DABBE VE RIZIK

Rızık, kendisinden faydalanılan şey anlamındadır. Kuranayetlerinde, dünya veya ahiretteki bağış; kısmet, pay; beslenilen yiyecek veiçecekler; maddi veya manevi her türlü nimet, azık; dünya hayatında geçimisağlayan mal, mülk, her türlü değer gibi anlamlarda kullanılmıştır. Örneğin: “Sizden birinize ölüm gelmeden önce size verdiğimizrızıktan sadaka versin” (Münafikun,10) ayetinde rızıkla mal, ilim ve makamkastedilmiştir. “Size rızık olarak verdik­lerimizin temiz olanlarından yiyin”(Bakara,172) ayetinde besin kastedilmiştir. “Gökte rızkınız var” (Zariyat,22)ayetinde de inansa çok yönden rahmet olan yağmura işaret edilmektedir. İnsanlar arasındaki yaygın anlamı dünya hayatında geçimisağlayan, faydalanılan ve hayatın devamını sağlayan tüm nimetlere “rızık”denilmektedir. Hud Suresinin 6. Ayetinde şöyle buyrulmuştur: “Yeryüzündehiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın.” Ayette “canlı” şeklindetercüme ettiğimiz kelime “dabbe”dir. Canlı anlamına gelen söz gelimi hayevan,hayy, gibi daha başka kelimeler de bulunmasına rağmen,Ayette bu kavramınseçilmesi çok manidardır. İnsan, hayatını sürdürmesi için en başta besinleremuhtaçtır. Beslenmesini sağlamak için belirlenen ilahi kurallar çerçevesindeAllah’ın kendisi için yarattığı besinleri elde etmek için çalışmakdurumundadır. Dabbe kelimesi, Türkçede “debelenen” anlamında kullanılır.Hareket eden demektir. “Rızık” ile dabbe”nin bir arada zikredilmesi, rızkınverilmesi için mutlaka bir hareketin, bir çabanın bulunması gerektiğine işareteder. Yani Allah’ın yarattığı rızkı elde etmek, ancak bir hareket ve çaba ilemümkün olur. Allahu Teâlâ, dünyada Kudretini “Hakîm” isminin cilveleriylegösteriyor, Ahirette ise Kudretini doğrudan gösterecektir. Bu nedenle dünya“daru’l-Hikmet” ahiret ise “daru’l-Kudret”tir. Dünya hayatında Hikmet, Kudretinicraatlarının sebeplerle gerçekleşmesini gerektirir. Hikmet, Kudretinişleyişine sebepleri perde etmiştir. Yani dünya hayatında Kudretin icraatısebepler perdesi altında gerçekleşmektedir. Bediüzzaman bu hususu, “Evet, izzet ve azamet ister ki, esbab (sebepler) perdedar-ıdest-i kudret (Kudret elinin perdecisi) ola aklın nazarında. Tevhid ve celâlister ki, esbab ellerini çeksinler tesir-i hakikîden." (Mesnevi-i Nuriye) Evet, her şeyin yaratıcısı Allah’tır ancak, hikmeti gereğibu dünyadaki tüm eserlerini sebepler perdesi altında yaratıyor. Ekinleri ve oekinlerden elde edilen rızkı Allah yaratıyor ama bunların yaratılması birtakımsebeplere bağlanmıştır. Çift sürmek, tohum ekmek, sulamak, çapalamak, soğuktankorumak, gübrelemek gibi çalışmalar ekinden gelen rızkın insana ulaşmasındasebep kılınmıştır. İnsanın rızkı elde etmeye çalışması söz konusu busebeplerden biridir. Çalışmak çabalamak suretiyle Cenabı Hakkın rızıkhazinesinin kapısını çalmış olur ve rızkı elde edebilir. Çalışmadan, hiçbirgirişimde bulunmadan rızka kavuşmak mümkün değildir. Bu nedenle her canlınınrızkının taahhüt edildiğini bildiren ayette özellikle hareket, debelenmek,çırpınmak anlamını taşıyan dabbe kavramı tercih edilmiştir. Buna göre, “Rızkıelde etmek için bir girişimde bulunmayan, harekete geçmeyen canlının, rızkı eldeedemeyeceği” ayetin mefhumu muhalifinden anlaşılmaktadır. Rızkı elde etmek konusunda geri duran, bir çaba içinegirmeyen hiçbir canlı yoktur. Küçüğünden büyüğüne kadar her canlı kendisi içintakdir edilen rızka kavuşmak için tehlikeleri göze alarak mutlaka girişimdebulunmaktadır. İnsanın bundan ders çıkarması ve tembellikten kaçınması gerekir.