Popüler kültür değil, bilgiçlik çoğu zaman kavramları değersizleşmesine neden olmaktadır. Bilmek yapay bir özgüven vermekle beraber yapay bir kişiliğin oluşmasına yol açmaktadır. Yapay kişilikler her şeyi kendine dönük bir doğruluk ekseni çizer. Menfaatine göre durumlar haklılık zemine çekilir, karşı taraf suçlu/kötü olur. Ayna sadece saç tarama işlevi gördüğün kıllar arasında kaybolan kişilik ve ruh ezik bir halle dönüştüğünden varlığını gösteremez. Egonun esiri olan kişilik kişiye karşı gerçeği haykıramaz. Aksine ezik kişilik karşıyı ez, hor gör, aşağıla, kötüle, mahvet, rezil et, intikam al; en büyük sensin o kim ki, sen doğruların efendisisin, en seçilmişsin gibi vesveselerle kendine itibar kazandırır ve adaletsizliğini, ahlaksızlığını meşrulaştırır, bunun içinde her tarafta baykuşluk yapar. Ne kadar çok öterse o kadar haklı olduğunu herkese inandırmaya çalışır. Çok ötenin kabul gördüğü, kabul görenlerin ise gerçeği öğrenme, araştırma gereği duymadan ötene kulak vermesi nedeniyle ötende kendi yalanına doğru diye inanmaya başlar.

Dostluk insan ilişkilerinde kaygan zemine çekilen bir kavrama dönüştü. İletişimde kardeş, arkadaş, dostluk ayrımı bariz bir şekilde varken insanlar söylemlerine inandırıcılık ve derinlik katmak için ilişkilerini dost olarak daha çok tanımlama ihtiyacı duyarlar. Örneğin yirmi yıl önce birileri ile iletişim olmuştur; mekân, iş, okul ve zaman zorunluğundan dolayı iletişim kurulmuştur. Paylaşımlar sınırlı kalmıştır. Birkaç defadan öte görüşmede olmamıştır. Yine arada karşılaşmalar olmuştur. Sonra aradan uzun yıllar geçer, kimsenin kimseden haberi olmaz. Menfaatler gereği yine iletişim doğmuştur. Taraflardan biri bunu sağa sola dostum diye tanıtır. Yine bir iki selamlaşma olmuştur, buna da dostluk tanımı yapılır. Neden dostluk yakıştırması yapılır? Dediğimiz gibi ilişkiyi dışarıya karşı pekiştirilmiş sunmak ve kabul görmüşlüğü ifade etmek içindir. Sonra olur ki menfaatler karşılanmaz dost bildiğim/bildiklerim bana böyle yaptı, şöyle yaptı diye ortalık ayağa kaldırılır. Dostluğu ve işin iç yüzünü bilmeyenlerde dostluk kavramı üzerinden lanetler okumaya başlar. Böylece dostluk gibi yakınlık, samimiyet içeren bir kavram kirlenmiş olur. Hâlbuki mesafeli ilişkilerin tanımı arkadaşlıktır. Arkadaşlık kullanımı mesafeyi, ikincili ve menfaati barındırdığı herkesçe bilindiğinden kullanılmamaya özen gösterilmesinin nedeni budur. Arkadaş denildiğinde istenen tepki ve taraftarlık toplanamaz. Herkes bilir ki arkadaşlık iletişiminde geçicilik vardır ve menfaatler uyuşmayınca sorunlar olabilir. Dolaysıyla bilgiç tipler kendi haksızlıklarını kamufle etmek için dostluk kavramın gölgesine sığınırlar.

Yanlış ve menfaat ekseninde yapılan tanım, tanımsızlık ve belirsizlikten daha tehlikeli ve insan ilişkilerini lekeleyen bir boyuttur. Samimiyetten uzak iletişim yaklaşımları güveni ve paylaşımı bitirmeye yöneliktir. Basit görünen iki kişi arasındaki sürtüşme ve anlaşmazlık insanların geneline korku salmaktadır. Zaten insanlar bahaneler aramaktadır, kişisel nedenler insanlara hayati gerekçelere dönüşmektedir. Hiç kimse kendi ekseninde olup biteni insanlığın sorunuymuş gibi yansıtma hakkına sahip değildir. Yine hiç kimse iki kişi arasındaki sorundan kendine pay çıkarma işgüzarlığına kaçmamalıdır. Medyanın çirkef programları bunu zaten yapıyor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.