.  Ona, seni en çok hayrete düşüren şey nedir? diye soran arkadaşına şu cevabı veriyordu: "Beni en çok şaşırtan şey, bir kimsenin, Allahı bilip, O'na isyan etmesi; Şeytanı bilip, Ona itaat etmesi ve dünyayı bilip ona meyletmesidir."  İki buçuk sene kadar Devlet başkanlığı yapan Ömer ibn-i Abdülaziz (r.a)'in harfiyen uyguladığı siyasetini maddeler halinde şunlardır: 1- Müslümanlar, dünya hayatlarını, Allah'ın göndermiş olduğu son kitap olan Kur'an'a göre tanzim edecekler; Kur'ân'ı bırakıp, başka kaynaklar aramayacaklardır.  2- Hz. Muhammed (s.a.v)'den sonra, hiçbir Peygamber gelmeyeceği için, Sünneti'nden başka takip edilecek bir yol, itaat edilecek bir ahkâm yoktur. Kısaca Kur'an ve Sünnet-i seniyye'ye bağlılık konusundaki kanaatini böyle açıkladıktan sonra, şöyle diyordu: "Bu ümmet Allah'ı Kitabı ve Peygamberi hususunda ihtilafa düşmedi. Onlar dünya menfaat ve nimetleri hususunda ihtilafa düştüler. Onun için de, devlet ve izzetlerini kaybettiler."  Ömer ibn-i Abdülaziz (r.a), Devlet başkanlığına, yâni hilâfete gelir gelmez Devlet'in haksız olarak elkonduğu bütün malları Müslümanlara geri dağıttı. Zerre kadar İslâm'dan taviz vermiyor, Emevi hanedanının kurmuş olduğu devlet terörünü, baskısını, sömürüsünü, despotizmini ayaklar altına aldı.  Ömer ibn-i Abdülaziz (r.a), Allah’a ve O'nun davasına adamıştı kendini. Gerçekten de O'nun için yaşadı ve O'nun için öldü. Kendi için değildi o... Sonra ne mi oldu? Onun adil siyasetini hazmedemeyen, hortumcular, hırsızlar, çarpıcılar ve onların sırtını sıvazlayan perde gerisindeki baronlar ve zalimler; Ömer ibn-i Abdülaziz'in (r.a) ortadan kaldırılması gerektiği konusunda fikir birliği yaptılar.  Hicrî 101. Senede, Halife Ömer ibn-i Abdülaziz, zehir verilerek Şehid edildi... O'nun bu şeklide öldürülüşünün tek bir sebebi vardı: Emevi ailesinin istibdâdina, yolsuzluklarına, İslâm Devletini çarçur etmelerine, Devlet idaresini İslâm kanunlarından uzaklaştırmalarına, zulme, işkenceye son vermesi. Zira onun iki buçuk yıllık kısa hilafetinde, İslâm âlemi tam bir iç huzura ve refaha kavuştu. Hatta ülkenin her bir tarafında, tellalların şöyle bağırdıkları kayıtlıdır: "Borçlular nerede, evlenmek isteyen fakirler nerede? Yoksullar, yetimler, nerede, gelsinler; hepsinin ihtiyacını göreyim." O, şimdi Suriyenin Humus Şehrinde, kendi adıyla anılan caminin bitişiğinde, mütevazı mezarında yatan asil Halife, âdil Devlet Başkanı!... Resûlullah (s.a.v)'ı izledin Hz. Ömer'i rehber edindin! Sana ve davana ne mutlu!  Günümüzde, âdil siyaset anlayışıyla yola çıkan her idareci Müslümanın; Ömer ibn-i Abdülaziz'in Hilafet makamında bulunduğu süre içerisinde, takip ettiği âdil siyasetinden alacakları çok dersler vardır. Zira O, önderi olan Resûlullah (s.a.v)'ı ve dedesi olan âdil halife Ömer ibn-i Hatabın yolundan gitti. İki buçuk yıllık iktidarında, âdil siyaset duruşuyla; tarihte ismini, altın harflerle yazdıran örnek ve Önder bir şahsiyettir... Rabbim, uykudaki bu ümmete; yeni bir Ömer ibn-i Abdülaziz göndersin inşaAllah. Kalın sağlıcakla efendim. 19 Ocak 2023.