İLTİMAS

İnsanlık tarihi boyunca süregelen ve her daim varlığını hissettiren bir konuyu ele alacağız. İltimas, kelime manasıyla; "Yasa ve kurallara aykırı bir biçimde, haksız olarak kayırma, başkalarının hakkını ve yasaları, kuralları çiğneyerek birine arka çıkma." Olarak açıklanabilir. Toplumları, devletleri içten içe çürüten ve önlem alınamazsa bulunduğu toplumu, kurumu veya devleti yaşanamaz hale getiren amansız bir hastalığa da benzetebiliriz. Konunun başında da belirttiğim gibi bu hastalık, insanlık tarihi boyunca hep var olmuştur. Bunların içerisinden kronolojik olarak örnek vermek gerekirse, asr-ı saadet dönemi sonrası Halife arayışında "Halife Kureyş'tendir" sloganıyla, nübüvvet hoşgörüsüyle bağdaşmayan, tamamen kabilecilik asabiyetini yansıtan durumdur. Daha sonra ise Emevi döneminde kayırmacılığın tipi ırksal bir yapıya bürünerek tezahür etmiştir. Abbasiler döneminde iltimasın en göze çarpan tarafı Bermek’i ailesinin bürokraside uzun yıllar yer alması ve müthiş derecede mal, mülk edinme ve makam ihdası şeklinde olmuştur. Yakın tarihe gelindiğinde, Osmanlı İmparatorluğunun son döneminde, iltimas kelimesi dillere pelesenk olacak ölçüdeki cümlelerle ifade edilmeye başlanmıştır. Onlardan biri de şudur "Devleti Ali Osman’da terfi-i temayüz ilim irfan ile olmaz ya olacak kuvvetli iltimas ya olacak madeni has ya da olacak ten ile temas." Dünya tarihine damgasını vuran kudretli Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünün elbette ki birçok nedeni vardır. Ancak kayırmacılık ve haksız imtiyazlar çürümeyi ve çöküşü olabildiğince hızlandırmıştır. Muhakkak ki verilecek birçok örnek olabilir. Dem vuracağımız nokta; bu uygulamaların, toplumun en küçük yapısı olan aileden, en büyük organizasyonu olan devlete kadar her alanda uygulanmasının imkânsız kılınmasıdır. İltimasın kısa vadede bir rahatlama ve konfor getirebilme özelliği olsa da bu konforun zamanla; dikenli koltuklar, yataklar oluşturması kaçınılmazdır. Hz. Peygamberin kızına yaptığı şu öğütle noktalayalım; "Kızım Fatıma! Nefsini Allah'tan satın almaya çalış; babam peygamber diye güvenme! Vallahi yarın Allah katında senin için hiçbir şey yapamam!"