UA-89691712-1

Türkiye sinemasındabirbirinin tekrarı olan aşk filmlerinden geçilmediği bir dönemde işlediğikonuyla gündeme gelen “Ayla” filmi siyaseti ve savaş gerçeğini teğet geçti.Türkiye sinemasında gerçekçi bir film beklemenin hatalı ve eksik bir düşünceolduğunu “Ayla” filmi hatırlattı. Melodramdan kurtulmaya mı çalışıyor sinemamızderken, aksine melodramın dibine dibine vuran “Ayla” filmi Türkiye sinemasınıngerçeğini bir kez daha bize hatırlattı.

Kore’de neler oldu,askerimiz neden gitti, orada neler yaşadı gibi konulara girmeyeceğim, ziraseyircimizin bu konularla ilgilendiği yok. Gerçi üzücü ama sinema okuyucusu dabunu duymak istemiyor. Biz sevmeyiz gerçeği bize sunan bilgileri, romantikifadeler bizi daha çok cezp eder.

Ben daha tehlikeli biryöne değineceğim. Nitekim “Ayla” filmi ile ilgili araştırma yaparsanız Koresavaşı, Nato, Amerika gibi değerlendirmelere ve salonda filmi izleyenlerindinmeyen gözyaşlarına çok rastlarsınız. Ben size daha farklı bir bakış açısıylabaş başa bırakmak istiyorum.

Kendi gerçeğimizleyüzleşmeye ve beyaz perde de nasıl aldatıldığımıza değineceğim.

“Ayla” salondaki erkekkadın demenden herkesi gözyaşına boğdu, boğuyor. Şimdi soruyorum size sanalekran başında gözyaşlarını tutamayan ey seyirci, bu kadar yufka yüreklisin,merhametlisin, vicdan sahibisin, duygusalsın ya, soruyorum yanı başındabombalar patlarken yüzlerce insan ölürken, yaralanırken, evsiz kalırken,muhacir olurken, aç ve sefalet için yüzerken neden ağlamazsın, merhametinharekete geçmez, yardım için elin cebine gitmez de Koreli bir kızın babasızlığıya da bir askere düşkünlüğü yüreğinde fırtınaya boğar.

Yine, etrafındayüzlerce üzücü ve kahredici gelişmeler olurken, oturup ağlayamazsında ekranbaşında hüngür hüngür ağlar ve salonu terk ettiğinde sesin kısılır, konuşamazolursun. Ekran başındaki bir iki sanal görüntü seni etkisi altında alırken,hayatın daha acımaz gerçeği gözünün önünde yaşanırken duyarsız olursun.

Can alıcı soru,insanımızın gerçeği hangisidir? İkincisi Emperyalist algı çalışması nasıl daoluyor da bu kadar başarılı olabiliyor?

Bana neden sinema vealgı diye soranlara işte en güzel cevabı “Ayla” filmi fazlasıyla veriyor. Koregerçeğini filmle öğrenen seyirciye mi yanarsın? Algının kurbanı olan seyirciyemi?

Kendi gerçeğimizeduyarsız ama sanal ve aldatıcı (her ne kadar gerçek hikâyeden uyarlansa da)ekran karşısında hassas bir seyircinin tarifini yapmakta zorlanıyorum, amaalgının gücünü gösterme adına buna değinmek ve bunu sorgulamanın gerekliğinidüşünüyorum.

Duygularımız bile artıkbize ait değil, düşüncelerimize zaten başkaları yön veriyor. Özelimiz olanduyguların bile bize ait olmadığını, birileri istediği zaman ağlayabiliyorsak,birileri istediği zaman vicdanımızı harekete geçirebiliyor; ama biz duygularımızayabancı kalmışsak, vicdanımız günlük hayatın içinde körelmiş ve hareketegeçemiyorsa artık duygularımızı da yitirdiğimizi ve kontrolünü başkalarınıneline verdiğimizi göstermektedir.

“Ayla”ya değil kendihalimize ve sokakta gözlerimizin içine bakan çaresiz insanlara karşı çaresizikaldığımız için ağladığımız zaman biz kendi gerçeğimizi yaşıyoruz demektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.