Selamün Aleyküm Saygı değer gönül dostları!

İnsan idrakine giydirilmiş/giydirilmeye çalışılan batıl ve atıl ideolojiler, Emperyalist dünyanın kirli tezgahlarında üretilmiş birer mikropturlar.

Ancak herifler, söz konusu ideolojilerine yaldızlı kılıflar uydurmakla; insanları/insanlığı kandırmaya çalışmış ve başarmışlardır. Kimi zaman buna insan hakları demiş, kimi zaman eşitlik kardeşlik demiş; kimi zaman da Demokrasi ve demokratik haklar demekle insanların istikametini bozmaya çalışmışlardır!

Batının bu yalanlarına kanan başta Müslümanlar olmak üzere; ve geri kalmış ülkelerin insanını üretmeye değil tüketmeye alıştırmakla kendilerine bağlı birer uydu haline getirmişlerdir. Arap coğrafyasındaki zengin petrol kuyularının çoğunun bu gün batıya almakta olduğunu bilmeyen var mı?

Afrika kıtasının gerçek sahipleri bu gün açlık, sefalet ve perişanlık için de kıvranırken; elin gavuru onların altın başta olmak üzere tüm yer altı kaynaklarını talan edip kaçırmaktadirlar... Teknolojinin tırmandığı modern çağda, hala teneke barakalarda yaşamaya mecbur olan kalabalık bir insan nufusu söz konusuyken; Batının sömürgeci çeteleri ise uçaklarda alem yapmaktadırlar.

Son bir asırda Müslümanlar, bütün zamanlarını; uyku, atalet, tefrika ve birbirleriyle boğuşmakla geçirdikleri malumdur. Ümmetin Bu gaflet ve ataletini fırsata çeviren Avrupa keferesi, hadsizlikte zincirini koparan bir canavara dönüşmüş ve dünyanın başına bela olmuştur...

Suyun üzerindeki çer çöp misali heybetlerini kaybedip isalami kimliklerine yabancılaşan Müslümanlar; son bir asırda sağlıklı bir nesil yerine, batıya ve batının geleneklerine bağımlı bir nesil yetiştirdiler ne yazık ki... Gelinen noktada genel duruma bakıldığında, Ümmetin arasına örülmüş olan fitne duvarlarının hala yıkılmadıkları görülmektedir.

Peki, ne zaman uyanacağız bu sonu gelmek bilmeyen gaflet uykusundan. Ne zaman itidali esas alıp, Sekülerleşme hastalığından kurtulacağız... Kısacası şayet bu gün birlik ve beraberliğimiz olsaydı, Fransanın Makronu denilen Şeytan; Efendimiz (s.a.v) karşı sarfettiği kirli ifadelerinde bu kadar hadsiz davranıp sınırı  aşabilir miydi?

Çünkü onlarda biliyorlar ki, daha önce onun ve onların; Alman zindanlarında esir tutulan dedeleri olan Fransuva'yı bizim şanlı ve Adil olan ecdadımızın kurtardığını. Evet, kardeşlerim bizim eskiden bir dava derdimiz vardı. O derdimizle yaşadığımız müddetçe birlik ve dirlik içindeydik. Ne zaman ki dava derdimizi kaybettik/terk ettik, işte ondan sonra başımıza gelmeyen bela ve sıkıntı kalmadı.

Evimizin içinde ve bedenimizden insanlara zararlı nesiller peydahladı. Şimdi islâm coğrafyasının kahır ekseriyetinde, uyuşturucu, fuhuş, hırsızlık, daha binlerce kötü fiillerin bataklığında inleyen can çekişen, ve bir kurtarıcı bir el bekleyen milyonlarca insan bulunmaktadır.

Işte o kurtarıcı el yalnızca , islamın müşfik ve merhamet elinden başka bir el değildir olamaz da! Dünya insanlığı şayet  bu korku kabusundan kurtulmak istiyorsa, tek çıkış yolunun islam dini olduğunu bilmesi ve inanması lazımdır. Kadirşinaslıkla efendim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.