ANNE-BABA İLE EVLAD ARASINDAKİ SEVGİ

Anne- babanın evlatlarınakarşı sevgileri fıtridir yani yaratılış gereği bir sevgidir, menfaate dayalıdeğildir. Yani anne- baba evlatlarından menfaat gördükleri için onları seviyordeğildir. Evladın anne- babasına hiçbir faydası dokunmasa da onu severler.Hatta evlat anne-babasına kötülük bile yapsa, o kötülüğünden dolayı üzülüp onaküsmüş gibi görünseler de gerçekte yine onu severler, ona zarar gelmesiniistemezler ve onun iyiliği için dua ederler. Yaşanmış bir hikayede deniliyor ki, bir evlat, babası uzun zaman yaşlı ve kötürüm birvaziyette yanında yaşamış, oğlu onun hizmetinden bıkmış ama bu gün yarı belkiölür düşüncesiyle insanlara rezil olmayayım diye onu idare etmiş, ancak babanıneceli gelmediğinden o şekilde yaşamaya devam etmiş, nihayet oğlu onun yakındaölmesinden ümidini kesince, yaşlı babasını bir kemik yığını halinde sırtınaalmış, yorganı ve bir miktar yiyecek ve içecekle birlikte köyün hayli uzağındaki ormanda ıssız bir yerdebulunan bir mağaraya götürüp koymuş, ekmek ve suyunu da yanına bırakarak onuölüme terk etmiş. Geri dönmek isterken babası ona: “evladım yolda giderkendikkatli ol yolda çok diken vardı senin ayağına batmasın” diye onanasihatte bulunmuştur. Bu konu ileilgili buna benzer yaşanmış yüzlerce örnek dini kitaplardaanlatılmaktadır. Unutul mamalıdır ki;anne babasına kötü muamelede bulunan evladın da kendi çocukları tarafından kötümuamele ölmeden görecektir. Çünkü anne babayı rencide etmenin cezası,yaptığının cinsinden ve dünyada verilir. O halde evlada düşen, anne babasınınrızalarını alabilmek ve bu hususta dikkatli olmaktır. Evladın anne-babasına karşı sevgisiise yaratılış gereği değil menfaate dayalı bir sevgidir, ona yaptıkları iyiliği kestiklerinde veyaonların kendisine faydaları dokunacağından ümidini kestiğinde onlara acımaz,sizin gibi babam annem yoktur der ve onları terk eder hatta onlara zarar bileverir. Menfaat sebebiyle anne veya babasını hiç acımadan hunharca öldüren niceevlatların tarihte ve günümüzde bile var olmaları, bu sevgi gerçeğiniispatlamaktadır. Annelerin evladına karşı şefkatleri babalarınkinden daha dafazladır. Hatta aşırı derecededir. Çocuğunu 9 ay karnında taşır, büyüyünceyekadar altını temizler ve her türlü hizmetini yapar. Hastalandığı zaman, kendiside adeta hastalanır sabahlara kadar uykusundan vazgeçerek çocuğunu bekler veçoğu kere “ÊyAllah’ım onun yerine benimcanımı al evladıma şifa ver” diye hayatını evladının hayatına feda etmeye hazırolduğunu feda eder. Bu gerçek yalnız insana değil, bütün canlılara şamildir.Bir çok hayvanın aç iken yavrusuna yedirdiği, onun hayatını kurtarmak içinkendisini feda ettiği müşahede edilmiştir. Ancak bir anne, “Ey Allah’ım evladımın yerine benim canımıal” derken bu sözünde samimi olduğu halde, daima “Allah bizi hiçbir zamanimtihan etmesin, bizi imtihana mecbur bırakmasın” diye eklemelidir. Çünkücanını verme imtihanı ile karşı karşıya kalmanın sonucu ne olacağı bilinmez. Biyoloji kitaplarında anlatılan yaşanmış bir deneyde şugerçek müşahede edilmiştir: Bir maymun yavrusu ile birlikte bir kazana konulmuşve kazanın altında ateş yakılmıştır. Kazan ısınmaya başlayince maymun, yavrusunu ayakları üzerine koyarakonu yanmaktan korumaya çalışmış, ayakları dayanmamaya başlayınca yavrusunu birayağı üzerine koymuş diğer ayağını havaya kaldırarak korumuş ve yerdeki ayağıdayanamayacak duruma gelince de havadaki ayağını indirip yavrusunu üzerinekoymuş diğerini havaya kaldırmıştır. Ayaklarını böylece değiştire değiştire birsüre daha idare etmiş. Bu şekilde de artık sıcağa dayanamayacak durumu gelinceyavrusunu ayakları altına koyarak kendini korumaya çalışmıştır. Öyle birimtihanla karşı karşıya kalınır ki evlat anne babasından, Anne baba evladındankaçmaya çalışarak kendi nefsini kurtarmaya bakar. YüceAllah bu gerçeği Kur’an’da şöyle ifade etmektedir:”O muazzam gürültü, kıyametkopup geldiği zaman; o gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından,karısından ve oğullarından kaçar. O gün herkesin kendine yeter derdi vardır.”(Abese suresi, 34-37) Afiyettekalın samburek@gmail.com