Zaman zaman güzergahımın üzerinde olduğundan valiliğin önünden geçiyorum. Dolayısıyla hareketliliğe denk geldiğim de oluyor. Ne yalan söyleyeyim, en çok dikkatimi çeken, kapının önünde sıralanan araçlar oluyor. Son G20 zirvesi vesilesiyle Japon İmparatoru’nun, Türkiye’deki devlet kurumlarının 90’lı yıllardaki odalarına benzeyen, kabul salonunu gördükten sonra ve geçim sıkıntısı ile baş edebilmek için çeşitli illere giden mevsimlik işçilerin haberlerini okuduktan sonra; bu ekonomik darlıkta, işsizlikte, pahalılıkta… devlet yetkililerince kullanılan lüks araçlara bakıp da hayıflanmamak elde değil.

     Öyle günler oluyor ki, sanırsınız araba devleri Şanlıurfa Valiliği’nin avlusunda fuar kurmuşlar. Mercedes-Benz, Audi, Volvo gibi dünyaca ünlü markaların birkaç yıllık araçlarından inen klasik giyimli başkanlar ve müdürler ise markaların geçici süreyle tanıtımını yapan mankenlerini andırıyorlar. Siz benim böyle ballandıra ballandıra anlattığıma bakmayın. Bu makam sahipleri de eminim meraklı değildir, içinde bulunduğumuz bu zor süreçte hava basmaya(!) Lakin kendilerine hangi araç tahsis ediliyorsa -Milli Servet boşa gitmesin düşüncesiyle olsa gerek- mecbur hakkını veriyorlar.

     Kendisine araba tahsis edilenler sadece başkan ve müdürler değil elbet. Kurumlarda çalışan diğer personellerin de araç ihtiyacı gideriliyor. Üstelik bu personellerin kimisi, kendileri için temin edilen bu araçları daha bi’ işlevsel kullanıyor. Vasıta ellerine geçince iş sahasından, pazara kadar yolu; hatta düğünden, taziyeye kadar yeri var. Ayrıca, kurumda 08.00-17.00 arası mesaiyi bitirene kadar deyim yerindeyse canı çıkan bazı çalışanların, bu araçların içerisinde zaman kavramını nasıl yitirdiklerini görmeniz lazım. Ne mesaiye aldırış ediyorlar ne de tatile.

     Peki, bu araçları kim tedarik ediyor dersiniz? Genelde, kurumdan ihale almayı başarabilen şirketler. Ama bunun gayriresmi bir durum olmadığını belirtmekte yarar var. Son yıllarda ihale kanunu çok kere değişti. Son tahlilde, kurum çalışanlarının ulaşım masrafları da göz önünde bulundurularak ihale bedeli belirleniyor. Sonrasında ihaleyi kazanan şirket, şartnamelere yerleştirilen özellikteki araçları kuruma tahsis ediyor. Hatta kimilerine şoför bile temin ediliyor. Tabi ihale bedeli ne kadar yükselirse, kurumun talep ettiği araçların özellikleri de o kadar yükselebiliyor. Yoksa şirket veya müteahhit, babasının hayrına vermiyor bu araçları.

     Şimdi siz diyebilirsiniz, “Bu konforu direkt olarak devlet de sağlasa bir suistimal söz konusu olmayacak mı?”. Haklısınız. Sabahtan akşama kadar kuruma ait lambaları, klimaları, bilgisayarları vs. yerli yersiz kullanan kimi devlet çalışanları, tedarik edilen bu vasıtalara farklı bir muamele uygulayacak değil herhalde. Ben de koca koca insanlara hakkı, israfı öğretecek değilim.

     Kalın sağlıcakla…

Bir insana itibar sağlayan, çalışmakla sağlam karakterdir.

ALBERT CAMUS

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Emin 4 ay önce

Çok güzel bir yarar değinmişsin eline sağlık piyasadaki lüx araçların yarısı kurumların Allah bizim yar ve yardımcımız olsun...

Avatar
A.kadir YAZAR 4 ay önce

Derdim çoktur hangisine yanayım demiş ozan

Avatar
Mustafa Yaşar 4 ay önce

Lüks yaşama alıştırdılar üst görevde ki kişileri bu lüksün ardı arkası kesilmez. Kalemine sağlık

Avatar
CELAL CIVIŞ 4 ay önce

Avatar
CELAL CIVIŞ 4 ay önce

Yüreğine sağlık keşke güzel olaylar ile alakalı da yazılarını okuyabilsek ama malesef pek Bi güzelliğimiz kalmadı

Avatar
Bilal Arslan 4 ay önce

Değişime alt tabakadan başlamak lazım.Halk bilinçlenirse bu konularda, otomatikmen bu düzen değişir,güzelleşir.Halkı bilinçlendiren her ferde yazara selam olsun

Avatar
Muhammed Fatih 4 ay önce

Yöneticiler, bu hayattan sonra asıl hayatın olduğunu unutmasalar, böyle israf, aymazlık, keyfiyet içinde olurlar mıydı ? Allah akıl, fikir, izan versin. Emeğinize sağlık.

Avatar
Serdar Çiftçi 4 ay önce

Sizin gibi her konuya ve kanayan her yaraya korkusuzca değinen kalemlerin artması duası ile.

banner8

banner6