UA-89691712-1

“Kıyamet günü, Yaratıcı'ya anlamlı ve onurlubir hikâye anlatabilmeliyim''.

                                                                                                                                  Ayşe Şasa

“Akıllılar dünyasının bir kıyısında, sisli bir dağ başına çöreklenmiş, dünyayı kendimce anlamlandırmaya çalışan bir deliyim.” Böyle başlıyordu; “Delilik Ülkesinden Notlar” kitabına Ayşe Şasa. İnsanlıktan çıkan insana insanlığını hatırlatıyordu aslında. İnsanlığın milyonlarca yıllık serüvenin esasen bir delillik nöbetinden ibaret olabileceğini ortaya koyuyordu. Ve tam bu noktada akıllıların cehenneme çevirdiği dünyanın sahteliğinden kurtulabilmek için delilik ülkesinin sahiciliğine davet ediyordu bizi.

Ayşe  Şasa; senarist yönetmen,  masasında, Kemal Tahir’i, Şeyh-i Ekber Muhyiddin İbn Arabi’yi, İsmet Özel’i hep arayan, aslında aradığı kendi olan kadın. Kendi arama yolculuğunda travmalarından, psikozlarından, nevrozlarından kurtulmak için dünyayı kendince an be an anlamlandırmaya çalışan bir idrak. Ve bu idraki çalışmalarını somut biçimde kayda geçirip bize sunan bir yazar. Einstein'in dünyaya dilini çıkaran fotoğrafını, “bilimin cinnetle olan içsel akrabalığı” olarak okuyarak başka bir dünya düşüne davet eden bir masalcı. Sadece kendinin değil bütün insanlığın derdini dert edinen evrensel bir bilinçaltı. 

“Neyi arzularsanız onu bulacaksınız. Çirkini arayanlar çirkinliği, güzeli arayanlar güzelliği. Orada, uzayda hepiniz vicdanınızdaki muhasebenin karşılığını, iz yansımasını bulacaksınız.” İnsanı güzelliğe çağıracaktı. Ayşe Şasa. Çünkü yaşamın başlı başına bir güzellik olduğunun farkını fark edenlerdendi. “Bize hiçbir şey öğretmediler. Yaşamın ilahi bir mucize olduğunu, yaşamın her anında ilahi menşeli ayrı bir mucizenin vuku bulduğunu, şu ağzımızdan çıkan konuşmanın, şu kulağa gelen sesin, şu bakan gözün, şu idrak eden aklın, bütün bunların trilyonlarca mucizevi zuhurattan sadece birkaçı olduğunu bize anlatmadılar. Hayatın ilahi, harikulade bir armağan olduğunu, yüce bir gaye içerdiğini, yaşamanın, insan olmanın sonsuz bir baht olduğunu... Bize hiçbir şey öğretmediler.”

Eli şakağında düşünen, düşündükçe güzelleşen, düşündükçe düşlere dalan bir güzel bilgedir Ayşa Şasa. Sınırlı ve süreli yaşamın sonu olan ölümü deruni bir hayatın başı olarak görerek ölümü öldüren bir hayat. Sırların sırının peşinde narı nura çevirebilmek için; kalp gözüne ve kalp kulağına çağıran, zihni tekâmülün yolunu kalbe yatırım yapmakta bulan bir gönül insanı. Makro kozmosta mikro kozmos olan küçük insanın, büyük insana, kâmil insana ulaşmasının yolunun kendine, kendindeki âleme, kendiyle dolmaya çağıran bir ehli tasavvuftur Ayşe Şasa.  İnançları adına, insanlığın tüm acılarını yüklenerek, beynini dişleye dişleye “yane yane” bir yürüyüşle yaşadığı cinneti cennete çevirmeye çalışan bir gayrettir Ayşe Şasa.

“Ben hapishanede çok çileli insan gördüm ama bu Ayşe kadar çilelisini görmedim." Böyle tanımlıyordu Kemal Tahir, Ayşe Şasa’yı. Bir çile kadınıdır ancak çilesinden de “Deliliğinden” de mutmaindir. Zira o deliliği; çağa karşı, çağın ağlarına karşı, çağın ağrılarına karşı bir zırh olarak görüyordu. Boğulduğu dünyadan, gürültülerden, patırtılardan kurtulabilmenin çaresi olarak; Allah’a yakın olmayı, Allah’a varmayı gösteriyordu.  “Bana doğduğumdan bu yana hiç kimse doğrudan Allah'ı telkin etmedi. Allah'tan başka her şey bana öğretildi. Ve bu yüzden deliliğim, sonunda, bana bir ebedi hayat bilinci olarak geldi... Nihayet Yaratıcı'mın varlığını keşfettim. Orada, en uçta, bilen, gören, yargılayan biri var. Ona güvenerek yaşamayı deneyebilirim. Ama insana has değer yargılarının ne kadar görece, ne kadar değişken olduğu konusundaki bilincimi, tıpkı Allah inancı gibi kendime saklamak zorundayım. Akıllılar dünyası, kendi değerlerini mutlak sayan küçük ilahlar ve ilahelerle dolup taşıyor. Kibir içinde, kendilerinden emin dolaşıyor, konuşuyor, eylem yapıyorlar. Kendilerinden, görüşlerinden, görüşlerinin doğruluğundan en ufak bir şüpheleri yok."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.