Ezeli mağluplar isimli eser, Şahin Doğan kardeşimin bizzat kendi eliyle bize hediye etmiş olduğu nadide eserlerinden biri! Kitap 207 sayfadan ve bir o kadar konu başlığından oluşmakta! Birinci basım ve 2018 tarih çıkışlı genç bir eser. Yani daha tap taze… Şahin doğan her ne kadar Şanlıurfalı olsa da, aslında ona dünyalı dense, daha isabetli olur düşüncesindeyim. Bu bir iltifat değil, tam aksine hak sahibine hakkını teslim etmektir. Çünkü Şahin Doğan’ın; fizik âleminde olmasa da, ruh seferinde dünyanın birçok ülkesini gezmiş olduğunu, kitabı okuyunca hak vereceğinizden eminim! Şahin Doğan kardeşim, ezeli mağluplar diyor; bizse âcizane, yitik yadigârlar! Görünürde, isim olarak aralarında ayrıcalık ve fark görünse de, tabi ki, yitik yadigârlar; kendimize aitolan değerlerimiz demek! Ama söz konusu mağluplar kervanında farklı birçok isimve eser olunca, inancımız gereği, olaya olan bakış açımızda değişiyor haliyle… Evet, ezeli mağluplar isimli eseri baştan sonuna kadar dikkatlice okudum, veya okuduğumu var saydım… Katıldığım ve katılmadığım yerler oldu. Ama katıldığım yerlerin, katılmadığım yerlerin çok çok üstünde olduğu hakikat! Kitabın ne kadarını anlayıp, ne kadarını anlayamadığımı tam kestirmemekle; kitaba konu olan birçok isim ve esere, yabancı olduğumu itiraf etmeliyim…

                                       Nedenine gelince, her ne kadar bir nebze Edebiyat ve edebi eserlerle yakından ilgileniyorsak da; özellikle batı klasikleri olan eserlerden hiç birini okumadım desem yeridir. Çünkü, ya beni hiç alakadar etmediler, ya ilgimi çekmediler; ya da umursamadığımdan mıdır bilmiyorum ama, okumadığım tek hakikat!... Bize ait olanlardan ise, bir kısmına aşina, bir kısmına yabancı, bir kısmını da; isim olarak gıyaben bilmişiz… Şahin Doğan kardeşimin, ezeli mağlupları; özellikle edebiyatla ilgilenen ve edebi eserlerimerak edenyeni nesil“Edib’ler”için, adeta bir çeyiz bohçası niteliğinde!... Yani, aranan ve merak edilen birçok edebi eseri ve şahsiyeti, ezeli mağluplarda bulmaları mümkün…

                                       Kitapta ayrıca merak edilen, birçok“Edib’in” kısaca hayatlarına, fikirlerine, eser ve ideallerine değinilmiş; fikir ve dünya görüşlerine katılıp veya katılmadığı birçok sima ’yı konu etmekle birlikte;Şahin Doğan, bir mücevherat ustası maharet ve hassasiyetiyle konulara yaklaşmış, karlı ve zararlı yanlarını ayıkladıktan sonra, yorum ve tahlillerini okuyucuya bırakıp aradan çekilmiştir. Doğru olandabudur, kanımca! Dedik ya her ne kadar, Yazarın, Ezeli mağluplar isimli eserinde, işlediği bazı noktalarına katılmasak da; Şahin Doğan kardeşimin, fikir ve tefekkür konularıüzerinde çok kafa yorduğuna inandığımı söylemem, hak sahibine hakkını teslim etmekten başka bir şey değildir!

                                       Ezeli Mağluplar, bilgi birikimi zengin olan bir kalem sahibinin; inanç, his, tefekkür, mahşeri vicdan ve ruh dünyasının pınarından sulanmış bir bahçe misali, envaı çeşit renkler barındırmakta. Bu bahçede, her ne kadar bazı zararlı ağaçlar varsa da; yazar, bunları ustabir bahçıvan edasıyla güzelce ayıklamış, faydalı olanlarını almış; zararlı olanları ise ya kökten kesmiştir, ya da kendi hallerine bırakmıştır. Ezeli Mağluplarda kimler mi var? Kimler yok ki! Van Gogh’tan Abidin Dino’ya, Turgut Cansever’den Yaşar Kemal’; Yedi güzel adamdan İsmet Özel’e, Mütefekkir Cemil Meriç’ten Dervişe Ayşe Şasa’ya; Tanpınar’dan Ali Şeriati’ye, Sabahattin Ali’den Abdülhak Şinasi’ye kadar birçok edib şahsiyeti bulmak mümkün…

                                       Üstad Necip Fazıl’dan Atasoy Müftüoğlu’na; Mustafa Mirasoğlu’ndan Üstad Nuri Pakdil’e; Kültür adamı (veya tarih) Mustafa Armağan’dan Sosyolog Şerif Mardin’e; Said-i Nursi’den, Şeyh Said-i Kürdi ’ye, daha birçok Mücadele ve fikir adamının düşünce ve ideallerine yer verilmiş; mezkûr zatlar hakkında konuşulmuş şeyleri de,ayrıca derç edip haklarını teslim etmiştir. Şahin Doğan kardeşimin, hassasbirazda duygusal olması, onu tefekkürüzıt ve kıt olan bazı yazar ve edebiyatadamının etkisinde bıraktığını söylemek isterim! Hangimiz başkalarının etkisinde kalmadık ki değil mi? İşin espri yönü bir tarafa, “kahır ve ideal” sahibi olan şahsiyetlerin; yürüdükleri yolda, hiçbir zaman duygusallığa yer olmadığını bilmeleri lazımdır…

                                       Edebiyat, edeb membaından beslendiği oranda değerlidir! Edib olanda, Ahlaktan taviz vermediği müddetçe! Edebiyat ve Edib, geniş ve şümullü bir yelpazede feveran eden, ışık,ufuk, seher, tan yeli, şafak, Fecri sadık ve aşktan oluşmuş bir hakikat kafilesi veya kervanı gibidir. Bu kervanda, Edib yolcudur Edeb ise rehber! Edebi rehber edinmeden yola revan olanların Edib olmamalarının yanında, menzilleri de kısa ve kısır kalır!... Onun için Edebiyatla iştigal edene Edib denilmeli, edebiyatçı değil. Çünkü Edebiyatçı bir yönüyle satıcı demektir. Hangibirimiz kendi değerlerimizin satıcısı, olduğumuzu kabul edebiliriz ki?.

                                       Âcizane kendi fikrimizdir, Şahin Doğan kardeşimin Ezeli Mağluplar isimli eseri; günümüzünEdebiyat klasikleri arasında kabul görmesini arzu ettiğim,nadide bir eser olduğuna inandığımı belirtmek isterim… Unutmayalım ki, beşerden sadır olan her eser, bir yönüyle de mutlaka eksik ve noksandır! Aslında, butür noktalar kusur değil, aksine beşerin fani olması hasebiyle; ondan sadır olan eserlerin de baki değil, kendisi gibi birer fani ve noksan kalmalarıgerektiğinin bir göstergesidir… Hakikattir ki, kusursuzluk ilahi mesajlara has ve mahsus yüce bir makam! Beşer ise o yüce makamdan, nasibini arayan ve dileyen bir işçi! Nasibini bulabilenlere ne mutlu! Ezeli Mağluplar isimli eseri okuduğunuzda, bazen tarihin çok derinliklerindekaybolupgittiğinizi his edeceksiniz, bazen de, fikir ve düşünce dünyasının denizinde, bir balık misali yüzdüğünüzü… Yalnızlıktan, anlaşılamamaktan, okunamamaktan yakınan yanık yürekli, Edibimiz Şahin Doğan’ın; Ezeli (ezelden) Mağluplardan ( yada yitik yadigarlardan) olmamasını temenni eder, bu güzel yolda, daha nice ufuk açan eserlere imza atmasını dilerim… Ezeli Mağlupları okumadan, özetlenmesi biraz güç.Hayırlara vesile olması ve Şahin kardeşimin amel defterine cariye-i hasenat olarak geçmesini temenni ederim. Dua ile. 01 Kasım 2018.

                                      

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.