“Ve Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, şu alevli cehennemin mahkumları arasında olmazdık! Diye ilave ederler” Mülk 67/110

Yıllar boyunca sayısız değişimleri gözlemleyerek sorunlarımıza bir çözüm bulabilmemiz mümkündür. Ama sinir sistemimizdeki tecrübelerle ilişkilendirdiğimiz duyguları değiştirmedikçe hiçbir şeyi değiştirmemiz mümkün olmaz.

Üstad Prof.Dr. Tevfik El Vainin bu konuda yazmış olduğu Gizli Gücün Uyanışı adlı esrinden güzel bir pasaj sunmak iyi olur diye düşündüm. Buyrun birazda üstadımıza kulak verelim.

Beynimizin hemen hemen her şeye ulaşabilmemiz için bizden gelecek olan emir ve direktiflere hazır olduğunu asla unutmamalıyız. Beynin kompleks yapısı ve gücü bakımından en modern bilgisayar teknolojisinden bile daha üstündür. Saniyede 30 milyar bit bilgiyi işlemektedir. Bunun somut karşılığı ise 600 mil uzunluğundaki kablolardır. İnsan beyninde 28 milyar nöron vardır. Bu nöronların her biri ileri düzeyde başlı başına bir bilgisayar hacmindedir. Bir milyon bilgiyi işleme kapasitesine sahiptir. Birbirilerinden bağımsız çalışan bu nöronlar 100 bin mil uzunluğundaki sinir lifleri şebekesi yardımıyla birbiriyle iletişim halindedirler. Bununla birlikte bir nöronun reaksiyonu diğer yüz binlerce nörona, saniyenin 1/20’i gibi kısa sürede ulaşır. Beyin tanıdık birini hatırlamak için bir saniyeden daha kısa bir süre ister.  Bu en güçlü bilgisayarın yapabileceğinin çok üstündedir. Beynin çok kısa sürede bu hıza ulaşması, adım adım ilerleyen bilgisayarın aksine, milyonlarca nöronun aynı anda bir sorunla mücadele edebilmesinden kaynaklanmasıdır.

Bu devasa güçlere sahipken ve bu gücün hepsi bizim tasarrufumuzun altındayken o halde neden tek bir kötü alışkanlığımızı değiştiremiyoruz? Neden kendimizi sürekli mutlu hissedemiyoruz? Üstüne üstlük geçen fırsatlara da üzülüyoruz.        

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.