Hutbede hocayı dinliyorum, mevzu cennet. Hoca hitabetin ve sözün şehvetine kapılmış ballandıra ballandıra cenneti anlatıyor. Huriler, ğılmanlar, sütten ırmaklar, ölümsüzlük, doyasıya ve çıldırasıya zevk-ü safa. Gerçekler yamacına uğramıyor hazretin. Sosyal hayatta yaşanan onca hukuksuzluk, adaletsizlik, yoksunluk, yoksulluk pek alakadar etmiyor onu.

Adamın suçu yok, emir kulu çünkü. Bu ülkede insanlar yıllardır kula kul oldu ama bir kez olsun Allah’a kul olamadı. Hem de en fazla Allah’a kul olduğunu söyleyen kullar. Belki de tarih boyunca böyle idi. Gerçekleri görmemesi için halka masallar anlatmak, halkı o masallar ile uyutmak ve uyuşturmak. Marks'ın “afyon” dediği şey bundan başka ne olabilir ki!

Ne hikmetse teolojik konularda tozu dumana katan ilahiyatçılar bu gibi konularda lal kesilebiliyorlar. Halbuki dince belki de en fazla konuşulması ve yüksek sesle dile getirilmesi elzem olan konular bunlar. Ûmeranın korkusu ûlemanın içine bir defa girmeyiversin ulema bütün heybetini ve şevketini kaybediyor. Tarih hiç kimseden çekmediği kadar böylesi yüreksiz ulemadan çekti.

Aydının durumu çok daha fena. Yalakalık alamet-i farikası olmuş onun. İhsan-ı şahaneden önüne atılan kırıntıların lezzeti ile sarhoş olmuş aydın. Sahi ülkede gölge etme başka ihsan istemez diyecek kumaşta aydın kaldı mı? İlkesizliğin ilke olarak kabul edildiği bir diyarda ulemadan ve aydından ilkeli olmalarını beklemek abesle iştigal olsa gerek.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.