“Bana Adını Sor” filmini ilkizlediğim zaman “İki Kadın ve Bir Erkek” başlığı altında üçgen aşkı konuedinmeyi düşündüm. İkinci izleyişimde konun daha vahim olan tarafının ‘aşkın’bulanıklaştırıldığı ve aşka mevsimlik yakıştırmasının yapıldığını ve bunundapencereden yansıtılan mevsimlerin geçişi ile seyircinin bilinçaltınayerleştirildiğini ve Osman Baba karakterinin üzerine basa basa söylediği‘Gerçek aşka’, ‘Gerçek Sadakate’ repliklerin sahte aşk ve gerçek söylemininaltında yatan aşkın kimliğine dair belirsizliğin yattığını görmemle iki kadınınkarakterini ve aşk anlayışlarını analiz ederek, aşkın kimliğinin sorgulamanın dahayerinde olduğuna karar verdim.

Merve: dominant, ihtişamdüşkünü, hırslı, zenginliğine zenginlik katma çabasında olan ve bir zamanlarsıradan bir kadın olan annesi Dila’nın istediği bir hayatı yaşamak zorundakalan ve annesine karşı koyacak iradeyi ortaya koyamayan, annesinin istediğierkekle evlenme zorunda kalan pasif ve çaresiz bir kadın. Ablasının ben mutluolamadım, sen kendini özgür ve mutlu hisset motivasyonu ile annesine karşıgelen ve sözde sevdiği adamla nikahsız yaşamayı tercih eden ama sonrasındaelindeki rahat yaşamı yitirmenin acısını yaşayan bir zengin kadının tutarsızduygularını sergilemektedir.

Merve, iki kaçış içindedir.Birincisi Tarık ile evlenmek istememektedir. İkincisi içinde bulunduğu ortamdanbunalmıştır ve kendini özgür hissedeceği bir yer arayışındadır. İki önemligelişme üst üste gelince Merve artık dayanılmaz bir ruh içine girmiştir. Tam busıra da Hakan’la tanışır. Hakan’ın beklenmeyen ilgisi ve aşkı Merve’nin aradığıkaçışı kapısını aralar ve çok düşünmeden, duygularının derinliğine bakmadankendini Hakan’a teslim eder. Öyle ki Hakan’ın eşi ifadesini bile garip bulur veHakan’ı kabullenmediğini sonradan fark ederiz. Merve, eğlenceyi seven,sorumluluktan kaçan biridir. Aslında Merve’nin hayatında aldığı ciddi birsorumluluk yoktur. İçinde büyüdüğü ortam rahat ve sorumsuz yetişmesinisağlamıştır. Sağır olması da bu durumunu fazlasıyla pekiştirmiştir.

Merve’nin tek istediğieğlenceli bir hayattır. Kendisine müdahale etmeyen, istediği her şeyirahatlıkla yapacak bir erkeğin etrafında olması yetmektedir. Aşkın getirdiğisorumluluğu yerine getirme ve aşkı için bedel ödemeye gelince ilk fırsattakaçmayı tercih eden bir karakter üzerinden aşkı sorgulamak, anlamaya çalışmakve Yasemin’in aşkı ile karşılaştırmak aşkı anlamaya yeterli midir?

Merve’nin Hakan’la geçirdiğizamanın süresini belirlememiz yönetmenin araya serpiştirdiği alt metinlerlefazlasıyla çıkarabiliyoruz. İlk tanışmanın getirdiği flört döneminde beş ayboyunca borçların ödenmemesi ve Hakan’ın hastalığından sonra üç mevsimingeçmesi bize aşkın süresini ve içeriğinin ipucularını fazlasıyla vermektedir.Sorumluluk sahibi Hakan, tutulduğu aşk karşısında kendini kaybediyor ve işyerine uğramadığı gibi yıllarca beraber yaşadığı Osman Baba’yı ve Yasemi’niunutuyor. Çok inandırıcı bir flört dönemi olmasa da tutkunun getirdiğisorumsuzluk ve kendini dışında kimseyi önemsememe durumunu izah edebilmesiaçısından önemlidir. Gelelim aşkla yaşanan üç mevsim boyunca Hakan ve Merve’ninneden evlenmediği ve Merve’nin bunu bir türlü benimseyememesidir. Modernaşklarda önemli olan aşkın özgür ve sınırsız yaşanmasıdır. Evliliğe gerekduyulmamaktadır. Birlikteliğin adı aşk olsun ama adı evlilik olmasın. Evliliktoplumsal bir kabuldür. Birlikteliğin resmi adıdır. Aşk birlikteliği ise klasiktoplumsal yapısına bir başkaldırıdır. Toplumsal kuralları tanımamaktır. Tutkuluaşk, cinselliği temsil eder. Önemli olan duyguların yani cinselliğintatminidir. Evlilik ise aileyi temsil eder. Bireylerin karşılıklısorumluluklarını içine alır. Tutkulu aşkta ise aile yoktur. Bireyler özgürdür,istediklerini yapabilirler, kimse hesap soramaz. Zaten yönetmenimiz Merve ileHakan’ı evlendirmez ama Hakan ile Yasemin’i hemen evlendirir. Yönetmen nedeniki farklı yol dener. Çünkü işin içine çocuk girecektir. Evlilik dışıbirliktelik normaldir ama evlilik dışı çocuk sahibi olmak daha toplumumuzunkabul edebileceği ve kaldırabileceği bir durum değildir. Yönetmen ortamıyumuşatma adına ve tepkilerin önüne geçmek için ikisinin evliliğine kararveriyor. Belki de gerçek aşkın yolu evliliktir mesajı verilmeye çalışıldı. Buson söylenen inandırıcı olmasa da akla en çok yerleştirilen birliktelik içinevliliğe gerek yoktur. Yasemin de Osman Baba da bu durumu kanıksıyor ve tepkigöstermiyor.

İşte aşkın kimliğinin ilk veciddi zedelendiği yer burada başlamaktadır. Aşk adı altında sınırsız ve ölçüsüzilişkinin meşrulaştırılmasıdır. Aşk varsa her şey meşrudur anlayışıyaygınlaştırmanın en kolay yolu olarak gösterilmektedir. Aşkın olduğu yerdeevliliğe gereksinim yoktur algısı son dönemde en çok işlenen konuların başındagelmektedir. Aşk burada cinselliğin üstünü örtme amaçlı kullanılmaktadır.Geçici duyguların, arzu ve tutkuların adı aşk olarak sunulmaktadır.

Aşk kimliğinin ikinci kırılmanoktası paranın tükenmeye ve buna bağlı ekonomik sıkıntıların başlamasıdır.Hakan’ın çekmecede paraları sayarak alması ve iş yerinin iflas etmesi, Kadıköymeydanında sokak konseri verilmesi bunun somut göstergesi olarak bizegösterilmektedir. Merve’nin geçmiş yaşantısına özlemi, gururunun kırılması veaşkının tükenmeye başlamasının başlangıcı Tarık’ı yeni sevgilisiyle görmesininyarattığı hüznün ve pişmanlığın kameranın yakın çekimiyle yüz ifadesinderahatlıkla görmeye başlıyoruz. Aşk burada sorgulanmaya başlanıyor. Duygularburada pişmanlığa dönüşüyor. Zorluklarla aşkın imtihanını görüyoruz. Duygularınderinliğini ve aşkın gerçekliğini görme imkanı buluyoruz. Görüyoruz kiMerve’nin aşk üç mevsimden ibarettir. Merve’nin aşkı zorluklara karşıtükenmiştir. Merve, kendini adayamadığı duygular için kendini fedaedemeyecektir. Hakan’a katlanacak yılları yoktur. Bir an önce Hakan’dankurtulup, özlediği hayatına dönmesi gerekmektedir. Hakan’ın tutku ile bağlıolduğu Merve arkasına bakmadan gidecektir. Aşk, para karşı yenilmiştir. Gözdolduran, özenti yaratan ilk beş ayın ne kadar yalan ve yapmacık olduğunuyönetmen bize acımasızca hatırlatır. Ama akıllarda kalanda ilk beş ayınduyguları okşayan ve ahlar çektiren kısmıdır.

Üçüncü safsata ise aşkınömrünün üç yıldan ibaret anlayışıdır. Uzun zamandır toplumda kabul gören budüşüncenin pekiştirilmesi burada da görülmektedir. İlişkilerin neden bittiğiüzerine araştırmalar yapılmadan, nedenler sorgulamadan hesabın aşka kesilmesiişin kolay tarafı olsa gerek. Aşka ömür biçmek insanların kaçışlarınıkolaylaştıran bir savunma mekanizmasını görmektedir. Aşka bir yandan ömürbiçilirken bir yandan Yasemin’in aşkını gerçek aşk diye niteleyip, destansımotiflerle sunmak çelişkiyi görmezlikten gelmektedir. Aşkın iki yüzü olmaz,aşkın bir yüzü vardır o da kendi gerçeğidir. Öz kimliğidir. Ötesi aşk değildir.Tutkudur, arzudur, cinselliğin aşkla örtünmüş halidir. Aşk bir yandan üç yılsürerken bir yandan destansı bir motiflerle süslenmez. Aşkın sahtesi ya dagerçeği olmaz. Bu insanların yetersizliklerini, çıkar ve menfaat üzerine kurduklarıilişkilerini örtbas etmek için aşkı kullanmasıdır. Merve’nin bunaldığı veistemediği bir evlilikten kaçışını, buna Hakan’ı bulaştırması aşk’tan ziyadeçıkar bağlantısıdır. Birinci bölümde Merve, Hakan’ın duygularındanfaydalanırken, ikinci bölümde Hakan, Yasemin’in duygularından faydalanmaktadır.Aşkın kirlenmemiş hali birinde aranacaksa o da Yasemin olmalıdır. Kavramlarüzerinden değil, yaşananlara isim konulmalıdır. Yoksa aşkın yaşı yoktur, aşkınsevgiye dönüşümü vardır. Aşk, bedelde de öder; fedakâr olmayı da öğretir.

Merve ve Hakan, aşkınbulanıklaştırılmış tarafında yer alırken, Yasemin aşkın özünü oluşturmaktadır.Aşkın kimliği Yasemin’de aranmalıdır. Merve ve Hakan için farklı duygutanımları yapılmalıdır.

Hakan, karakteri sempatik,hareketli, romantik çizilmesi kadınlar üzerinde etki bırakması ve dikkatçekmesi adına özenle seçilmiş gibi durmaktadır. İlk defa aşk duygusu iletanışan biri olmasına rağmen Merve’ye yaptığı jestler hiçte acemi bir görüntüvermemektedir. Aksine kadınların gönlünü almada hayli tecrübeli olduğugörülmektedir. Merve ile geçirdiği zaman diliminde en çok sevdiği insanları vepiyanosunu unutması çelişkili dursa da önümüze sunulan Merve ve Hakanarasındaki romantik dakikalarda aşkın sarhoşluğu ve gücünü fark ediyoruz. Ya daöyle düşünmemiz sanılıyor ki işler ters gitsin ve her şeye rağmen OsmanBaba’nın ve Yasemin’in en hoş görüsünü fark edebilelim. Aşk bu kadar unutkanolabilir mi? Aşk bu kadar sanal olabilir mi? Aşk sarhoşluğu olabilir ama aşk nesanaldır ne de unutturur. Sadece aşkla abartılı ilişkiler sunulmaktadır. Nasılki piyano olmayınca müşteriler lokantaya gelmemesi gerçeği yansıtmıyorsa, aşkınyirmi dört saat oynaşması da gerçeği yansıtmamaktadır.

Hakan, Merve’ye ilk görüşteâşık olur, Yasemin’i de kardeşi gibi görür. Osman Baba’nın deyimiyle gözününönündeki hazineyi göremez. Merve’ye hissettikleri daha farklıdır. En azındanMerve’ye karşı hissettiklerini Yasemin’e karşı hissetmez. Gel git zaman MerveHakan’a ihanet eder, hem de en ihtiyaç duyduğu bir zamanda. Kardeş dediğiYasemin’e karşı duyguları nasıl neden değişir bilinmez ama hem onunla evlenirhem de çocuk yapar. Sorgulanması gereken kardeş gibi gördüğü bir kadınla nasılevlenir ve çocuk yapar. İlk akla gelen Yasemin’e karşı duyguları değişmiştir yada sonradan onu sevdiğini fark etmiştir. Bir ihtimal hafıza kaybı ilerisürülebilir. Filmin akışında akla gelen bu. Ancak hiçte bu kadar masum olduğudüşüncesinde değilim. Hafıza kaybı ile Merve’yi unutsa da kardeş gibi gördüğüYasemin’e karşı duygular değişmese gerek. Sonuçta hafıza kaybı yaşasa da Merveile tanışmadan önceki haline dönüyor. Yani duygularda bir değişim söz konusudeğil. Gelelim işin püf noktasına, Hakan burada Yasemin’in duygularınıkullanıyor. Yasemin içinse bu kullanılmışlığın bir önemi yok. Onun için önemliolan aşık olduğu adamın yanında olmasıdır. Başkasını sevdiğini bilmesine rağmenbuna katlanmayı göze almasıdır. Hakan için ise içinde bulunduğu kötü durumuartı çevirme niyetidir. Bakıma, ilgiye ihtiyacı vardır. Annesinin durumundanhastalığının seyrini bilmektedir. Yalnızlık ve çaresizlik içinde kalmaktansaYasemin’e sığınmayı tercih etmektedir. Filmin dramatik ve melodram kısmı veişte aşk bu derdikten Yasemin’in Hakan’a bakmaya başlamasıyla başlamaktadır.Seyirciyi etkisine alan ve aşkın özverisi olarak algılanmasının altında yatanyanılgı burada yatmaktadır. Yasemin’in karşılıksız özverisi gözleri doldururkenbu karşılıklı bir aşk ilişkisi olarak görülmektedir. Aksine burada karşılıklıbir aşk yoktur. Yasemin’in sevdiği adama sahip çıkması vardır. Aslında ortadaplatonik aşk devam etmektedir. Yasemin’in Merve’ye sessizce ifade ettiği gibiHakan, Merve’yi sevmektedir.

Aşkın yüzü Yasemin’de tecellietmiş filmde. İki aşk arasında olması gerekenin, gerçek olanın ve aldatıcıaşkın ayıklanmasının finalini Yasemin’in solgun yüzünde görmekteyiz. Aşkınkimliğinde aşkın alternatifi olmaz. Ya aşk vardır ya da yoktur. Yasemin’dedeğişmeyen duygunun ve özverinin adı aşk ise, diğerlerini dediğimiz gibi çıkarbeklentisi olarak görmek gerekmektedir. Seyirciye Yasemin’in aşkı örnek olaraksunulmaktadır. Tercih seyircinin önüne konulmaktadır. Peki, tercihingerçekliğinde Yaseminler kazanır mı? Tabii ki kazanamaz. Merveler daha iyioynadıkları ve yırtıcı olduklarından sahneyi kimseye bırakmazlar. Ta ki işlerters gidene kadar. Merveler gittiğinde geriye harabeye dönmüş Hakanlar veYaseminler kalır. Her zaman Hakanlar hafıza kaybı yaşamaz; Yaseminler de boynubükük kalmaz.

Modern hayat, duygularıkirletip sonrasında masum olanı yani aslını arama ve sunma çabasınagirmektedir. Modernizemin bu çıkmaz hali ve hileli duruşu karşısında insanşaşkın bir halde labirentin içinde dönüp, durmaktadır. Egonun ve çıkarınbenlikleri kuşattığı ve hazzın aşkın üstünü örttüğü dönemde aşkın önüne‘gerçek’ ifadesinin konulması kadar acı ne olabilir ki. Özünü kaybettirilen herdeğerin önüne ‘gerçek’ ifadesi konulması normal bir tutum olarak görülmeyebaşlandı. Modern hayatın duvarları arasında kaybolmaya yüz tutan insanın acıarayışı, kaybettikten sonra insanın uyanışı ile gün yüzüne çıkmaktadır.

FilminKünyesi:

FilminAdı: BanaAdını Sor

Ülke: Türkiye

Süre: 110 Dakika

Tarih: 2015

Yönetmen: M. Taner Gündöner

Oyuncular: Bahar Akça, Başak Parlak,Engin Hepileri, Levent Sülün, Özge Borak

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6