SON SAVAŞ

İsrail caydırıcılığını kaybetti. Yoruldu

Daha da yorulacak. Her agresif davranışı da zaten bunun göstergesi.

İsrail'in yenilmesi/silinmesi bölgesel değil, küresel ölçekte bir değişime yol açacaktır. İsrail'in yok oluşu demek, onu ayakta tutan vekil rejimlerin de yok oluşu ve onun sahibi kutbun tek egemenliğinin sonu olacaktır.

Yani esas değişim İsrail'in yok oluşundan sonra başlayacaktır.

Bu süreç, küresel gidişatın ana etkileyicisi ve tetikleyicisi. Tek kutuplu Atlantik egemenliğinin İsrail odaklı/İsrail üzerinden dizayn edilen Ortadoğu başta olmak üzere küresel ölçekli sömürü mekanizması, İsrail'in yok oluşuyla büyük oranda çökecek. Böylece Atlantik, üç önemli cephenin en önemlisi olan batı Asya cephesini kaybedektir. Bu cephenin düşmemesi için Atlantik egemen güçleri İsrail'i en güçlü silahları ile korumaya aldı. Esas itibariyle korumaya alınan İsrail değil; İsrail üzerinden yürüyen bu mekanizmadır.

Devam eden Ukrayna/Rusya cephesini ihmal ederek, canhıraş bir süratle buraya intikal edilmesi dikkat çekicidir.

Bu cephe mutlaka düşmeli. Bu cephenin düşmemesi, diğer cepheleri olumsuz etkileyecektir. Ukrayna/Rusya cephesinde nasıl ki Çin ve İran gibi küresel aktörler ve Atlantik karşıtı diğer güçler müdahil oldu; bu cephede de aynı durum söz konusu. Dolayısıyla bu cephenin planlanmasından itibaren bu müdahillik mevcuttur/mevcut olmalı.

Bu cephe düşerse Ukrayna/Rusya ve Tayvan/Asya-Pasifik, yani Çin cephesi büyük olumsuzluk yaşar. Ancak düşmezse tam tersine bu cephelerde ki başarılar kolaylaşacak belki de Tayvan cephesi açılmayacak veya ertelenecektir. Konjonktür gereği bu üç cephe başta olmak üzere, Atlantik karşıtı cephelerin birbirleriyle etkileşimi vardır.

Bu açıdan bakıldığında, yaşanan savaş ne Hamas İsrail savaşı, ne Filistin İsrail savaşıdır. Yaşanan savaş 3. Dünya savaşıdır. Atlantik ve Atlantik karşıtlarının savaşıdır. Dünya Savaşı'nın en belirleyici ana cephesidir. Bu, hak ile batılın savaşıdır.

Başlayan bu süreç durdurulamaz. Ateşkes filan da bu süreci artık durduramaz.

Normalleşme ve işgali pekiştirerek acele davranan İsrail cenahı, aynı zamanda bu kaçınılmaz harekatın zamanını belirledi.

Ukrayna ile başlayan 3. Dünya savaşının niteliksel bakımdan da en önemli cephesi buydu ve bu cephe, mutlaka açılacaktı.

Bu yüzden herkes/tüm taraflar hazırdı ve bir başlama düdüğü bekleniyordu.

Bu düdüğü Filistin çaldı ve bu da takdire şayan stratejik bir hamle idi.

İsrail -neyi- kaybetti.

Hayır, bu defa İsrail, sadece caydırıcılığını değil, moda deyimle; bekasını kaybetti.

Bu yüzden İsrail, dibe battıkça; 'bensiz dünya yok olsun' modunu bile çekinmeden denemeye kalkışabilir.

Ancak çöküş mukadderdir. İki devletli bir "çözüm" ile verilecek sürdürülemez bir molanın da faydası olmayacaktır.

ABD/Atlantik ise bir yandan İsrail üzerinden kurduğu Ortadoğu hegemonyasını korumaya çalışırken, bir yandan da bunu, bölgesel bir savaşa dönüştürmeden gerçekleştirmeye özen gösteriyor.

Büyük ihtimalle bu son savaştır. Ümmetin kurtuluş savaşıdır. Saflar artık tamamen nettir.

"Eğer size emredildiği gibi topluca savaşa çıkmazsanız, Allah sizi acıklı bir azap ile cezalandırır ve yerinize itaatkâr başka bir toplum getirir de savaşa çıkmamakla O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah’ın her şeye gücü yeter." (Tövbe: 39)

"De ki! Ey Kafirler Yenileceksiniz ve Cehenneme Sürükleneceksiniz."

Al-i İmran 12

Rabbim, bizleri iyilerle beraber kıl.