‘‘Başladıyine’’ dedi. ‘‘İntikam alıyor sanki zalim sancı’’ diye homurdanarak söylendikendi kendisine. Yüzünü buruşturup belini iki eliyle kavrayarak yavaşça kalktı.Yanındaki delikanlı;  ‘’baba bana tutun’’dedi ve babasının kolunu omuzuna attı. Bekleme salonunda düzensiz adımlarınaeşlik ederek birkaç tur attılar. Yaşı seksenin üstünde gösteriyordu. Yaşlıadamın dizlerinde derman kalmadığı her halinden beliydi. Oğlunun yardımıylayerine oturduğunda sol eliyle halen belini tutuyordu.

   Hastane salonun ortasında kayıt işlerinebakanlardan sağ taraftaki gözlüklü görevli, sürekli iç geçiriyordu. Tedirginbir hali vardı. Uzun bir kuyruk oluşturan hastaların kayıt işlemlerinibilgisayarda yaparken, diğer taraftan bakışlarıyla salonda birilerini arıyorgibiydi. Sık sık avurtlarını şişirip oflaması göze batıyordu.

  Salonda uzuncabir süre sıra bekleyen kimi annelerin kucağındaki bebeklerin ağlamalarıyla,açık olan, belki de açık unutulmuş, televizyon ekranında, anlamsız görüntülerleyüksek ses birbirine karışmıştı. Sokaktan gelen sinir bozucu araba kornaları veyanlış yere park edilmiş araç sahiplerini anons eden hastane güvenliğininanonsları salonda bulunan hiç kimsenin dikkatini çekmiyordu.

  Hastakayıtları bitmişti. Sağ tarafta oturan gözlüklü adamın tedirgin bakışlarısürüyordu salonda. Oturduğu sandalyesinde bir sağa bir sola dönüp duruyordu.

Pencere kenarındaki sandalyesinde dışarıyı seyreden FeritBey serçe parmağına oturmuş yüzüğünü ileri geri oynatıp duruyordu. Sık sıksiyah çantasının fermuarını açıp telefonuna bakıp tekrar çantasına koyuyordu.Beyaz gömleğin üzerine giydiği gri takım elbisesiyle iş adamı olduğu herhalinden beliydi. Kolundaki saatine baktı. Geldiği kardiyoloji bölümündekisırasını bilmek için sık sık ekrana bakıyordu. Ferit Bey içinden; ‘’şu insan,gölgesi kadar gerçek değildir. Keşke insanlar da aynalar gibi şeffaf ve sahiciolsalar, ne olurdu sanki.’’ Diye geçiriyordu. Gergin olduğu her halinden belliolan Ferit Bey geriye doğru yaslandı ve bakışlarıyla etrafı kol açan etti.Salonda bulunan hastaların yüz ifadeleri hemen hemen aynıydı. Yüzlerinde korku,gerginlik ve bitkinlik vardı. Hepsinin ortak arzusu aynıydı. Bu dayanılmazacıların bir an önce bitmesi ve kimisinin de hastalığıyla ilgili kaygı duyduğutahlillerin temiz çıkması…

  Her bedendeayrı ayrı hastalıklar vardı. Kimi bedenler bitap düşmüştü. Yüzlerinde soluk,buz gibi ifadeler hâkimdi. Salonda bulunan hastalarda romatizma, yüksektansiyon ve şeker, kalp ve damar sıkışmaları, alerjik öksürükler vs... Yaşlıolanların bacaklarında artık derman kalmamıştı. Hastane girişindeki üçbasamaklı merdiveni bile güçlükle çıkıyorlardı. Kapıdan içeri girdikleri gibihızlı hızlı atan kalp atışları duyuluyordu. Ferit Bey’in dünyasında kurguladığıhedefleri büyüktü. Kurduğu iplik fabrikası ve diğer işleri yeni yeni rayınaoturmuştu. Tam da refaha kavuştuğunu düşündüğü sırada bu illet yakasınayapışmıştı. İki ay önce yaptırdığı tahlillerin sonuçlarını bekliyordu. Bunu hiçkimseye söylememişti. Önceki günden beri şiddetli baş ağrısı ve mide bulantısıkendisini korkutmuştu. Tahlil sonuçlarının temiz çıkması için dua ediyordu.‘Eğer’ diyordu içinden, ‘sonuçlar temiz çıkarsa tüm malımı fakir fukarayavereceğim’. Son bir iki ay içinde hastalığının verdiği üzüntü yüzünün çökmesinesebep olmuştu.  Çöken yüzü yaşının üstünügösteriyordu. Hiçbir şeyden lezzet almaz olmuştu. Hayat acı yüzünü göstermişti.Ferit Bey’in gözünde dünya, süsünü ve rengini yitirmişti. Sanki tüm insanlar cansızgibiydi. Eşyalar, sesler, kelimeler kendisine sıkıntı veriyor, adetaboğuluyordu. Ara ara kapıyı açıp randevulu hastaları ismiyle çağıran hemşireçok neşeliydi. Kapının dibinde sırtlarını duvara dayamış, ayakta bekleyen bazıfırsatçıların, hemşire kapıyı açtığı gibi içeriye dalmaları sinir bozucuydu.Çünkü başkalarının hakkına giriyorlardı.           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner8

banner6