UA-89691712-1

Budünyanın ne garip halleri var. Anlayabilene aşk olsun. Ustat demiş ya “bulugazı ne feylezoflar, ne feletunlar çözdü”. Şiirde maalen böyle diyor işteZiya Paşa. Tuhaflık ya da bulmaca dünya halinde mi? Yoksa insan hallerinde mi? Bilinmezama akla ziyan şeyler olduğu kesin.

  Belkibüyüdük ve kirlendi dünya. Belki kirli bir dünyada doğduk büyüyünce anladıkkiri. Şimdi kiri görüp; kirlenmemiş gibi yaşama devrindeyiz. Burun bokunu,yemek artığıdır deme gammazlığındayız. Miş gibi düşünüp muş gibi sözlerdökülüyor ağzımızdan. Oysa biz gelecek zaman kipinde yaşamaya çalışıyoruz.

  Şutarih ilmi yokmu? Namusuzlar elinden ne çekti be. Ne adam namusu, ne bilimnamusu hiçbiri kar etmiyor. Olmuş işte diyeni bile namus davası haline geldi.Yakın zaman tarihi ateşler içinde. Hainlik olmuş- olmamış arasında gitipgelmede. Biz binler öncesinin tarihine mahkum olduk şimdi. Salahattin’dw demiratıp dursak iyi. Salt salahattin bize yeter de bilene. Onüçüncü asırdan bu yanzehirli bir sarmaşık gibi sarmış kalbimizi, beynimizi. Bir kurtulsak hainçukuruna atarlar bizi. En iyisi moğollar. Cengizler, Hülagular ama Timurlardeğil. Evet evet Moğollar iyidir. Ne namus belası, ne hainlik yastası.İstediğini söyle adamoğlu acaba diye düşünmez bile. Arada bir Timuçin Türktürderiz iyide olur hani. Bir İsmaililer var tabi. Hani dünya onları Haşhaşi diyebilir. Ne savunucusu var gariplerin. Ne iş düzelteni.

  Moğollariyidir, hem şimdi pek fakir ve güçsüz devlettir. Yakıp yıktılar zalım oğluzalımlar bütün cihani. O ne vahşet, o ne kan içicilikmiş öyle. Nehirlerötesine, denizler ötesine bile gıkını çıkaran olmazmış korkudan. Viranşehironlardan viran kalmış derler. Taş üstünde taş baş üstünde baş kalmazmış.Zalımın oğlu o kadar ilim, kitap, medrese, dergahtan ne istediniz. Yakıpyıktınız o kadar marifeti dünyanın.

  Odevirden kalma işte küçük mesellerle birşeyler anlatmak. Allah’ı anlatmak bileteşbihlerle yapılır olmuş. Methane dergah, saki mürşit, şarap aşk, maşuk Allaholmuş. Şifreli bir dine dönüşmüş islam. Sadece sufi bir anlayışa gark olmuşahali. Mevlanalar, Hacı Bektaşlar, Yunuslar o zaman çıkmış meydane.

  İkikeçi köprüde karşılaşmış. Başlamışlar kavgaya önce ben geçeceğim diyerek. İkisiköprüden düşmüş ölmüş. Hadi bunun hikmeti nedir. Tilki acıkmış. Ağaçta kargaağzında peynir. Ne güzel sesin var karga kardeş diyerek peyniri yemiş Tilki.Hikmeti nedir, nedir?

  Şimdimesel, hikaye, masal zamanı namuslu kardeşlerim. Hikmetini sual etmeden;fıkralar, meseller, sinema replikleri zamanı. Kesinlikle korkudan değil, birileriyanlış anlar korkusundan hiç değil. Düşünce ve ifade özgürlüğünün olmayışındanhiç değil. Moğollun yaydığı korku belki bizde bir özellik biraktı. Belkimoğoldan sonra bu hususiyet toplumsal karaktere döndü. Gerçi moğol zamanındabir Nasrettin  Hoca vardı ama. O da bazenTimur’a çulsuz derdi, bazen de gidip fazladan fil alırdı köylü beslesin diye.

  Meseliyidir, belki biraz moral verir. Çok mutsuz ve huzursuz kalbe fıkra da iyidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.