TERK EDİN BU İĞRENÇ DAVRANIŞ1!

              Ekranın alt kısmında Adının önünde kalabalık bir ünvan topluluğu yazılmış olan" kelli felli" bir hoca, sağlık ve hijyen anlatıyordu.  Bazı hastalık yapan etkenlerin(mikropların) tükürük yoluyla bulaştığını, tükürük damlacıkları içerisinde bu etkenlerden bolca bulunabileceğini, dolayısıyla bu tür insanların konuşurken, hapşırırken, gülerken, hatta bir iş yaparken dahi dikkatli olmaları gerektiğini uzun uzun anlatıyordu. Çok da güzel anlatıyordu ama önündeki kâğıtları karıştırırken gayet bilinçli bir şekilde parmağını ağzına götürüp diliyle bir güzel yaladı ve sonra kâğıtlarını almaya çalıştı. İster istemez insanın aklına takılıyor;  Adam bir hastalık etkeni taşıyor ise, bu davranışından sonra bu hastalık etkenini önündeki kâğıtlara bulaştırmış olur, sonra o kâğıtlara dokunan herkes bu etkenlerle karşılaşmış olmaz mı? Şimdi hocanın anlattıkları ile çelişkili bir durum olmuş olmuyor mu? 

                Bu hadise, birçok kişinin hiyen ve temizlik konusunda sadece sözde bilgilere sahip olduğunu ve uygulama noktasında ciddi sıkıntılar olduğunu gösteriyor. Zira toplumun nerdeyse tamamı herhangi bir iş yaparken parmağını yalamak suretiyle elini tükürüğüne bulaştırıp, tükürüğünü de sizin ekmeğinize, yiyeceğinize bulaştırıp vücudunuza girmesine sebep olabiliyor.  

                Geçen gün mesleğim gereği stajyer öğrencimizin olduğu bir fırına gittim. Ekmek satan adamın ekmekleri müşteriye verirken sardığı her bir kâğıdı aldığında ısrarla parmağını diline götürüp kağıdı ıslatarak alıyordu. Görevimi tamamlayıp fırından ayrılırken, İşimin bir parçası olarak gördüğüm eksiklikleri bir tavsiye olarak söylerim. Bu minvalde kasadaki adama parmağını yalamasının sakıncalarını anlattım. "Ne olmuş böyle yapmışsam" gibi bir tepki verdi. Kendisine tükürüğünün kâğıda bulaştığını, kâğıdın da ekmeğe değdiğini böylece tükürüğünün ekmeğe bulaştığını, bunun da iğrenç bir şey olduğunu anlattım. Bu sefer de mahcup olmuş bir eda ile bana hak verdi. Ancak, kâğıdı nasıl alacağını sordu.  Yanımda sürekli birkaç tane bulundurduğum “Parmak Islatma Süngeri” (Genellikle ofislerde kullanılan ve eskiden pul yapıştırmak için kullanılan, dışı yeşil içi turuncu renkte yuvarlak sünger aparat) nden bir tanesini kendisine hediye ettim. Artık parmağını yalayarak ambalaj kâğıdını alıp ekmeğe sarmayacağı konusunda bir taahhütte bulundu. 

                Öğretmeni, esnafı, bakkalı, dürümcüsü, hocası, profesörü, fırıncısı bu parmak yalama alışkanlığını bir türlü terk edemiyor. Üstelik anlatıldığında bu durumun iğrenç ötesi olduğunu bile bile  bu alışkanlığı sürdürmeye devam ediyorlar. Bu iğrenç ötesi alışkanlığın terk edilmesi zaruridir. Ancak bunun sağlanması bu davranışı iğrenç olarak gören herkesin bu konuda özellikle fırıncılar, manavlar, dürümcüler, pazarcılar başta olmak üzere  bu davranışta bulunan herkese tepki vermesiyle mümkündür.

                Herkesin kendisine ve bir birine "Terk et bu iğrenç davranışı"  demesi ve kabul ettirmesi geriyor.

 

Afiyette kalın