Risalet ve Nübüvvet döneminde, Tevhid mücadelesini sürdüren Peygamberleri tasdik edenler olduğu gibi, onları yalanlayan, onlara işkence eden, onlara karşı insanları tahrik edip ayaklandıran inkârcılar da hep var olmuşlardır. Musa (a.s)’nın zamanında yaşamış olan Firavun’nun hakkı inkâr etmesiyle, Hz. Muhammed (s.a.v) döneminde yaşayan Ebu Cehil ’in inkârı arasında hiçbir farkın olmadığı bir gerçek… Netice itibariyle, her birinin; kurmuş oldukları zulümden olan saltanatlarının devam etmesinden başka bir gaye ve dertleri yoktu.

                          Zulüm üzerine kurulu olan saltanatlarının devam edebilmesi adına, ellerindeki güç ve kuvveti kullanıp; kendilerine karşı gelen her kim varsa, onları korkutmakla, vatanlarından sürmekle, ölümle tehdit etmekle, zindana atmak ve işkence etmekle vs. gibi vasıtaları kullanarak ayakta kalmayı yeğlemişlerdir. Ne ki, mazi tarihte var olan Firavun ve Ebu Cehillerle, günümüz çağdaş Firavun ve Ebu Cehiller arasındaki farkı fark etmek çok zor olduğundan, bu tahlil iyi yapmak durumundayız. Mesela o günün Firavun ve Ebu Cehli, hakkı inkâr ettiklerini gizlemeden açıkça haykırdıkları için, hem onlar hem de onların yanında yer alıp, onlarla saf tutanlar açık seçik tanınmaktaydılar.

                         Ancak günümüzdeki çağdaş Firavunlar, o günün Firavunları kadar cesaretli olmadıkları gibi; onlar kadar savundukları konusunda da dürüst (!) ve samimi (!) de değiller. Çünkü çağdaş Firavunların birçoğu, Müslüman ismi taşımakta, hatta bazıları arada bir cenaze ve diğer namazlara bile gitmekle insanları kandırma yöntemlerini denemekte mahirdirler. Fakat ne zaman ki insanlar, onların makam ve mevkileri hakkında konuşsalar işte o zaman birer canavar kesilip,ellerindeki yetkilerini kullanarak insanların tepesine binerler. Dün Mısır’da, İngilizler vasıtasıyla inkılap yapıp başa gelen Cemal Abdülnasır, Enver Sedat ve onların tilmizi olan Hüsnü Mübarek’in Müslüman kardeşlere karşı olan tutum ve davranışları ne idiyse; bu gün tasması batının elinde olan General Sisi’nin tutum ve davranışları da aynıdır. Yani, Firavunlar ’ın Müslümanlara karşı olan karakter, mizaç, tutum ve davranışlarında her hangi bir değişiklik asla söz konusu olmadı/olmamıştır/olmayacaktır. Onlar sadece isim değişikliğine gitmekle zulüm nöbetini birbirlerine devretmişlerdir, hepsi o kadar.

                         Suriye’nin başına bela olmuş olan Esat hanedanın Firavunları, Müslümanlara karşı aynı taktik ve stratejiyi yıllarca takip edip ve hale devam ettirmiyorlar mı? Baba Hafız Esat, Hama şehrini havadan ve karadan ablukaya alıp, içindeki insanlarla birlikte yakıp yıkıp yok etmedi mi? Sonra hiç utanmadan helikopterle, yıkık Hama şehrinin üzerinde uçuş yapıp; sırıtarak biz sadece normal bir nüfus planlaması yaptık diye, salya sümük kin ve garazını kusmamış mıydı? Şimdi sormak lazım, Tarihte Tevhid mücadelesini vermiş olan Peygamberlere karşı; niyet ve gayelerini gizlemeden açıkça karşı duran Firavunlar mı tehlikeliydi, yoksa günümüzde Müslüman ismini taşıyan çağdaş ve modern Firavunlar mı daha tehlikelidirler?

                         Evet, çağdaş firavunlara göre, her insan şüpheli, her insan potansiyel suçlu ve hiç bir kimseye asla güvenilmemelidir inancı yatmaktadır… Zira delilsiz ve şahitsiz, sadece şüphe üzerine tutuklanıp zindan köşelerinde yılları çalınmış binlerce mazlum insanın feryatlarının karşılık bulmadığı, zalim ve zorbaların hüküm sürdüğü bir zaman da yaşamaktayız. Şüphe demişken, Mısır’da dönemin ceberutları İhvan-ı Müslim’ine karşı sürdürdükleri acımasız politikalarıyla ilgili bir nükte vardı anlatılmaktadır: “Adamın biri para toplamak için, kahvede maymun oynatıyormuş.

                Mısır istihbarat mensupları gelip arada gizlenen bazı Müslüman kardeşler mensuplarını ve diğer bazı Müslümanları tutuklamak istemişler. Tabi insanlar kaçmış. Bu arada maymun da kaçmış. İstihbaratçılar maymunu yakalamışlar ve ona insanlar hapishaneden kurtulmak için kaçıyorlar, sana ne oluyor? Maymun da demiş ki: “kaçmayayım da beni yakalayıp askeri cezaevine mi koyasınız? –Sonra da adam mı yoksa Maymun mu olduğumu tespit etmek için aradan altı ay geçsin…! Evet, kardeşler nüktede geçtiği gibi, günümüzdeİslam coğrafyasının her yerinde, sayıları binleri belki milyonları bulan suçsuz sebepsiz birçok insanın; sırf şüphe ve zan üzerine tutuklanıp hala zindan köşelerinde tutuldukları bilinmektedir… Çağdaş Firavunlar, kendi saltanatlarına bir kez olsun yan bakanları bile af etmeyecek kadar acımasız ve gaddardırlar. O yüzden, çağdaş Firavunlar; tarihte yaşamış olan Firavun ve Ebu Cehillerden daha katı ve merhametsiz ve bir o kadar da sinsidirler… Selam ve dua ile.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İmran 4 hafta önce

Allah razı olsun İslam dünyası paramparça darmadağın yahudi uşağı zorbalar kan döküyor Allah bize şuur versin

banner8

banner6