Vakt-i zamanında köyünbirinde adamın biri, rastladığı bir çocuğun elindeki altını görünce; o bakır parçasını (!) ne yaparsın çocuk? Hele ver onu bana der! Ama çocuk o kadar kurnaz ve akıllı ki, maden bu elimdeki bakır parçası ve sana da lazım; öyleyse bir kere şurada merkep gibi anır da sana vereyim der!... Tamahkârlığın gözlerini kör ettiği mahlûk, şöyle bir etrafı kol açan edip kimsenin olmadığını görünce; kendi kendine yahu bir kere anırmaktan ne çıkar dercesine, bir uzun soluklu anırmaya başlar… Anırmasını bitirdikten sonra, çocuğa haydi ver elindekini deyince; bizim afacan taşı gediğe koyarcasına: “Yav sen merkepolduğun halde, elimdekinin altın olduğunu biliyorsun da, ben insan olduğum halde nasıl onun altın olduğunu bilmem diye adamı bir güzel rezil eder…

                            Şimdi neden bu misali verdiğimizi merak etmişisinizdir mutlaka. Mesele şu: “02 Ekim 2018 de Suudi Arabistan’ın İstanbul konsolosluğuna girip ve bir daha çıkamayan, Türkiye/ kayseri asıllı Suudi vatandaşı olan gazeteci Cemal Kaşıkçı’ nın öldürüldüğünüdünya âlem anladı da; her nedense hala birilerinin bunu kabullenemediklerini görmek büyük garabettir… Adam içeri girdi ve bir daha da çıkmadı. Ne canlısı var ortada, ne de ölüsü. Profesyonel bir çetenin operasyonuyla, ortadan kaldırılıp; susturmak adına kayıp ettirilen Cemal Kaşıkçı; 02Ekim 2018 gününden bu yana,hala konuşulan gündem maddesi…

                            Türkiye Hükümeti, Suudi’den somut () bir açıklama beklerken; Suudi yönetimi ise ABD babacığını devreye sokup, işin üzerine gideceğiz gibi laflarla adeta muhataplarını kandırmakta… Neyin, kimin, kimlerin üzerine gidecekler ki? ABD’nin sarışın göçmen başkanı, Trump ise: “bence Veliaht prens bin Salmanın cinayetten bilgisi var gibi geçiştirmelerle çocuk kandırır gibi; cambazca ipte oynamakta… Vakt-i zamanında, Irak’ın devrik başkanı Saddam’ı; bayram sabahı ipte sallandırdıktan sonra da; bir süre gündemi meşguletme gayretinde olanlar ABD ve tasmalıları değil miydi? Yok,yok asılan Saddam değil, onun dublörüydü saçmalıklarıyla, insanların akıllarıyla bir müddet adeta alay etmişelerdi.

                            Usame bin Laden’i Şehid ettikleri zaman da, aynı türküyü bazı tilmizlerine ezberleten ABD; şimdi aynı şirretlikle, bu kez oyunu yeni aktörlerle oynamanın senaristliğini yapmaktadır… Allah bilir, dünya âlemde bilmektedir ki; Cemal kaşıkçı ’da, Saddam’da, Usame bin Laden’de onların parmağıyla öldürdüler… Ama ilk ikisinin üzerinden zaman geçtiğinden dolayı, sanki onların ki biraz bayatladı da; artık pek kimse onlardan bahsetmez oldu şu sıralar… Yani anlayacağınız, ABD ve onun tasmalı güdülenlerinin bu meselesi; çocuğun elindekinin altın olduğunu bildiği halde; ama çocuğu kandırıp altını elinden almak sevdası uğruna anırmaya benzemektedir…

                            Tam da bu satırları yazarken, bir taraftan da a-HBR kanalında gece 21 00 haberlerini izlemekteydim. Birden şöyle bir haberin geçtiğini okuyunca, al sana işte dünyanın aklıyla alay etmenin kibarca’ sı dedim: “Şöyle diyordu ABD’nin göçmen sarışın Başkanı Trump: Cemal Kaşıkçı ’nın cinayeti konusunda; belki tüm dünya sorumlu tutulmalı, çünkü dünya kirli bir yer.”Yok ya çok duygulandım ve inandım.(!) Hata gözlerim dolacaktı neredeyse (!). Trump ne kadar da merhametli birisiymiş de bilemezmişiz diye (!) Ne de samimi (!) bir açıklama. Bre utanmaz, dünyayı kirletip yaşanamaz bir yer haline getirenler sizler değil misiniz? Dünyayı biz mi kirlettik, yoksa siz ve sizin gibi kandan ve terörden beslenen,merhametsiz, vicdansız, dünya-perest emperyalist ortaklarınız mı kirletti?

                            Dünya kirli bir yermiş…!Ama unutmayın, Kirletenlere inat, dünya bir gün mutlaka temizlenecektir inşallah! Yemen’de Husi’ler ve Boko haram katilleri bir taraftan, Şii milislerle Suudi menşeli silahlı çeteler; durmadan çoluk çocuk, kadın erkek, yaşlı genç demeden, katliama devam etmektedirler… Bir o kadar da, havadan bombalarla tabi. Açlığın ve sefaletin pençesinde inleyen Yemen’de her saate kaç çocuğun açlıktan öldüğünü bir ALLAH bilir. Ama uygar (!) ve barışı isteyen (!) güçlerinidare ettikleri dünyada, her ne hikmetse; birkaç kınamanın dışında, yaptıkları bir ….k yok… Sadece seyir etmekle yetinmektedirler…

                            Bilen bilir de, bilmeyen kimdir? Bu hukuksuz savaşların bedelinin, özellikle neden Ümmetin çocuklarına ödettirildiğini biz biliriz bilmesine de; bilmeyen veya bilmediklerini söyleyenler kimlerdir acaba! Peki, suçlu kim: “Masum ama biraz da kurnaz olan, altınınsahibi olan çocuk mu? Yoksa, altını çocuğun elinden almak için,hile ve şeytanlığa baş vurup, merkep gibi anıran iki ayaklı olan mahluk mu? Sizce? Hülasa-i kelam hâsılı meram! Yaşadığımız şu iki zıt kutuplu dünyada, Müslümanlar; vahdet ilkeleri etrafında birleşip, kardeş olmayı başaramadıkları müddetçe, daha çoook Cemal-lerimizi, gözlerimizin içine baka baka bizden çalacaklardır. Yani ya vahdet, ya da bitmeyecektir vahşet. Selam ve dua ile. 29 Kasım 2018.

                           

                           

                           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.