RAMAZAN BİTERKEN…

Ramazan ayında yiyecek tüketiminin azalması gerekirken çoğalması, bir ibadet ayı olan ramazan ayında israfın en üst düzeye ulaşması düşündürücüdür. Dünyada her gece en az sekiz yüz milyon insan aç olarak uyurken, Müslümanların bir kısmının da oruçlu olduğu tüm vaktini iftarda yiyeceği yemekleri planlayarak, çeşit çeşit yiyecekler hazırlamaları, büyük bir kıtlık çıkacakmışçasına market raflarına saldırmaları ve bunu "ramazan için yapıyoruz" demeleri oruç ibadetinin ruhu ile asla bağdaşmamaktaydı. Oruç ibadetini idrak ederken ibadetin amacından uzak, “daha çok acıkayım da iftarda yemeklerden daha fazla haz alayım” düşüncesinin nispeten hâkim olduğunu görüyoruz. Ramazan’da ekmek ve yemek israfının normal zamanlara göre birkaç kat artması bunun en iyi göstergesidir. Her akşam ve sahurda taze ekmek yeme alışkanlığı bir akşam önce alınan hatta iftarda alınan ekmeklerin sahurda bayatlamış bahanesi ile yenmemesi kalan ekmeklerin de çöpe atılmasına sebep olmaktadır. Ramazan boyunca çarşıda, pazarda trafikte; "Dehfol gét, zatan orucam" gibi ya aynı ya da bu mealdeki benzeri cümleleri çok sık duyduk. İnsanların mühim bir kısmı orucu bahane ederek ya işini aksattı ya iş saatinde uyumaya gitti ya da hiç iş yapmadı. Ya da orucu bahane ederek sinirli, asabi bir şekilde uyuşuk uyuşuk iş yaptı... İşim gereği iş yerlerine sabah saatlerinde yaptığım ziyaretlerde iş yerlerinin ekser bir kısmının kapalı olduğunu, açık olanlarda yetkisi olmayan bir çirak (çocuk) olduğunu yani iş yeri sahibinin henüz gelmediğini bizzat müşahede ettim. Bunun yanında, israfın en üst perdeden gerçekleştiği gösterişli şaşalı iftar yemekleri, sahura kadar yeme çılgınlıkları, Ramazan ve İslamiyet ile hiç alakası olmayan etkinlikler, İftar çadırlarında gerçek hak sahipleri kenarda dahi bekleyemezken, oruç dahi tutmayan, dinle zerre alakası olmayan insanların “iftar yemekleri” ne katılmaları ciddi anlamda düşünülmesi gereken bir durumlardır. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda da bazılarının "Ramazan bitti. "Elveda ya şehri Ramazan, ne kadar güzeldi, keşke bitmeseydi” gibi söylemlerini ciddi bulmuyorum. Bu "bazıları" bence dürüst davranmıyor. Hülasa; Minarelerden en yüksek perde ve volüme ile avazımız çıktığı kadar gazeller, salalar okuyup ramazanın sonuna yaklaşıldığında da "elvedaaaaaaa" demekle sevap kazanırmıyız, Ramazan’ı memnun eder miyiz bilmiyorum ama, Ramazan'ın bazılarımızdan kurtulduğu için seviniyor olduğu kesindir... Rabbim bizleri oruç ibadetini hakkıyla yerine getiren kullarından eylesin. Bizleri kendine kul kabul eylesin.  Amin.   Afiyette kalın