Mustafa Öztürk’ün bir konuşmasını dinledim. Konu “Yakup Deniz’in Kur’an Eleştirilerine Cevap.” Videoyu baştan sona izledikten sonra hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü Öztürk Deniz’in iddialarına cevap vermek yerine lafı evirip çevirdi. Oldukça asabi, sinirli ve gerdindi. Öztürk’ün esas sorunu bir yerde duramamak, hissiyattan sıyrılamamak. Yakup Deniz iki gün sonra mukabil bir video ile tek tek cevap verdi. Hz. Zeynep meselesi ve Tarık Suresi’nde geçen birkaç ayet-i kerime.

Deniz, ateist bakış açısıyla Kuran’ın baştan sona çelişkilerle dolu olduğunu, Kuran’daki tanrının intikamcı, kabilesi, insanları birbirine düşman eden bir tanrı olduğunu ve Kuran’ın çağdaş insana verebileceği hiçbir şeyinin olmadığını söylüyor. Üstelik Öztürk’ü açıkça tartışmaya davet ediyor. Belki de mesele yıkım olunca kaybedecek hiçbir şeyi yok. Tuhaf olan Öztürk’ün durup dururken böyle bir video çekme ihtiyacı hissetmesi. Yakup Deniz’in iddialarına bir Taslaman, Şenocak, Sifil, İslamoğlu cevap verse anlarım ama Öztürk zaten zihnen ve fikren Deniz’in durduğu yerde duruyor.

Tevhid dışında bütün ahkam ayetleri “tarihsel” diyerek paranteze alırsan ve “zenim” meselesinde böyle bir tanrı tasavvuru olamaz, bu ifadeler tanrıya ait olamaz dersen Deniz gibilerinin iddialarına verebileceğin sahici bir cevabın kalmaz. Zaten onların da en fazla serrişte edip üzerinde durdukları hususlar bunlar. Onun için Deniz "biz hocanın dediklerini söylüyoruz, neden bize kızıyor anlamadım" diyor. Yakup Deniz ateistik bakış açısıyla dediklerini gayet güzel şekilde temellendirebilirken; Mustafa Öztürk teistik, daha doğrusu tarihselci bakış açısıyla dediklerini (yani cevaplarını) temellendiremiyor.

Ateist siteler Kuran’da çelişki olduğuna dair Öztürk’ün eserlerinden bolca delil getirebiliyorlar. Aslında mantık açısından deist ve ateistlerin durduğu yer ile Öztük’ün durduğu yer arasında herhangi bir fark yok. Tek fark itikadi açısından Öztük’ün fideist bir şekilde Müslüman olduğunu söylemesi. Adamların eline İslam’a ve Kuran’a rahatlıkla taarruz etmesi için her türlü bilimsel malzemeyi vereceksin sonra kalkıp cansiperane İslam’ı ve Kuran’ı müdafaa etmeye kalkışacaksın. Böyle yaparsan müdafaa makamında kalamazsın. Çünkü dışarıdan taarruz edenlerden önce kaleyi içeriden tahrip eden sen olursun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.