Sosyal yaşam içerisinde kuşak farkları yüzyıllardır konuşulan bir mevzudur. Yetişkin kuşak ile genç kuşak arasında bu uyuşmazlık her dönem ön plana çıkmaktadır. Bu noktada, kuşaklar arası çatışmanın en önemli sebebi, her yaşın kendi özelliklerine göre, hayata ve olaylara bakmaları ve yorumlamalarıdır. Çünkü insanların algıları, beklentileri, öncelikleri, hayata bakış açıları ve davranışları zaman kavramına bağlı olarak değişmektedir. Kuşaklar arası çatışma bir anlamda değer yargılarının çatışmasıdır. Değer yargıları bireyin yaş ve psikolojisine göre değişmektedir.

Özellikle sanayileşme birlikte yaşanan hızlı gelişmeler kuşaklar arasındaki çatışmayı iyice su yüzüne çıkarmıştır. Bilimsel ve teknolojik yenilikler yaşama şekillerini ve değer yargılarını değiştirmiştir.

Birçok büyükanne ve büyükbaba, nesiller arasındaki öfkeli çatışmalar çağında büyüdü. Kuşak çatışması (conflict of generation), bir kuşak ile diğeri arasındaki inançlar, politikalar veya değerler hakkındaki görüş farkıdır.Nesil farkı terimi genellikle kültürel, sosyal veya nesiller arasındaki ekonomik çatışma, değerdeki farklılıklar veya gençler arasındaki çıkar çatışması nedeniyle ortaya çıkmaktadır.Elli yaşındaki bir yetişkinle,  on iki yaşındaki genç olaylara aynı gözle bakamaz. Genç insan, idealisttir. Henüz hayatın gerçekleriyle karşı karşıya kalmamıştır. Kendinden başlayarak dünyayı düzeltmeye çalışmakta iken, elli yaşındaki insan, hayatta geçirdiği kötü deneyimlerle birçok tecrübeler kazanmıştır. Bu mücadeleler sonucunda yorgun düşmüştür. Yetişkinler, günümüz gençlerini eskiden beri sorumsuz, saygısız, büyüklerin öğüdüne kulak asmayan ve kendi doğrultusunda giden kişiler olarak tanımlamışlardır.  8.yy’da yaşamış olan Yunan filozofu Hesiodos’ göre,“Günümüz gençleri öyle umursamaz ki ilerde ülke yönetimini ele alacaklarını düşündükçe umutsuzluğa kapılıyorum. Bizlere, büyüklere karşı saygılı olmayı öğretmişlerdi. Şimdiki gençler kurallara boş veriyorlar çok duyarsızlar ve beklemesini bilmiyorlar.”

Bu bağlamda, Gençlerin eski kuşakla ilgili görüşleri de tarih boyunca değişmeden kalmıştır. Yetişkinler, gençlerin gözünde, her zaman geri kafalı ve tutucu kişilerdir. Yaşlılar, kendi aralarında “Nerde bizim gençliğimiz, nerde şimdiki gençlik” diye kendi aralarında dertleşirler. Oysa kendileri de gençlik yıllarında bir önceki kuşakla benzer çatışmalar yaşadıklarını unuturlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.