Bir tiyatro oyunundan ziyade yaşam, bizlere muhtemelen daha gerçek ve genelde pek de iyi prova edilmemiş şeyler sunar. Bu yüzden de kaygan bir idrak zemini içinde doğduğumuz ve anlam arayışı yolculuğumuzun noktası henüz konulmuş değildir. Bakış açılarımız, kavrayış biçimlerimiz, algılama düzeylerimiz geçmişten bugüne sahip olduğumuz anlam haritasının içinde kendine bir mecra bulur.

Belki de bundan daha önemlisi, olaylara bir bakışımız, bir değerlendirme biçimimiz, kavrayış ve çıkarım yöntemimiz vardır. Eğer istenirse aklımızın ucundan bile geçmeyecek dediğimiz şeyleri kestirmemiz mümkün olabilir. Olup biten mevzuları daha akıllıca kavrayabilir, başkalarının ‘bunda bilinmeyecek ne var ’ dedikleri basit ve sıradan konulardan bile kayda değer neticelere ulaşabiliriz.

Bazen kendimizi bir anlayış körlüğü içinde buluruz. İçimiz kararır, umudumuzu yitirir, şevkimiz kırılır, peşinden gidilecek bir hayale muhtaç oluruz. Artık her daim gördüklerimiz bize görünmez olur.  Dahası, dünyanın gözümüze kör geldiği bir anı yaşarız. Oysa gözlerimiz vardır, güya görüyoruzdur; kulaklarımız vardır, duyuyoruzdur.

Her insan kendi zihin dünyasında bir anlam inşa eder. Kötü niyetli çabalarla o istenilen yöne çekilerek kurgulanabileceği gibi iyi niyetli gayretlerle de bir cevher haline getirilebilir. Anlayış körlüğüne kapıldığımızda idraklerimiz yönlendirilir, manipülasyona açık hale gelir. Kendi başımıza bu körlükten aydınlığa çıkmamız ancak sağlam bir rehberle, açık bir kalple, kirlenmemiş bir akılla ve derdi hakikat olan bir arayışla mümkün olabilir. Anlayış körlüğü bizi sahih hedeflere ulaşma noktasında sekteye uğratır.

Hayata kattığımız anlamla ayakta dururuz. O bize bu konuda güçlü bir yol arkadaşlığı yapar. Kişisel hikâyemizi kurarken kendi anlam dünyamızın çemberinde düşünür, onunla olan bağlantımızı kuvvetlendirmek isteriz. Anlamdan yoksun olmak en büyük fakirliktir. Onu dilenerek elde edebilen birine de rastlanılmamıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.