“İnsanın en ölümcül yarası, içinde anbean büyüyen gitme hevesidir…

Gitmek derdine bir kez düşen için artık kalmak da yaradır...”

Tarık Tufan

Bazen gitmek gerekir, daha fazla yormadan, daha fazla yorulmadan, daha fazla bıkmadan, daha fazla bıktırmadan, daha fazla yük olmadan gitmek duygusunun izini takip etmek gerekir…

Bazen gitmek ister insan; kalmak boğuyordur artık, kalmak altında kaldığı bir yüke dönüşür. Ezilir kalmak duygusu ile tüketir kendini, tükenir… Kendini korumak için, ya da başkalarını korumak için, kim bilir belki de kendini kendinden korumak için bütün yollar gitmek duygusuna çıkar. Kocaman bir gitmek duygusuna dönüşür insan…

Anı kurtarabilmek için, anlamı kurtarabilmek için bazen gitmek gerekir;  daha fazla anlamsız hale gelmeden, daha fazla herkesleşmeden, daha fazla hiçleşmeden anlamlı bir gidiş için gitmek gerekir…

Bazen gidememek gitmek isteyeni, gitmek isteğini kahreder, gitmek gerekiyordur, bunu bilirsin, geç kalmaman gerekiyordur ama gidemezsin. Baştan ayağa bir gitmek duygusu sarar yüreğini gidemezsin…

“Yaşam gidince ne yapacağını bilemediğin, ama gitmek istediğin yerlere doğru katettiğin yollardan oluşacak —ki, bunlar, belki, o yerlere gitmek istediğini bile ancak sonradan anlayacağın yollar olacak... “ Böyle diyordu Oruç Aruoba. Bazen gitmek duygusu sarar insanı; nereye, sorusunun anlamını yitirdiği, niçin ya da nasıl sorularını kovacak kadar baskın bir duyguya dönüşen... Aslolan gitmektir, gerisi önemsizdir artık…

Bazen gitmek ister insan; yolda olmak ister, dünyada gariptir madem, gurbeti yaşamak ister… Yol bulamamıştır, yer bulamamıştır, yerinde yabancılık duygusu çekmiştir, yerleşememiştir, yerini yadırgamıştır artık yerleşiklikte kaybolmaya başlamıştır madem, yeni bir yer arayışı için yola çıkmak gerekecektir.

"Ne bileyim işte, gitmek çözüm değil de, insan kaçmanın başka türlüsünü bilmiyor ki...” Belki de Oğuz Atay haklıdır. Belki de kaçmaktır, belki korkmak, mücadele edememek… Ne fark eder ki dedik ya aslolan gitmektir…

 “Çekip gitmek ister ya insan, tanıdık bütün simalardan kaçarak, bildik bütün isimleri unutarak, hayatın telaşından uzaklaşarak çekip gitmek ister ya… Bazen kaçmak ister ya insan. Ama bir soru vardır, nereye, diye. Hayata koşanlara inat, hayattan kaçıştır bazen kurtuluş. Kaçarak dünyadan dünyasına sığınmak ister. Dünyasını dünyadan kurtarır. Dünyaları olmaz belki ama dünyası olur…” (Sözü Yola Koymak)

Bazen gitmek ister insan, çünkü tutunamamıştır, hayatı ellerinden tutma isteğine rağmen boş kalmıştır elleri, gitmek kalmanın zıddı olmaktan çıkmış başlı başına bir çıkış halini almıştır artık… İşte o zaman yaşamın girdabından hayatın ferahlılığına ulaşabilmek için gitmelidir insan…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.