BİR SÖZE SABREDEMEYEN, ÇOK SÖZ İŞİTİR

Muhterem Kardeşlerim… * Güzel sözler, petekten damla damla sızan bala benzer. Bunlar, insanın ruhuna tat verir. * Allahü teâlâya isyan etmediği bir dille dua edenin, duası kabul olur. * Üç huy vardır ki, kimde bulunursa, onun zararınadır; Sözünde durmamak, hile yapmak ve zulmetmek. * Hesaba çekileceğini bildiği halde, haram mal toplamaya devam eden kimseye şaşılır. * Müslümanların hayırlısı, insanlara yardım eden ve faydalı olanıdır. * Ehl-i sünnet âlimlerinin, Allah rızası için yazdıkları kitapları okumak saadettir. * Şükrün esası, nimetin sahibini bilmek, bunu kalb ile kabul etmek ve dil ile de söylemektir. * İlmin evveli niyet, sonra anlamak, daha sonra yapmak, ondan sonra muhafaza, en sonra da yaymaktır. * İlim maldan hayırlıdır. İlim seni korur, sen ise malı korursun. Malın bekçileri ölür, ilmin bekçileri ise gönüllerde yaşar. * Herkes seni, Allah’ını sevdiğin kadar sever. Allah’tan korktuğun kadar, senden korkarlar. Allah’a itaat ettiğin kadar, sana itaat ederler. Allahü Teâlâya hizmet ettiğin kadar, sana hizmet ederler. Her işin, Onun için olsun! Yoksa, hiçbir işinin faydası olmaz. Hep kendini düşünme, Ondan gayrıya güvenme, çok ibadet etsen de, amelinle övünme! * Ahirette azabın ve mükafatın devamlı olduğunu bilen, sonsuz rahata sebep olduğu için birkaç günlük bela ve sıkıntı ona rahat gelir. * Bir söze sabredemeyen, çok söz işitir. * İlim gıda gibidir. Ona her zaman ihtiyaç vardır. Faydası da herkesedir. * Gözü harama bakmaktan ve başkalarının ayıplarını görmekten korumalıdır! * İbadetin en kıymetlisi, nefse uymamaktır. * Kıyamet gününde nereye gitmek istiyorsanız, hazırlığınızı ona göre yapınız! * Allah korkusu, ibadetlerin süsüdür. * Çalışmadan ele geçen şeyler, devamlı ve kalıcı olamaz. * Vücuduna haram lokma karışmış bir kimse, namazlarından tat alamaz. * Allahü Teâlâ’nın merhameti vardır diyerek, isyana kalkışma! * Helal ve haramdan her bulduğunu korkusuzca yiyenlerden olma! * Ya Rabbi! Dostlarını ve evliyanı öyle gizledin ki, onları bulan sana kavuşuyor ve sana kavuşmayan, onları tanımıyor. Bize kalana bakın siz * Tasavvuf, son nefeste imanla gidebilmek yani Allah diyebilmek ilmidir. * Sabrın alameti, şikayeti terk, sıkıntıları ve musibeti gizlemektir. * Ölümü hatırlamak, Allahü Teâlâ’nın sevgisinin işaretidir. * Edep; söz dinlemek, itiraz etmeden, yorum getirmeden peki demektir. * İnsan çalıştırmanın temel şartı, heves kırmamaktır. * Başarılı olmak için 4 şart vardır: İman, Adalet, Doğruluk, Fedakârlık * İman, Mümin ile ateş arasında büyük bir perde gibidir. Mümini ateşten korur. İmanı olmayan kurumuş demektir. Kurumuş ağaç ne yapılır, kesilip yakılır. Dünyada bile yakıyorlar. Ahireti siz düşünün. * Kadı [hakim] karşısında sultan ve çoban aynı saftadır, aynı muameleyi görür. Bu adaletin gereğidir. * Bize kalana bakın siz. Bizde olana değil. Bize kalan Allah rızası için verdiklerimizdir. * Sabır acıdır, fakat mutlak şifadır. * İyilik görmenin yolu, iyilik yapmaktan geçer. * Önce istişare sonra istihare. * Bedbahtlığın alametleri: Halinden şikayetçi olmak, İlmiyle amel etmemek, Yaptığı amelin ihlastan mahrum olması. * Çok sayıda iyi vardır, ama bunların en iyisi iki şeydir: 1- Doğru iman 2- İnsanlara hizmet, yardım ve şefkat. Çok sayıda kötü vardır ama en kötüsü iki şeydir: 1- Kâfirlik 2- İnsanlara eziyet etmek. * Peygamber Efendimizin yoluna uygun olmayan her şey seraptır. * İslam Âlimlerine her gün bir Fatiha oku, hediye et. Onlar da hediyene karşılık verirler. Bu karşılık, seni dünyada ve ahirette saadete kavuşanlardan edebilir. * Büyüklere dua eden, onların şahsında kendisine dua etmektedir. * Öfkenin başı geçici cinnet, sonu ise ebedi pişmanlıktır. * Firavunlar ben ben diye ömür sürmüşlerdir. * Her kim sıkılıyorsa, dünya işleri içindir, o kişinin dünyayı sevdiğini gösterir. * Cehennemdekilerin çoğunun zenginler ve kadınlar olduğu bildirilmiştir. Bu hakaret değil, ikazdır. Kaldı ki, ilk mümin kadındır. (Hazreti Hatice annemiz) İlk şehit de kadındır. (Hazret-i Sümeyye) * İhlas Allahü Teâlâ’yı çok sevmektir ve sevdiği her şeyi de Allah için sevmektir. * Ehl-i Sünnet Âlimlerinin hayatının esası üçtür: Öğrenmek, Öğrendiğini öğretmek, Birlik ve beraberliği sağlamak. * İlim Müminin dünyadaki feneridir. İlim için iki tane ölçü var, öğrenmek ve öğrendiğini öğretmek. Nereden öğrenecek? Ehl-i Sünnet Âlimlerinin kıymetli kitaplarından. Öğrendiğini öğretmek önemlidir, kendi kafasından kaynaksız konuşandan kaç. * İslamiyet öğrenmek ve öğrendiğini öğretmektir. Öğretmek değil öğrendiğini öğretmektir. Öğrenmek ve öğretmek değildir. Çünkü kendinden söyleyen mutlaka hüsrana uğrar ve kendisi ile beraber dinleyenleri de helak eder. * Dört türlü evliya vardır: 1- Evliya olduğunu kendi de bilir, başkaları da bilir. 2- Evliya olduğunu kendi bilir, başkaları bilmez. 3- Evliya olduğunu kendi bilmez, başkaları bilir. 4- Evliya olduğunu kendi de bilmez, başkaları da bilmez. Allahu Teâlâ cümlemizi Kendisine layık Kul, Habibine layık Ümmet eylesin. (Amin)